Bilinç kaymaları ve bilinç kırılmaları

Bugün tanıklık etmekte olduğumuz siyasal gelişmeler, küresel sistemin çok büyük bir yapısal krizle karşı karşıya bulunduğunu gösteriyor. Bu kriz sebebiyle, İslam dünyası ülkeleri de koşullara göre tercihlerini ve önceliklerini değiştirebiliyor. Müslümanlar olarak bizler de keskin değişimlerle karşılaşıyoruz. İslam’ın milliyetçi amaçlara uyarlanması, bu keskin değişimlerle ilgili talihsiz bir örnektir.

ABD-Pakistan ihtilafıve Çin faktörü

Trump’ın 2018’in ilk twitter mesajında Pakistan’ı hedef almasının ardında yukarıda sayılan bölgesel nüfuz mücadeleleri ve güncel gelişmelerin payı büyüktür. İhtilafın gidişatından hareketle; Pakistan yönünden bakıldığında ABD yerine doğrudan Çin’e yönelmeyi tercih etmek tek taraflı bir değerlendirme olacaktır. Çin’i güvenlik ekseninde Pakistan’ın ABD ile ilişkisine doğrudan alternatif olarak görmek yerinde olmayacaktır.

Almanya’da yeni koalisyon ve Türkiye

Koalisyon sözleşmesi sonucunda Merkel’in partisi beş bakanlık, SPD altı bakanlık ve CSU üç bakanlık kazandı. Merkel dördüncü dönem şansölye kalabilmek için tarihten bu yana CDU için önemli olan iki bakanlık – Maliye ve İçişleri Bakanlığı'ndan vazgeçti. Kendi başbakanlığını garantilemek dışında Savunma, Ekonomi, Sağlık, Eğitim ve Tarım Bakanlığı’nı CDU’ya kazandırdı.

Hamaset avutur, düşünce uyarır

İslam dünyası toplumlarında gerçek bağımsızlık, gerçek özgürlük, gerçek tarih, gerçek siyaset, entegrasyon politikalarına, diline, yapılarına, mantığına, yaklaşımına katlanmanın bir kader olmadığını öğrenmek üzere, muhalif-eleştirel İslami bir dil-düşünce ve yöntem geliştirdiğimizde başlayabilir, başlatılabilir.

Afrin-Menbic'te yeni denklem

Rusya-Türkiye bulundukları coğrafyada bir varlık mücadelesi veriyorlar. Bu mücadelede iki ülke de çıkarları ve güvenliklerini garanti altına almaya çalışıyorlar. Bu derin işbirliği devam edecekse Afrin’den sonra Menbic üzerinden de devam eder.

Postkolonyalizme Zeytin Dalı engeli

Postkolonyalizmin ülkeleri içerden sökmeyi amaçlayan, toplumu kutuplaştırarak farklı kesimleri hasımlaştırma politikası da çok tehlikelidir. Farklı görüşlerin oluşması, farklı tarzların varlığı demokrasilerin gereğidir; ancak söz konusu olan güzel ülkemizin maddi ve manevi bütünlüğü ise “milli tavırlarda” bir araya gelmek zorundayız.

Dış politikada realist dönüşüm

Sürekli tektonik hareketlerin dış politika yapmayı zorlaştırdığı bir coğrafyada dış politikamızın en önemli sorunlarından birisi realist bir bakış açısının eksikliği ve bu bakışın gerektirdiği adımları atabilme kapasitesinin kullanılmamış olması idi. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları Türkiye’nin daha realist ve sert güç unsurlarını devreye soktuğu bir dış politika anlayışıyla hareket ettiğini göstermektedir.

Yeni bir duyarlılık bilinci oluşturmak

Müslümanlar olarak modern tarih ve modernite karşısında yeni bir seçenek üzerinde çalışmak zorundayız. Yeni seçenekler etrafında bağımsız çalışmalar yapılabilmesi için ontolojik ve epistemolojik emperyalizmin paradigmalarını değersizleştirmek zorundayız.

Taş atanın ikilemi!!!

‘İnsan kalkanının’ geçişini izleyen yolun kenarında dumura uğramış insanların yanında duran genç bir Keşmirli çocuk – elindeki taşı hala tutarken – korku dolu ürpertilerin omuriliğinden aşağıya doğru aktığını hissetti. Benim sonum da böyle mi olacak diye içine doğdu ve düşündü. “Bu insanlık dışı muameleye, işkenceye ve aşağılamaya dayanamıyorum” diye kendi kendisine mırıldandı.

Washington’un teröre içirdiği cesaret hapı

Eski Başkan Barack Obama döneminde başlayan Washington’un YPG sevdası Trump yönetimiyle devam etti. Gözden kaçırılmaması gereken nokta ise her ne kadar yönetim değişmiş olsa dahi, Beyaz Saray’ın DEAŞ’tan sorumlu özel danışmanı Brett McGurk görevinde olması ve herhangi bir strateji değişimine gitmeksizin aynı Obama dönemindeki adımlarını atıyor olmasıdır.

