2001 krizi sonrası en kötü tablo: Sanayicinin kârı faize yetmedi

Burak Karaca
04:0018/06/2026, Perşembe
G: 18/06/2026, Perşembe
Yeni Şafak
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Fotoğraf: Arşiv
Fotoğraf: Arşiv

Sanayici faiz yükünü taşıyamıyor. İstanbul Sanayi Odası’nın “500 Büyük Sanayi Kuruluşu”yla ilgili araştırması sanayicinin 2025 yılındaki her 100 liralık kârının yaklaşık 85 lirasını faize kaptırdığını ortaya koydu. Zarar eden şirket sayısı 152 ile 2001 krizinden sonraki en yüksek seviyede kaldı.

İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 araştırması, yüksek finansman maliyetlerinin sanayi üzerindeki baskısının sürdüğünü ortaya koydu. Finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı 2025'te yüzde 84,9'a oldu. Bu oran, sanayicinin geçen yıl elde ettiği her 100 liralık faaliyet kârının 85 lirasını faizciye kaptırdığını gösteriyor. 2022’de 134 milyar lira, 2023’te 176 milyar, 2024’te ise 412 milyar lira faiz ödemesi yapan İSO 500’deki şirketler, geçen yıl 559 milyar lira faiz ödedi. Daha yüksek faizin hüküm sürdüğü 2024’te bu oran yüzde 96,6 ile tarihi zirvelerden birine çıkmıştı.


KÂRLILIKTA SINIRLI TOPARLANMA

İSO 500 şirketlerinin üretimden satışları 2025 yılında yüzde 28 artışla 11 trilyon 118 milyar liraya yükseldi. Faaliyet kârı ise yüzde 57,1 artışla 641 milyar liradan 1 trilyon liraya çıktı. Faaliyet kârlılığı da yüzde 6,2'den yüzde 7,7'ye yükseldi. Ancak söz konusu oran, son 10 yıl ortalaması olan yüzde 10,4'ün altında kaldı. Vergi öncesi dönem kârının net satışlara oranı da yüzde 3,4 seviyesinde gerçekleşerek uzun dönem ortalaması olan yüzde 6,8'in oldukça gerisinde kaldı. Nominal bazda güçlü bir toparlanma yaşansa da kârlılık göstergelerinin tarihi ortalamaların altında seyretmesi, sanayide düşük baz etkisinin belirleyici olduğunu ortaya koydu. Zayıf talep, yüksek maliyetler ve sıkı para politikası kârlılık üzerindeki baskıyı sürdürdü.


152 ŞİRKET ZARAR YAZDI

Kârlılıkta görülen toparlanmaya rağmen zarar eden kuruluş sayısında iyileşme yaşanmadı. Vergi öncesi dönem kârı esas alındığında zarar eden şirket sayısı 2025 yılında da 152 olarak gerçekleşti. Böylece zarar eden firma sayısı, 2001 krizinin ardından görülen en yüksek seviyesini ikinci yıl üst üste korudu. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr bazında zarar eden kuruluş sayısı ise 19'dan 18'e geriledi. 2022 yılında 58 olan zarar eden şirket sayısının 2023'te 96'ya, son iki yılda ise 152'ye yükselmesi, finansman baskısının şirket bilançolarına giderek daha fazla yansıdığını gösterdi. İSO 500’ün geçtiğimiz yıl sanayi sektörü katma değeri içerisindeki payı yüzde 21,7’den yüzde 23,3’e yükseldi. İSO 500’ün üretici fiyatlarıyla yarattığı bürüt katma değerin GSYH içerisindeki payı geçen yıl yüzde 6’dan yüzde 5,8’e geriledi. Bu oran 2022’de yüzde 7,1 ve 2023’te ise yüzde 6,5 seviyesindeydi.


İSTİHDAM GERİLEDİ

Küresel talepteki zayıflığa rağmen İSO 500 şirketlerinin ihracatı 2025 yılında yüzde 8,4 artışla 104,7 milyar dolara yükseldi. Böylece İSO 500'ün Türkiye sanayi ihracatındaki payı 1,4 puan artarak yüzde 39,7'ye çıktı. Yaklaşık her 10 dolarlık sanayi ihracatının 4 doları İSO 500 şirketleri tarafından gerçekleştirildi. Buna karşılık istihdam tarafında daralma yaşandı. İSO 500'de çalışan sayısı yüzde 2,5 düşüşle 804 bin kişiye geriledi. Buna rağmen tam istihkak olarak ödenen brüt maaş ve ücretler yüzde 39,3 artışla 1,1 trilyon liraya yükseldi. Çalışan başına ödenen maaş ve ücretlerdeki artış ise yüzde 42,9'a ulaştı.


