
Dünya Altın Konseyi’nin 2026 araştırması, merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaya devam ettiğini ve küresel rezerv sisteminde dikkat çekici bir değişim yaşandığını ortaya koydu. Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 74’ü ABD dolarının rezervlerdeki payının gelecek 5 yılda azalacağını öngörürken, altın rezervlerini artırmayı planlayanların oranı yüzde 45 ile tarihi zirveye ulaştı.

Dünya Altın Konseyinin araştırmasına göre merkez bankalarının altın rezervleri gelecek dönemde artmaya devam edecek. Ankete katılanların yüzde 74’ü ise ABD dolarının küresel rezervlerdeki payının gelecek beş yıl içinde azalmasını bekliyor.

Merkez bankalarının altın rezervlerinde artış beklentisi
Dünya Altın Konseyi, merkez bankalarının altın rezervleri içindeki artış eğiliminin sürmesinin, ABD dolarının küresel rezervlerdeki ağırlığının ise gelecek beş yılda zayıflamasının beklendiğini açıkladı.
Konseyin “2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi”, şubat-mayıs döneminde 76 merkez bankasının katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırma, jeopolitik ve ekonomik belirsizliklerin rezerv yönetimi stratejileri üzerindeki etkisini ortaya koydu.

Altın rezervini artırmayı planlayanların oranı rekor seviyede
Ankete göre her 10 merkez bankasından 9’u, küresel merkez bankalarının altın rezervlerinin gelecek 12 ayda artacağını öngörüyor.
Kendi altın rezervini artırmayı planlayan merkez bankalarının oranı ise yüzde 45’e yükselerek anket tarihindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Bu oran geçen yıl yüzde 43 olarak kaydedilmişti.

Araştırmada öne çıkan sonuçlar şöyle:
- Merkez bankalarının yüzde 90’ı küresel altın rezervlerinin gelecek 12 ayda artmasını bekliyor.
- Katılımcıların yüzde 45’i kendi altın rezervini yükseltmeyi planlıyor.
- Yüzde 74’ü doların küresel rezervlerdeki payının gelecek beş yılda azalacağını tahmin ediyor.
- Yüzde 83’ü beş yıl sonra altının toplam rezervler içindeki payının daha yüksek olacağını öngörüyor.
Anket sonuçları, altının merkez bankalarının rezerv varlıkları arasında ABD tahvillerini geride bırakarak ilk sıraya yerleştiğini gösterdi.

Altın, jeopolitik risklere karşı koruma aracı olarak görülüyor
Merkez bankalarının altın tutma gerekçeleri arasında kriz dönemlerindeki performans, uzun vadeli değer saklama özelliği ve rezerv portföyünü çeşitlendirme ihtiyacı öne çıktı.
Gelişmekte olan piyasalar ile gelişmekte olan ekonomilerin merkez bankalarında altının “jeopolitik risklere karşı koruma” işlevine verilen önem yüzde 85’e ulaştı.
Yeni altın almayı planlayan merkez bankalarının yarısı, alımları yerel para birimleriyle yürütülen yerel programlar üzerinden finanse edeceğini bildirdi. Katılımcıların yüzde 38’i ise mevcut rezerv varlıklarının bir bölümünü satarak altına geçmeyi planladığını belirtti.

Yıllık altın alımları iki katına çıktı
Jeopolitik ve ekonomik belirsizliklerin etkisiyle merkez bankaları son dört yılda yıllık ortalama 1000 ton altın biriktirdi. Önceki 10 yıllık dönemde yıllık ortalama alım miktarı 500 ton seviyesindeydi.
Bu veriler, merkez bankalarının yıllık ortalama altın alımlarının önceki 10 yıllık ortalamaya kıyasla iki katına çıktığını ortaya koydu.

Altınların saklandığı merkezlerde tercihler değişiyor
Araştırma, merkez bankalarının altınlarını sakladıkları yerlere ilişkin tercihlerinde de değişim yaşandığını gösterdi.
Katılımcıların yüzde 9’u son 12 ay içinde yurt içindeki depolama kapasitesini artırdığını, yüzde 10’u ise yurt dışındaki saklama noktalarını çeşitlendirdiğini bildirdi.

İngiltere Merkez Bankası, yüzde 57’lik tercih oranıyla merkez bankalarının altınlarını saklamak için en fazla yöneldiği kurum olmayı sürdürdü. İsviçre Ulusal Bankasının tercih edilme oranı ise yüzde 12’den yüzde 6’ya geriledi.
Dünya Altın Konseyinin anketi, merkez bankalarının rezerv yönetiminde altının ağırlığını artırmaya yöneldiğini, doların küresel rezervlerdeki payına ilişkin beklentilerin ise aşağı yönlü olduğunu ortaya koydu.







