
ABD’nin İran ile çerçeve anlaşmasına saatler kala İsrail’in Pazar günü Beyrut’u bombalaması Trump’ı bir kez daha çileden çıkardı. Trump yine Netanyahu’ya verdi veriştirdi. Daha önce de defalarca söylediğim gibi İsrail anlaşma yapmakla değil, savaşın devam etmesiyle ilgileniyor.
Trump’a yakınlığıyla bilinen “Fox News” kanalına konuşan bir ABD’li yetkiliyse İsrail’in Beyrut’a yaptığı kışkırtıcı saldırıyı , “İsrail’in Başkanın anlaşmasını sabote etmek ve ABD›yi tekrar savaşa sürüklemek için yaptığı açık bir girişim» olarak niteledi. Fox News haberine göre bu açıklamayı yapan kişi Tahran ile müzakerelere katılan diplomatlar arasında yer alıyor.
Fox News’e konuşan Washington merkezli “Orta Doğu Enstitüsü”nden Natan Sachs ise Netanyahu’nun sürekli ve uzun vadeli askeri baskı doktrini ile Trump’ın acil diplomatik zaferler peşinde koşması arasında stratejik bir uçurum olduğunu söyledi. Sachs, “Şu anda İsrail›de Trump›ın Netanyahu ve İsraillilerden bıkmaya başladığına dair bir his var ve pek çok kişi, Trump›ın ondan bıkıp usandığında normları başka yönlere doğru kırıp İsrail›e sırtını dönebileceğine inanıyor” diyordu. Trump ve Netanyahu arasındaki krize dikkat çeken Sachs arkaplânda Trump’ın Netanyahu’ya ağır küfürlü sözler sarf ettiğini de belirtiyordu.
Bazı Siyonist yayınlarda ise ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile Trump’ın müzakerecileri Jared Kushner ve Steve Witkoff’un ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savaş Bakanı Pete Hegseth’in itirazlarına rağmen İran anlaşmasını Trump’a kabul ettirdiklerinden şikayet ediliyor. Bu yayınlarda Rubio ve Hegseth’in Yahudi olmadıkları halde İsrail’in çıkarlarını önemsedikleri, Yahudi Amerikalı Kushner ve Witkoff’unsa masada İran’a taviz verdiklerine dikkat çekiliyor. Hatta Kushner ve Witkoff’dan “İsrail’i satan Yahudiler” olarak söz ediliyor.
Trump’ın ilk döneminde ABD Başkan Yardımcısı olan Hıristiyan-Siyonist Mike Pence ise “NewsNation” kanalına yaptığı bir açıklamada İran’ın İsrail’in talepleri olduğu bilinen bütün şartları sağlamayı kabul etmediği takdirde Amerikan ordusunun başladığı işi bitirmesini istiyordu. Trump’ı “ABD’nin ilk Yahudi başkanı” olarak takdim eden Fox News sunucusu Mark Levin de Trump’ı anlaşma yerine askerî yollarla İran rejimine son vermeye çağırıyordu.
Sıkı İsrail yanlısı Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da İsrail’i memnun etmeyecek bir anlaşmaya şiddetle karşı çıkıyor. Gerçi Graham, Trump’ın İran’la anlaşma aramasına yönelik olarak eleştiri dozunu bir nebze yumuşatmış olsa bile aba altından sopa gösterir-cesine bir tutum izleyerek, anlaşmanın ABD Kongresi’ne gelmesini beklediğini söylüyordu.
Trump ise İran ile çerçeve anlaşmasının gelecek Cuma İsviçre’de imzalayacağını duyurdu. İsrail’den gelen bazı açıklamalarsa İsrail’in bu anlaşmanın tarafı olmadığı şeklindeydi. İsrail Ulusal Güvenlik bakanı Itamar Ben -Gvir, İranla yapılacak anlaşmanın İsrail’i bağlamadığını savunurak, “İsrail ABD’nin tebaası değildir” diyordu. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise İsrail›in Lübnan, Suriye ve Gazze›de işgal ettiği bölgelerde süresiz olarak kalacağını söylüyor.
Siyonist yayınlarda Netanyahu’nun İran’la yapılacak anlaşmayı rayından çıkarmaya devam etmesi halinde Trump Yönetimi ile İsrail arasındaki ilişkinin nasıl seyredebileceği hakkında çeşitli yorumlar yapılıyor. Bazı yorumcular İsrail’in ABD’nin askerî yardımına son vermesini öneriyorlar. Bu yayınlara bakılacak olur ise Trump ve Netanyahu arasında gerçek bir kriz var.
Ancak İsrail’de ABD’nin askerî, diplomatik, malî ve siyasî yardımı olmadan İsrail’in varlığını devam ettiremeyeceğine inananların sayısı da az değil. Daha önce bir İsrail’li bir emekli general ABD yardımı olmadan İsrail tanklarının bir milim bile ilerlemeyeceğini söylemişti.
Hiç şüphesiz Netanyahu, Amerika’daki İsrail Lobisi’nin, İsrail yanlısı iki partili siyasetçilerin, milyarder Siyonist bağışçıların ve Hıristiyan Siyonistler’in Trump üzerindeki baskıyı artırmaları için çalışacaktır. Ne var ki Trump da kendi iç kamuoyundan şiddetli bir baskıyla ile yüz yüze. Cumhuriyetçiler ve Trump için Kasım’daki ara seçimler bir tür “kader seçimi” niteliği taşıyor.
Trump gerek ilk döneminde, gerekse ikinci döneminde Netanyahu’nun nihayetinde hapisle sonlanacağı bilinen siyasî kaderinde çok önemli rol oynadı. Trump, Netanyahu’nun ısrarlı ve hileli çabaları sonucunda İran’la savaşa bile girdi. ABD’nin askerî gücünü kullanarak bölgeyi şekillendirme hayali kuran Netanyahu ise Trump’ın ve Cumhuriyetçiler’in siyasî kaderine zerre miskal önem vermiyor. Tabii Netanyahu’nun bu tutumu Trump’ı deli etmeye yetiyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.