
İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan Erken, İstanbul’un manevi tarihine yön veren önemli şahsiyetlerden biri olan Aziz Mahmud Hüdâyî’nin hayatını ve Üsküdar’daki izlerini anlattı. Erhan Erken, yaptığı anlatımda bazı şahsiyetlerin yalnızca yaşadıkları döneme değil, bulundukları mekanlara da iz bıraktığını belirterek Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri’nin bu isimlerden biri olduğunu vurguladı.
Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri, 1589 yılında Doğancılar’da satın aldığı arazi üzerine mütevazı bir tekke kurdu.
Zamanla büyüyen bu yapı; mescit, derviş odaları, imaret, çeşme, meşruta ve türbeyle birlikte büyük bir külliyeye dönüştü. Külliye uzun yıllar Celvetiyye Tarikatı’nın en önemli merkezlerinden biri olarak hizmet verdi. Daha sonraki yıllarda eklenen kütüphane ve sıbyan mektebi ile bölge, ilim ve maneviyatın iç içe geçtiği önemli bir merkez haline geldi.
SULTANLARA NASİHAT EDEN BİR ALİM
Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri yalnızca Üsküdar ile sınırlı kalmadı. Bulgurlu’da bir çilehane ve hamam yaptırdı. Çilehanenin bulunduğu topraklar ise I. Ahmed’in fermanıyla onun adına tescil edildi.
Döneminin önemli alimlerinden biri olan Hüdâyî Hazretleri, halktan saraya kadar geniş bir etki alanına sahipti. Murad III, Ahmed I ve Osman II’a mektuplar yazıp nasihatlerde bulundu. Ayrıca Murad IV’e saltanat kılıcını kuşatan isim olarak da tarihe geçti.
TÜRBESİ EN ÇOK ZİYARET EDİLEN YERLERDEN BİRİ
“Denizde boğulmasınlar, ömürlerinde fakirlik görmesinler ve imanlarını kurtarmadan bu dünyadan ayrılmasınlar.”
Bu dua ve bıraktığı manevi miras sayesinde türbesi bugün İstanbul’un en çok ziyaret edilen manevi mekanlarından biri olarak kabul ediliyor.
MANEVİ MİRASI YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR
Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri’nin külliyesi bugün de adını taşıyan vakfın himayesinde bir ilim ve maneviyat merkezi olarak hizmet vermeyi sürdürüyor. Üsküdar’ın tepelerine anlam katan bu miras, Bulgurlu’daki çilehanesiyle birlikte asırlardır aynı ruhu yaşatmaya devam ediyor.