BORÇLAR ÖZ KAYNAKTAN HIZLI BÜYÜDÜ

Yüksek faiz ortamının bilanço üzerindeki etkileri de dikkat çekti. İSO 500 şirketlerinde 2025 yılında öz kaynaklar yüzde 15,8 artarken, toplam borçlar yüzde 30,8 büyüdü. Böylece borçlardaki artış, öz kaynak büyümesinin yaklaşık iki katına ulaştı. Aktif toplamındaki artış yüzde 23 seviyesinde gerçekleşirken, dönen varlıklarda yüzde 31,5, duran varlıklarda ise yüzde 16,2 artış kaydedildi. Buna karşın pasif tarafta borçların daha hızlı büyümesi, şirketlerin finansman ihtiyacının giderek arttığını ortaya koydu. Artan borçluluk ve yüksek faiz yükü, sanayi kuruluşlarının bilançoları üzerinde baskı oluşturmayı sürdürdü. Bu tablo, üretimden satışlar ve ihracatta büyüme sürse de yüksek finansman maliyetlerinin sanayi şirketlerinin kârlılığı ve bilanço yapısı üzerindeki etkisinin devam ettiğini gösterdi.


2001 krizi sonrası en kötü tablo

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in Haziran 2023'te göreve başlamasının ardından uygulanan sıkı para politikası ve yüksek faiz ortamı, sanayi şirketlerinin finansman yükünü belirgin biçimde artırdı. Finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı 2023'te yüzde 56,9 seviyesindeyken 2024'te yüzde 96,6'ya yükseldi, 2025'te ise yüzde 84,9'a gerilese de sanayicinin kazancını aşındırmaya devam etti. Türkiye’nin en büyük 500 sanayii kuruluşunun geçen yıl faize ödediği rakam 855 milyar TL oldu. İSO 500’de 2024 yılında yüzde 45,1 artan toplam borçlar, 2025 yılında yüzde 30,8 oranında büyüdü. Mali borçlardaki artış, 2024’te yüzde 38,6 iken 2025’te yüzde 41,6’ya çıktı. Israr edilen yüksek faiz ve sıkı para politikası sonucu sanayinin GSYH içerisindeki payı yüzde 5,8’e kadar geriledi. Sanayicinin büyüme umutları zayıfladı.

Erdal Bahçıvan

Sanayici yurt dışında para arıyor

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, 2025’te sanayide belirgin sektörel ayrışmalar yaşandığını, emek yoğun sektörler zorlanırken savunma sanayi başta olmak üzere teknoloji yoğun alanlarda güçlü üretim artışları görüldüğünü söyledi. Yüksek finansman maliyetlerinin üretimden yatırıma ve rekabet gücüne kadar tüm alanları olumsuz etkilediğini belirten Bahçıvan, 2026’da da faiz ve enflasyon nedeniyle bu tablonun süreceğini ifade etti. Buna karşın İSO 500 şirketlerinin ihracatı yüzde 8,4 artışla 104,7 milyar dolara yükselirken, Ar-Ge harcamaları ve yüksek teknoloji payındaki artış sanayinin dönüşüm kapasitesine işaret etti. Bahçıvan, geleceğin rekabetinde nitelikli insan kaynağının belirleyici olacağını vurguladı. Bahçıvan ayrıca, Şirketlerin yurt dışına yönelik borçlanmasında ciddi bir ivmelenme yaşandığını dile getirdi.


Ar-Ge’ye 80 milyar lira harcadılar

Araştırmada dikkat çeken bir diğer başlık ise Ar-Ge harcamalarındaki yükseliş oldu. İSO 500 şirketlerinin Ar-Ge harcamaları 2025 yılında yüzde 31,4 artarak 79,7 milyar liraya ulaştı. Ar-Ge harcamalarının üretimden satışlara oranı da yüzde 0,72 ile bugüne kadar ölçülen en yüksek seviyeye çıktı.


Halka açık şirket sayısı 91’e yükseldi

İSO 500 araştırması, alternatif finansman kaynaklarına yönelimin hızlandığını ortaya koydu. Finansmana erişimin zorlaştığı ortamda halka açık şirket sayısı artmaya devam etti. 2017-2021 döneminde 65-69 bandında seyreden halka açık kuruluş sayısı, 2022'de 73'e, 2023'te 85'e, 2024'te 88'e yükselirken, 2025'te 91'le İSO 500 tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, bu gelişmeyi sanayi kuruluşlarının sermaye piyasalarına ilgisinin artması ve finansman yapılarının çeşitlenmesi açısından olumlu değerlendirdi.


En yüksek kâr TPAO’da

Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşunu belirleyen araştırmada, ilk 10 sıradaki devler de açıklandı. İSO 500’ün ilk üç sırası, geçen yıla göre herhangi bir değişiklik göstermedi. İlk 10 kuruluşu içerisinde dikkat çekici değişimler yaşandı. İSO 500 tarihinde ilk kez iki savunma sanayii kuruluşu, TUSAŞ 140,9 milyar lira ile yedinci, Aselsan da 130,2 milyar lira ile dokuzuncu sıraya yerleşti. En fazla kâr elde eden şirket ise 40,2 milyar lira ile Türkiye Petrolleri A.O. olarak belirlendi Listede en fazla ihracat yapan kuruluş ise 11,4 milyar dolarla Ford Otomotiv oldu.


#Ekonomi
#sanayi
#faiz