Gerçeğe suikast

Türkiye’nin Afrin’deki bölücü terör örgütü PKK/PYD’ye yönelik düzenlediği Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin ABD merkezli New York Times gazetesi skandal bir baş yazı yayınladı. Yazıda ABD medyasının, yönlendirme, perdeleme, manipülasyon ve çarpıtma konusunda ne kadar mahir olduğu her satır ve paragrafta görülebiliyor. Gazete yazıyı adeta terör örgütüne kalkan olarak kullanarak sahadaki gerçeklere kelimelerle suikast düzenliyor.

Afrin ve 1912 yılının hatırlattıkları

Afrin bana 1912 yılını hatırlattı ve gördüm ki sadece diğerleri suçlu değildir. Asıl suçlu olanlar, “ulusal güvenlikleri” için sınırlarından binlerce kilometre uzakta olan coğrafyalarda bile saldırmadıkları devlet bırakmayanlara kendilerini beğendirmek için kendi ülkeleri ve ülkelerinin politikalarını suçlamaya çalışan zihniyete sahip olanlardır.

Gerçeğe suikast

Türkiye’nin Afrin’deki bölücü terör örgütü PKK/PYD’ye yönelik düzenlediği Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin ABD merkezli New York Times gazetesi skandal bir baş yazı yayınladı. Yazıda ABD medyasının, yönlendirme, perdeleme, manipülasyon ve çarpıtma konusunda ne kadar mahir olduğu her satır ve paragrafta görülebiliyor. Gazete yazıyı adeta terör örgütüne kalkan olarak kullanarak sahadaki gerçeklere kelimelerle suikast düzenliyor.

Afrin ve 1912 yılının hatırlattıkları

Afrin bana 1912 yılını hatırlattı ve gördüm ki sadece diğerleri suçlu değildir. Asıl suçlu olanlar, “ulusal güvenlikleri” için sınırlarından binlerce kilometre uzakta olan coğrafyalarda bile saldırmadıkları devlet bırakmayanlara kendilerini beğendirmek için kendi ülkeleri ve ülkelerinin politikalarını suçlamaya çalışan zihniyete sahip olanlardır.

Varoluşsal bağlılıklar varoluşsal kaygılar

Fizan’a gitsem Afrika’yı kurtarsam

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2017 yılı sonunda gerçekleştirdiği Sudan, Çad ve Tunus ziyaretleri, ülkemizin 16. yüzyıla kadar uzanan bölgeye ilgisini, tarihi ve kültürel bağlarını yeniden hatırlattı. Erdoğan’ın ziyareti ile I. Dünya Savaşı ile bölgeyle kopan bağlar yeniden kuruldu.

Zeytin Dalı Harekatı ve uluslararası etkileri

ABD’nin ve Trump’ın vaadleri güvenilir olamaz. Hatırlarsak, en son gerçekleşmiş Trump – Erdoğan arasında telefon görüşmesinden sonra Trump’ın terör örgütlerine silah göndermemesi talimatı vermiş; fakat sonrasında kapsamlı bir silah yardımı yapılmıştı.Türkiye, ABD’den terör örgütlerine her türlü desteği sonlandırmaya varana kadar Suriye’de işbirliğinin olamayacağını ifade etmeye ve Washington’dan gerçek müttefik olmayı talep etmeye devam etmelidir.

ABD’nin kobayı PKK/ PYD

Zeytinin dalından köklerine...

Türkiye, Zeytin Dalı Harekatı ile ABD’nin bölgemizde ve küresel alanda 40 yıldır uyguladığı “istikrarsızlaştırma ve parçalama” projesine son darbeyi vurmuştur. Türkiye, uyguladığı kapsamlı haraket planı, yürüttüğü aktif kamu diplomasisi ile de dosta ve düşmana önemli dersler vermektedir.

Daha çok bilincin, daha çok kalbin bir araya gelmesi gerekiyor

İslami düşünce/kültür/ilahiyat/edebiyat çevreleri, yaşamadıkları, nasıl yaşanacağını bilmedikleri, tecrübe etmedikleri, nasıl tecrübe edebilecekleri konusunda çözümlemeler yapmadıkları İslam’ı tarif etmeye ve araştırmaya devam ediyor. Bugün aziz İslam’ın ve aziz Kur’an’ın niçin yalnızca “araştırma” konusu olarak sınırlandırıldığının hiç bir ikna edici açıklaması yoktur.

Terörle mücadelede taktik istihbarat

15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra FETÖ militanlarının uzaklaştırılması terörle mücadelede ihtiyaç duyulan istihbarat desteğinin artmasını ve başarılı sonuçların alınmasını beraberinde getirmiştir. Türkiye’nin teröristle mücadele noktasında ulaştığı tecrübe ve elde ettiği başarı oldukça değerlidir. Bundan sonraki süreçte, teröristle mücadelede elde ettiğimiz başarının uzun vadeli kazanımlara dönüştürülebilmesi gerekmektedir.

