
Binlerce staj ve çıraklık mağdurunun gözü kulağı Ankara’dan gelecek haberlerdeyken, Yargıtay’dan emsal niteliğinde kritik bir karar geldi. 16 yaşında çırak olarak işe başlayan bir vatandaşın, "çıraklık döneminde eğitim almadığını, doğrudan üretime katıldığını" belirterek açtığı hizmet tespiti davası en yüksek yargı merciine taşındı. Yargıtay, yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığını belirterek kararı bozdu ve bu dönem

Mevcut Sistem Neden İzin Vermiyor?
Türkiye'deki mevcut mevzuata göre staj ve çıraklık dönemleri emeklilik hesaplamalarına (prim gün sayısı ve sigorta başlangıcı) dahil edilmiyor. Bunun temel nedeni, bu dönemlerde çalışanlar adına "uzun vadeli sigorta kolları" (malullük, yaşlılık ve ölüm) priminin yatırılmaması.

Stajyer ve çıraklar için sadece iş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortası primleri ödeniyor. Dolayısıyla, ilk uzun vadeli primin yatırıldığı tarih sigorta başlangıcı kabul ediliyor ve staj süreleri için sonradan borçlanma yapılmasına kanun geçit vermiyor. Külliyen bir çözüm için mutlaka meclis çatısı altında yasal bir düzenleme yapılması gerekiyor.

İstisnalar Kimleri Kapsıyor?
Mevcut yasalarımızda bazı meslek grupları ve kadın çalışanlar için staj borçlanmasında istisnalar tanınmış durumda:
Kadın Çalışanlar: Staj başlangıcı ile uzun vadeli sigorta başlangıcı arasında doğum yapan kadınlar, doğum borçlanması yaparak emeklilik tarihlerini öne çekebiliyor.
Avukat ve Doktorlar: Sigortalı olmaksızın geçirilen doktora, tıpta uzmanlık süreleri ile avukatlık staj süreleri (staj döneminde başka bir sigortalı işte çalışılmamış olması şartıyla) borçlanılabiliyor.

Yargıtay Kararı Bir Devrim mi, Yoksa Ayrıntı mı?
Yargıtay’ın "fiilen üretime katılan çırakların durumunun ayrıntılı incelenmesi" yönündeki bozma kararı, sahada fiilen işçi gibi çalıştırılan çıraklar için teorik olarak bir kapı aralıyor. İş hukuku uzmanlarına göre; eğer bir kişi çıraklık adı altında tamamen üretim faaliyetine dahil edilmişse, bu durum artık çıraklık değil normal çalışma sayılmalı ve emekliliğe dahil edilmeli.

Ancak uzmanlar büyük bir uyarıda da bulunuyor: Bu durumun mahkemede ispatlanması oldukça zor. Basit tanık beyanları ya da standart çıraklık sözleşmeleri bu ispat için yeterli görülmüyor; çok daha somut ve detaylı deliller aranıyor. Bu nedenle karar her ne kadar heyecan yaratsa da, tüm staj ve çıraklık mağdurlarını kapsayacak genel bir çözüm olmaktan uzak görünüyor. Kesin ve kitlesel bir çözüm için gözler hala hükümetin ve Meclis'in atacağı adımlarda.






