Yeni Şafak Kitap Eki Haberleri

Kutlu’nun 50 yıllık hikayesi

Mustafa Kutlu 50 yıl önce Hareket dergisinde bir desen çalışmasıyla birkaç ay sonra da ilk hikayesiyle okurunu selamladı. Yeni Şafak Kitap olarak Mustafa Kutlu’nun hikayeciliği üzerine bir soruşturma gerçekleştirdik.

Gazâlî’nin sosyal adaleti

Elimizdeki eserde Sabri Orman, Gazâlî’nin genel olarak adalet ve özel olarak sosyal adalet konularına ilişkin düşüncelerini sergileyip tahlil ediyor ve değerlendiriyor. Orman, çalışmanın teorik zemini için sosyal adalet ve ilgili bazı kavramları teşrih ederek Gazâlî’nin eserlerinde adalet ve sosyal adalete ilişkin ipuçlarının izini sürüyor.

İslam sanatını okuma rehberi

İslam sanatı üzerinde dünyada neler yazılıp çizildi? Müslüman sanatçıların ortaya koyduğu hat,tezhip ve ebru üzerine nasıl çalışmalar yapıldı? İşte bu sorular izinde İslam sanatını anlatan Türkçe yayınlanmış eserlerden bir derleme yaptık.

Devlet ve edebiyatın gücü

Devlet ve kültür politikaları açısından en ilginç örneklerden biri ülkemizdir. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar ki kültür politikalarına baktığımızda devletin belirleyici etkisini net bir şekilde görmemiz mümkündür. Cumhuriyetin ilk yılları parti ve devletin bütünleştiği tek parti, tek devlet, tek lider şiarının hâkim olduğu bir dönemdir.

Devlet ve edebiyatın gücü

Devlet ve kültür politikaları açısından en ilginç örneklerden biri ülkemizdir. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar ki kültür politikalarına baktığımızda devletin belirleyici etkisini net bir şekilde görmemiz mümkündür. Cumhuriyetin ilk yılları parti ve devletin bütünleştiği tek parti, tek devlet, tek lider şiarının hâkim olduğu bir dönemdir.

Selim İleri’deniki şenlik metni

Selim İleri iki metinle birden okurunun karşısında. Kumkuma isminde bir anlatı, Beklenen Sevgili – Elinde Viyoletler isminde bir roman. Kapak görselleri, kitabın içine dair fikir verecek kuvvette. Birinde, çerçeve içinde Abdülhak Hamid Tarhan ile yanında Lüsyen resmedilmiş. Ötekinde ise hafif dökülmüş viyoletler, bir çift elde.

Her gönüldebaşka mânâ

Şeyh-i Ekber Muhyiddîn İbnü’l-Arabî’nin Kur’an tefsirlerini bir araya getiren Rahmetun mine’r-Rahmân, işârî tefsir yorumuyla okurun karşısına çıktı. İbnü’l-Arabî üzerine çalışmaları bulunan Mahmûd el-Ğurâb tarafından yayına hazırlanan çalışma, Alim’in eserleri hakkında toparlayıcı bilgiler barındırıyor.

Şair Âkif için ne dediler?

Mehmet Akif’in vefatından sonra, dönemin edebiyatçıları arasında gerçekleştirilen bir anket çalışması kitaplaştırıldı. “Şair Âkif İçin Memleketin Fikir ve Edebiyat Adamları Ne Diyor?” ismi ile yayımlanan eserdeki anketler, Âkif’i anlamak ve daha iyi anlatmaktan öte herkesin Âkif hakkındaki sevgi ve nefretini ortaya koyması amaçlanmış gibi görünüyor.

Mahir İz, Uğur Derman ve Mehmet Akif

Mahir İz isminin zihnimde bir “iz” bırakması Kubbealtı Akademi Mecmuası’nında çıkan bir sayısı sayesinde oldu. Uğur Derman, o sayıda, bir sunuş yazısıyla beraber, Mehmet Akif’in Mahir İz’e yazdığı mektupları yayımlamaya başlamıştı. O mektuplar, bir taraftan Âkif, diğer taraftan Mahir İz’e ait hususî bir alemin içine dahil ederek okuyucularını bu iki isme bağlıyordu.

Sevincini Bulmak yeni bir eşik olabilir

Yakup ÖztürkSevincini Bulmak, bugüne kadar Mustafa Kutlu’ya dair üretilen onlarca makale, tez ve kitabın iddialarını yeniden gözden geçirmesini gerektirecek bir içeriğe sahip. Üslup, Kutlu metinleri arasındaki göndermeler, gelecek kitaba dair ipuçları, bir Türkoloji kürsünün içyapısı ve insanlarının hikâyesi. Sevincini Bulmak aynı zamanda yeni bir eşiğin hikâyesi.

II. Dünya Savaşı’nın aşikar olan büyük sırrı

Savaş kahramanı ABD’li General Patton’ın ölümü belki de bütün dünyanın gidişatını değiştirdi. Sonunda ABD’nin şaşırtıcı desteğiyle bu savaşın kazananı Sovyetler Birliği oldu. Hedef: Patton adım adım bir suikast komplosu eşliğinde savaş dönemi Avrupa’sının gizli dünyasının kapısını aralıyor.