Bir yanılsamadır sürüp gidiyor

Bugün, İslam toplumları da dahil olmak üzere bütün toplumlarda, ilgilerimiz, dikkatimiz, hassasiyet ve bağlılıklarımız ya da karşıtlıklarımız hep maalesef medya zamanına-mantığına göre şekilleniyor. Medya zamanı, bir anda olup biten, bir anda tüketilen bir zamandır.

Türkiye’nin Kudüs’te diplomasi atağı

Strateji belgesinde müphem vaat

Trump ise bir yandan, Amerika’nın ötekisi saydığı cılız ama rahatsız edici aktörlere (İran-Kuzey Kore) fazla bir şey önermek istemiyor çünkü Obama’dan biraz farklı olarak uzaktan idare edebileceği mekanizmaları devlet dışı aktörlerden devlet aktörlerine kaydırarak güçlendirmek istiyor; bu yüzden de İran ve Kuzey Kore gibi tehditlerin (silah, ideoloji, füze kapasitesine sahip) varlığını kullanmaya ihtiyacı var.

ABD’nin 21. Yüzyıldaki silahı: Donald Troll

Amerika Birleşik Devletleri, 2. Dünya Savaşı sona ererken kullandığı atom bombası ile Soğuk Savaş’a 1-0 önde başlamıştı. Washington’un 2050 yılı büyük stratejik hedefleri için daha güçlü bir silah mı yoksa uzay yarışında akıllara gelmeyecek bir atak mı yapacağı sorularına yanıt aranırken sandıktan çıkan gizli silah şaka mı gerçek mi olduğu bir yıllık başkanlık performansı her gün sorgulanan Donald Trump oldu.

Suudi-Türk ilişkileri ve Başbakan Yıldırım’ın ziyareti

İki ülke arasında ekonomik işbirliği G-20 üyeleri olmaları hasebiyle günden güne gelişmektedir. İki ülke bölgedeki en büyük iki iktisadi güce sahip olup, aralarındaki işbirliğinin iki kardeş halkın çıkarlarına müsbet yansıyacağı kesindir.

Yeni küresel para düzeni ve savaş

Çin-ABD arasında bir kur savaşı ve küresel dünya para sistemi savaşı olarak başlayan mücadele bir büyük sıcak savaşa doğru hızla ilerlemektedir. Bu savaşta muhtemelen ticari engeller, hackerlar, bitcoin vb şifre paralar ve hatta nükleer silahlar dahi kullanılabilir.

ABD’nin yeni stratejisi: Saldırgan caydırıcılık

Trump Amerika’nın en az yarısına dış ve güvenlik politikasını “çok çok kötü adamlarla”, “çok, çok iyi ve de çok, çok güçlü adam” arasındaki mücadele olarak anlatıyor. Çok iyi ve güçlü olan, tabii ki 'Tanrısal' bir ilhamla hareket ederek, kendisine zarar vermek için var olan çok çok kötü adamları cezalandırıyor. Trump’ın benimsediği üslup neredeyse Evangelist bir kovboy filmi senaryosu havasında.

AB-Türkiye ilişkisinderasyonalleşme mi?

2018 yılı uzun süredir devam eden olumsuz ilişkiye rağmen Almanya-Türkiye ve AB Türkiye ilişkilerinde yeni bir canlanma yaşanmasını sağlayabilir. Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcü yardımcısı olan Adebahr’ın Türk hükümeti ile gerilimleri gidermeye hazır olduklarını ifade etmesi, bunun akabinde Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in Türkiye ile zıtlaşmanın fayda sağlamadığını vurgulaması Türkiye politikasında değişime gidileceği yönünde sinyaller veriyor.

Sorumsuz ve iradesiz bağımlılıklar

Eleştirel muhakeme yeteneğimizi-bilincimizi kaybettiğimiz zamanlardan bu yana, İslam toplumlarının düşünebilme iradelerini yok eden ve kitlesel olarak üretilen duygusallıklarla ve geçmişin masallarıyla hayatlarımızı sürdürüyoruz.

Tüketici haklarında büyük devrim

İran’da ayaklanmanın hedefi ne?

Gelinen noktada isyanları henüz devam etse de yaşanan şiddet ve can kayıplarına rağmen olayların bir devrime gidecek veya ülkeyi bir iç savaşa sürükleyecek nitelikten uzak olması söylenebilir. Bu tür ayaklanmaları bastırmak açısından hem içerideki geçmiş tecrübelerinden hem de son dönemlerde bölgede yaşanan benzeri tecrübeleri gören İran bu olaylara karşı son derece temkinli davranıyor.

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.