Kana bulanan sarık

Taha Kılınç
Taha KılınçYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 27/06/2026, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Kana bulanan sarık

Perşembe günü sosyal medyada aniden karşıma çıkan bir videoda gördüklerime inanamadım: Bir mahkeme salonunda kafes içinde, saçı-sakalı ağarmış bir adam… Üzerinde çizgili hapishane kıyafetleri… Mahkeme başkanının sorduğu sorulara usulca ve edeple cevap veriyor… Kendisine yöneltilen suçlamaları ise sessizce dinliyor, yüzünde herhangi bir his, ifade veya tepki yok…

Bu sahnenin yaşandığı yer, Suriye’nin başkenti Şam’dı, yargılanan kişi de Beşşâr Esed döneminin kudretli ve mütekebbir müftüsü Şeyh Ahmed Bedruddîn Hassûn. Geçtiğimiz yılın 25 Mart günü, ailesiyle birlikte Ürdün’e gitmek üzereyken Şam Havaalanı’nda gözaltına alınan Hassûn, o zamandan beri tutukluydu. Hassûn’un kim olduğunu, Baas rejiminin halka uyguladığı baskılarda nasıl kritik bir rol oynadığını ve makamını ne kadar ucuza sattığını çok yakından bildiğim için, ülkeden kaçamadığı haberini okuduğumda ağzımdan şu cümle dökülmüştü: “Bu adamı keşke yargılayıp assalar!”

Öte yandan, Suriye’nin yeni yönetiminin “dünyaya nâhoş bir görüntü vermemek adına” Hassûn’u affedeceğinden, hatta yargılamak yerine gözlerden uzaklara iteleyip kamuoyuna unutturacağından korkuyordum doğrusu. Hassûn da böyle düşünmüş olmalıydı ki, Baas rejiminin düşüşünden sonra Suriye’den hemen kaçmamış, nihayet ayrılmaya karar verdiğinde Şam Havaalanı’nın VIP salonunu kullanmaya bile kalkışmıştı. Neyse ki korktuğum olmadı. Hassûn, -hak ettiği şekilde- kafes içinde ve halka açık biçimde yargılanmaya başladı. Girişte “gördüklerime inanamadım” deyişim bu yüzden.

Ahmed Bedruddîn Hassûn uzun kariyeri boyunca kafasında kocaman bir sarık ve üzerinde yerlerde sürünen cübbelerle arz-ı endâm ettiğinden, bazı okurlarım “Bu adamı keşke assalar!” deyişimi garipseyebilir. Malum, dinî kisvenin muhataplar üzerinde meydana getirdiği bir tesir var. Dolayısıyla, sarf ettiğim sözü açma adına, Hassûn’un nasıl adi bir savaş suçlusu ve insanlık düşmanı olduğunu anlatayım:

Daha evvel birkaç kez değindiğim için, hayat hikâyesini detaylı yazmayacağım. Sadece, Halepli, Muhammed Edîb Hassûn isimli saygıdeğer bir Nakşibendî şeyhinin oğluyken, gençlik yıllarından itibaren Suriye iç istihbarat servisi Muhâberât’a çalışmaya başladığını, sayısız okul ve medrese arkadaşının hapse düşmesine sebep olduğunu, bu sayede de Baas’a sadakatini ispatladığını hatırlayalım. Babasından tevârüs ettiği şeyhlik makamının üzerine 2005’te müftülüğü de ekledikten sonra, Hassûn artık tamamen Baas’ın gönüllü emir kuludur. Suriye halkı kendisini çok yakından tanımazken, 2011’den itibaren medya ve sosyal medyayı sürekli kullanan, Suriye ordusunun masum sivillerin üzerine bomba yağdırdığı korkunç saldırıları ayet ve hadislerle delillendirip alkışlayan, hapishanelerdeki on binlerce tutuklunun kitlesel halde öldürülmesi için fetva veren… Tüm bunları yaparken de gözünü bile kırpmayan ateşli bir demagog olarak öne çıkar. Halep’teki etnik temizliğin mimarı, “Halep kasabı” unvanlı İranlı komutan Kâsım Süleymânî’ye derin ve içten bir hayranlık besler. Hassûn’u kâh Baas’ın cani şebbîhalarını göklere çıkarırken duyarız, kâh İdlib’e sığınan kadın ve çocuklara “Türk ordusu sizi kurtaramayacak!” diye tehditler yağdırırken…

Ahmed Bedruddîn Hassûn’u Baas diktatörlüğünün diğer fanatik destekçilerinden ayıran şey, temsil ettiği -düşünülen- değerlere verdiği zarardır, hiç şüphesiz: Ehl-i Sünnet’e mensup iken, sapkın bir azınlık rejiminin kulu olabilmeyi içine sindirmiştir. Ayet ve hadisleri, dünyanın en vahşi rejimlerinden birinin günahlarına perde yapmıştır. Camilerin kürsü ve minberlerini, Müslüman kasaplarının övüldüğü sahnelere dönüştürmüştür. Peygamber emaneti mihraplara zalim meddahı kuklaları doldurmuştur. Taşıdığı sarığı-cübbeyi masumların kanına bulamıştır. İrfan geleneğimizin en bereketli ocaklarından Nakşibendîliği Suriye halkının zihninde zalimlere payandalıkla eşitlemiştir…

Liste böyle uzar gider. Bu suçların her biri ayrı ayrı birer vebale işaret eder. Bilenlerin işlediği hatalar, cahillerinkiyle bir olmaz. Hele de ısrarla işlenen hatalar, artık hata sayılmaz.

Mahkeme, daha fazla şahidin dinlenmesi için Hassûn’un davasını temmuz ayına erteledi. Süreci ense köküne yapışmış halde izlemeye devam edeceğiz. Elini kanlarına buladığı masum kadınların, çocukların, yaşlıların hatırına…

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026