Hem öğretmen, hem edip, hem de şair

Orhan Şaik Gökyay’a, Dede Korkut Kitabı’nı sadeleştirerek okuyucu ile buluşturması dolayısıyla “Dede Korkut’un Torunu” unvanı verilmişti. Gökyay ayrıca Türk millî mefkûresinin en önemli sembolü olan “Kızıl Elma” ile ilgili dört makale yayımladı. Hocanın bu makaleleri bugünlerde Yeditepe Yayınevi tarafından kitaplaştırıldı.

Endülüslü bir sufinintuhaf hikâyesi

Endülüs’ün seçkin evlatlarından özgün bir karakteri etraflıca takdim eden bir eser yayımlandı: Hikâyem Ne Tuhaftır. Ahmet Murat Özel’in bu çalışmasında çok ilginç bir sufiyle karşı karşıyayız, kendileri hiç tanımadığımız bir şahsiyet. Şaşırtıcı olan ise müsteşriklerin onlarca yıl önce sufimiz hakkında araştırmalar, incelemeler yapmış olması.

Kılavuzunuz kedi, keyfiniz yerinde olsun

Kedi Kafası bir rehber olarak yazılmış sanki. Hayatta kedi gibi yaşamak lazım, diyor. Onlar gibi ne istediğini bilen, onlar gibi öz saygısı yüksek, onlar gibi şükran göstermeyi başaran, saygı uyandıran bir insan olmanın ipuçlarını veriyor. Hele bir de kediniz varsa o zaman bu rehber kitabı okumalara doyamayacaksınız. Bazen kedinizin fark etmediğiniz hareketlerine de anlam vereceksiniz.

Suat Hanım aslında hiç doğmadı

Bihaber, Fatih Baha Aydın’ın ilk romanı. Kitap, doğrudan meşhur bir akademisyen olan Kazım Kanmaz’ın hatıratı olarak başlıyor ve sona eriyor. Kurgunun arkasındaki sebepleri yaşayan, onu inşa eden ve yıkılışına tanıklık eden bizzat kendisi. Hatıratına başlarken bir şey itiraf ediyor Kanmaz: “Ressam Suat Hanım aslında hiç doğmadı.”

Sanatçı kadınlar rövanş alıyor gibi

Hilâl Kazan 16. Asırdan itibaren bütün bu ince işleri genellikle erkeklerin yaptığını ama günümüzde bunun tamamen tersine döndüğünü söylüyor. Kazan, hâlihazırda hat başta olmak üzere tezhip ve minyatür yapan çok fazla kadın sanatkâr yetiştiğini belirtiyor.

Gündelik hayata mizahı ekledim

Kısa süre önce Alametifarika isimli bir kitap çıkaran Özlem Metin, oldukça keyifli ve eğlenceli hikayeler anlatıyor okuruna. Metin, “Gündelik hayatımızda bizi gülümseten, eğlendiren durumlarla çok sık karşılaşmayız. Bunlara yazar olarak bizim katabileceğimiz değer böyle anlardaki ironiyi, gülünç çelişkileri yakalayabilmek ve göstermek olmalı” diyor.

Sanat hayatın içinde

Kur’an ve hadislerde hakikatin temelinde Yaratan’ın yarattıklarına övgü olduğunu dile getiren Turan Koç, günlük hayatın içinde bu güzelliğin altının çizildiğini belirtiyor ve ekliyor : “Yaratanın aşkıyla eserler ortaya koyuluyor. Güzelliğe övgü eserlere dönüşürken sanatkarların kaynağı Kur’an ve Hadis oluyor. Allah aşkıyla yüreklerinden dökülenler sanat eserine dönüşüyor.”

İçinizdeki çocuk kırgınsa yazamazsınız

Türk çocuk edebiyatının önemli yazarlarından Mavisel Yener, yazma serüveninin çocukluk yıllarında başladığı söyledi. Yener, “İçinizdeki çocuk kırgınsa bir şeylere, yazdıklarınız hep hüzne akar. O nedenledir ki, herkes çocuk kitabı yazamaz” diyor.

Gül yanaklı çok meraklı çocuk

Atölye Balık’tan çıkan Meraklı Tomurcuk, bir çocuğun Allah’ı ve Hz. Muhammed’i tanıma yolculuğunu aktarıyor okuruna. Tomurcuk’un soruları hem basit, hem de derinlikli. Multibem ise peygamber hikayelerine bir yenisini ekliyor: Hz. Davut. Bu hikaye özellikle erkek çocuklarının ‘kahraman’ merakıyla örtüşüyor.

Yepyeni bir dünya için

“Nuri Pakdil’in horozu o “yepyeni dünya”yı kurmak için direnmeye çağırır insanlığı. Çünkü yaşadığımız dünya sürekli felaket salgılayan bir yapıya dönüştü. Gelir dağılımındaki eşitsizlikten, hak ve özgürlüklere, tabiatın dengesini bozan teknolojik gelişmelerden birer terör eylemine dönüşen savaşlara ve inançsızlığa...”

