Almanya'da yaşayan Müslüman Ayten Teyze'nin naaşı yakıldı: Skandal yasal boşluğu gözler önüne serdi

Nisa Nur Çavuşoğlu
Nisa Nur Çavuşoğlu
17:4618/06/2026, Perşembe
G: 18/06/2026, Perşembe
Yeni Şafak
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!

Almanya’da demans hastası 81 yaşındaki Ayten Heck’in naaşı, katı bürokrasi ve Müslümanları yok sayan sistem yüzünden krematoryumda yakıldı. Vasiyet belgesi, 30 yıllık cenaze fonu üyeliği ve cami geçmişi görmezden gelinen Ayten Teyze'nin külleri kimsesizler mezarlığına gömüldü. Bu skandal Avrupa'daki Müslümanları tehdit eden yasal boşluğu ve skandalı gözler önüne serdi.

Almanya'nın Würzburg kentinde meydana gelen olay, hem katı Alman bürokrasisinin vurdumduymazlığını hem de ülkedeki Müslüman kuruluşların yasal statü eksikliğinin doğurduğu acı sonuçları bir kez daha gündeme taşıdı. Yaşlılığında demans hastalığına yakalanan Ayten Heck’e, Würzburg Belediyesi tarafından bir Alman avukat vasi olarak tayin edilmişti. Yaşlı kadın 9 Nisan’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiğinde, skandalın ilk halkası burada başladı.

"Yakınına ulaşamadım" diyerek dosyayı kapattı

Alman vasi, vefatın ardından "yakınlarına ulaşamadığını" iddia ederek aradan çekildi. Cenazeyi teslim alan defin firması ise sistemdeki verilere baktı. Karşılarında soyadı "Heck" olan ve din hanesi "boş" görünen bir profil vardı. Firma, teamülleri uygulayarak kadının dini bir aidiyeti olmadığı gerekçesiyle naaşın yakılmasına karar verdi.
81 yaşındaki Ayten Heck alelacele yakıldı ve külleri kimsesizler mezarlığına gömüldü.
Würzburg Belediyesi eleştiriler karşısında yasal boşlukların arkasına sığındı. Yapılan resmi savunmada, "Soyadı Heck'ti, resmi kayıtlarda dini yazmıyordu ve hiçbir akrabası yoktu.
Türk ve Müslüman olduğunu anlayamadık"
denildi. Ancak ortaya çıkan belgeler, bu savunmayı tamamen çürütüyor.

Almanya’nın ikiyüzlü inanç sistemi

Peki bir Müslüman, resmi kayıtlarda nasıl "dinsiz" görünebiliyor? Skandalın temelinde Almanya'daki ibadet hukuku yatıyor. Almanya’da Katolik ve Protestan kiliseleri ile Yahudi cemaatleri devlet nezdinde "Kamu Hukuku Tüzel Kişisi" statüsüne sahip. Ancak milyonlarca üyesi olan Müslüman kuruluşlar ve cami dernekleri bu statüden mahrum bırakılıyor. Bu yasal boşluk nedeniyle, Müslüman vatandaşlar resmi ikamet kayıtlarında otomatik olarak "Dinsiz" (Herhangi bir inanca bağlı olmayan) statüsünde listeleniyor.

Belgeleri hiç incelemediler: 30 yıllık cenaze fonu üyesiydi

Belediyenin "Müslüman olduğunu anlayamadık" iddiasını yalanlayan gerçekler ise çok net. Ayten Heck, tam 15 yıl boyunca Würzburg Diyanet Camii’nin lojmanında yaşamıştı. Kısıtlı maaşıyla her ay düzenli olarak
4 farklı Türk-İslam derneğine bağış yapıyordu.
En önemlisi; vefat ettiğinde İslami usullere göre defnedilmek amacıyla tam
30 yıldır Avrupa Türk-İslam Birliği Cenaze Fonu’na aidat ödüyordu.
Fonun Genel Başkanı Ali Paşa Akbaş, Alman vasinin evdeki bu resmi belgeleri ve fon kartını hiç incelemediğini, olayın baştan sona büyük bir ihmal ve görev suçu barındırdığını vurguladı.

Kızına haber bile verilmedi

Skandalın bir diğer acı boyutu ise aile bağlarında yaşandı. Ayten Heck’in Amerika’da yaşayan kızı Sabriye Morse, annesinin vefatını resmi makamlardan değil, Würzburg’daki eski komşuları sayesinde tam bir ay sonra öğrenebildi. İddiaya göre Alman belediyesi ve vasi, Amerika'daki öz kızına annesinin ölümüne dair hiçbir resmi bildirimde bulunmadı.

Müslüman bir kadının son arzusu ve 30 yıllık birikimi; çok kültürlülüğü savunduğunu iddia eden Almanya'nın katı bürokrasisi, ırksal önyargıları ve kurumsal vurdumduymazlığı yüzünden küle dönüştü. Olayla ilgili hukuki sürecin takip edileceği belirtildi.

#Ayten Heck
#Sabriye Morse
#Almanya
#Würzburg