
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD-İsrail ve İran hattındaki gerilimin sadece sahadaki çatışmalardan ibaret olmadığını belirtti. Çelik, arka plandaki lobi mücadelelerinin sürecin seyrini etkilediğini, Washington-Tel Aviv hattındaki ittifakın amacının rejim değişikliği olduğunu vurguladı. Ayrıca sahadaki gerilim dilinin ve kağıt trafiğinin bu lobilerle bağlantılı olduğuna dikkat çekti.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD-İsrail ve İran savaş gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
A Haber canlı yayınında konuşan Çelik, Bölgedeki hareketliliğin sadece sahadaki çatışmalardan ibaret olmadığını belirtti.
"Bahsettiğimiz bu trafik, savaşın arka planındaki lobi kavgalarını da gösteren bir şey. Bir yanda İsrail'in başını çektiği bir savaş lobisi var ve bu lobinin Amerika içerisinde de ciddi bir karşılığı bulunuyor." sözleriyle Washington-Tel Aviv hattındaki ittifaka dikkat çeken Çelik, bu yapının amacının rejimin çökmesi ve değişmesi olduğunu söyledi.
"Bu iki yapı kendi içinde bir mücadele veriyor"
Sürecin iki farklı uç arasında gidip geldiğini vurgulayan Ömer Çelik, bir tarafta itidal çağrısı yapanların, diğer tarafta ise yıkım isteyenlerin olduğunu belirterek, "Öte taraftan da bu işe girilmemesi gerektiğini ya da girildiği andan itibaren bir yerde durması gerektiğini söyleyen bir lobi var; bu iki yapı kendi içinde bir mücadele veriyor." dedi.
Çelik, sahadaki gerilimin diline de değinerek, "Bir yanda 'bir gecede yok etmekten' bahsediliyor, bir yanda da kağıtlar gidip geliyor, yoğun bir kağıt trafiği yaşanıyor. Ancak bu trafik savaş çıkmadan önce olsaydı bir anlam ifade edebilirdi." ifadelerini kullandı.
"Nükleer süreci Trump ortadan kaldırdı"
Bölgedeki gerilimin fitilinin nasıl ateşlendiğine dair de konuşan Çelik, gerilimin odak noktası olan ve zamanında iyi bir noktaya bağlanmış olan nükleer sürecin Trump'ın ilk döneminde ortadan kaldırdığını söyledi.
Çelik, bunun arkasında ise ilk günden bu yana söz konusu durumu fiziksel bir saldırıya dönüştürmek isteyen İsrail'deki savaş lobisinin olduğunu belirtti.
"İran uranyumu üçüncü bir ülkeye devretmeye razı olmuştu"
İstanbul'da yapılan tartışmalardan çok daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva'nın attığı imzaların barış için ne kadar kritik olduğunu vurgulayan Çelik, "Bu, İran'ın devrimden 25 yıl sonra yaptığı ilk uluslararası anlaşmaydı. İsrail ayağa kalksa da İran, elindeki zenginleştirilmiş uranyumu üçüncü bir ülkeye devretmeye razı olmuştu." dedi.