Delilikten dahiliğe gri bir ‘Poe’rtre

Ketebe Yayınları’ndan Ekim ayında çıkan Kuyu ve Sarkaç, dünya kurgu edebiyat yazarlarının şampiyonlar liginde yer alan Edgar Allan Poe’nun, seçme öykülerinden bir araya gelen serinin ilk kitabı. Okumakla ve hakkında yazılar yazmakla tükenmeyecek bir derya niteliğindeki öyküler okuyucuyu delilikle dahilik arasında bir yolculuğa çıkarıyor.

Yükselirken düşmek, düşerken yükselmek üzerine bir roman

Zylo’nun Yükselişi ve Düşüşü’nde Dritëro Agolli aslında hepimizin aşina olduğu bir konuyu; bürokrasinin saçmalıklarını, sosyalizmin katı kurallarını satirik bir üslupla ele almış. Romanın konusu ve dili, özgünlüğünü hiçbir zaman kaybetmeyecek nitelikte ve evrensellikte.

Neden canım Shakespeare?

Zor hayatına bir de kekemelik eklenen Hikmet’in tek isteği, gönül verdiği tiyatro sahnesine çıkabilmektir. Doğukan İşler imzalı “Kekeme Hamlet”, mucize beklemek yerine mücadele eden bir çocuğun hikâyesini anlatıyor.

Çocuk kitaplığı

Evden uzakta hikayeler

Mülteci olmak tercih edilerek yapılan bir şey midir? Sınırlar neden var? Savaşanlar insanlar ve sonuçlarına katlananlar da insanlar ve bu durumdan herkes muzdarip iken neden savaş var? Bu ayki kitap seçkimizi savaşın mecburi sonuçlarından biri olan “mülteci” sorununa eğilen eserlerden derledik.

Mia’nın şeker savaşı

Birsen Ekim Özen’in yeni kitabı Mia ve Bazı Şekerli Şeyler, bir grup çocuğun şekerle olan savaşını anlatıyor. Mia ve arkadaşlarının bu savaşı kaybetme ihtimali tabi ki yok!

Filistin’denÜrdün’e bir çocuk edebiyatçısı

Arapçanın önde gelen çocuk ve ilkgençlik kitapları yazarı Tagrid en-Neccar’ın üç eseri, ödüllü çevirmen A. Sait Aykut tarafından Türkçeye kazandırıldı. Kedi Dostu Cevahir Hanım, Pabucum Dama Atıldı ve Koca Karpuz YKY etiketiyle raflarda yerini aldı. Neccar, yalın ve akıcı üslubu ile çocuklar ve çocuk edebiyatına ilgi duyanlar için iyi bir alternatif sunuyor.

Aslı da Aslı’sı da gülmeyen Ruhi

Hani bazı arkadaşlarınız vardır, sanki bütün ilginç olaylar onların başına gelir ve size öyle bir anlatırlar ki gülmekten ölürsünüz. Şimdi son sayfasını okuduğumda mideme oturan Sen Gül, Ben Onları Oyalarım da öyle bir kitap işte. Ah Aslı ah!

Shakespeare’dan Mevlana’ya uzayan macera

Yazdığı Tabiat Dörtlemesi’nde geleneklerden, bilimden ve Türk edebiyatının bilinen eski kaynaklarından yararlanan Buket Uzuner, dörtlemesinin son çıkan kitabı “Hava” ile okura yeni ufuklar açıyor.Tüm dünyada sahte haber ve hava kirliliği konularının hayatlarımızı birebir etkilediği 21. yüzyıl edebiyatına, insan, hayvan, çocuk, kadın, çevre hakları savunucusu kadın gazeteci Defne Kaman karakteriyle bir iz düşüren Buket Uzuner, iklim değişikliği ve çevre sorunlarını incelediği “Su”, “Toprak”,...

Ücradaki İnsanların romanı: Uzaktakiler

Uzaktakiler, genç yazar Ozan Kaçar’ın ilk romanı. Bu ilk romanı okuyunca aklıma hemen Bela Tarr’ın “Satantango” isimli filmi geldi. Roman da aynı bu film gibi siyah-beyaz. Bir film siyah beyaz ve kasvet dolu bir görsellikle pekâlâ çekilebilir. İş, en nihayetinde teknik bir teçhizata dayanmaktadır zira. Peki, ya roman? Roman siyah-beyaz yazıla bilir mi? İşte Uzaktakiler siyah-beyaz çekilen/yazılan bir Türkiye romanı. Kasveti yoğun; hüznü yapışkan; taşrası büyülü…

Hatıratlar bize ne söyler?

Bizde hatırat yazıcılığının ivme kazanmasında Osmanlı’nın tarih sahnesinden çekilme sürecinde yaşananların son derece etkili olduğunu teslim etmek gerekiyor. II. Abdülhamid’in tahta çıktığı 1876’dan Cumhuriyetin kuruluşuna kadar geçen yaklaşık elli yıllık bir dönemden bahsediyoruz.

+

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.