
Almanya’da demans hastası 81 yaşındaki Ayten Heck’in naaşı, katı bürokrasi ve Müslümanları yok sayan sistem yüzünden krematoryumda yakıldı. Vasiyet belgesi, 30 yıllık cenaze fonu üyeliği ve cami geçmişi görmezden gelinen Ayten Teyze'nin külleri kimsesizler mezarlığına gömüldü. Bu skandal Avrupa'daki Müslümanları tehdit eden yasal boşluğu ve skandalı gözler önüne serdi.
Almanya'nın Würzburg kentinde meydana gelen olay, hem katı Alman bürokrasisinin vurdumduymazlığını hem de ülkedeki Müslüman kuruluşların yasal statü eksikliğinin doğurduğu acı sonuçları bir kez daha gündeme taşıdı. Yaşlılığında demans hastalığına yakalanan Ayten Heck’e, Würzburg Belediyesi tarafından bir Alman avukat vasi olarak tayin edilmişti. Yaşlı kadın 9 Nisan’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiğinde, skandalın ilk halkası burada başladı.
"Yakınına ulaşamadım" diyerek dosyayı kapattı
Almanya’nın ikiyüzlü inanç sistemi
Peki bir Müslüman, resmi kayıtlarda nasıl "dinsiz" görünebiliyor? Skandalın temelinde Almanya'daki ibadet hukuku yatıyor. Almanya’da Katolik ve Protestan kiliseleri ile Yahudi cemaatleri devlet nezdinde "Kamu Hukuku Tüzel Kişisi" statüsüne sahip. Ancak milyonlarca üyesi olan Müslüman kuruluşlar ve cami dernekleri bu statüden mahrum bırakılıyor. Bu yasal boşluk nedeniyle, Müslüman vatandaşlar resmi ikamet kayıtlarında otomatik olarak "Dinsiz" (Herhangi bir inanca bağlı olmayan) statüsünde listeleniyor.
Belgeleri hiç incelemediler: 30 yıllık cenaze fonu üyesiydi
Kızına haber bile verilmedi
Skandalın bir diğer acı boyutu ise aile bağlarında yaşandı. Ayten Heck’in Amerika’da yaşayan kızı Sabriye Morse, annesinin vefatını resmi makamlardan değil, Würzburg’daki eski komşuları sayesinde tam bir ay sonra öğrenebildi. İddiaya göre Alman belediyesi ve vasi, Amerika'daki öz kızına annesinin ölümüne dair hiçbir resmi bildirimde bulunmadı.
Müslüman bir kadının son arzusu ve 30 yıllık birikimi; çok kültürlülüğü savunduğunu iddia eden Almanya'nın katı bürokrasisi, ırksal önyargıları ve kurumsal vurdumduymazlığı yüzünden küle dönüştü. Olayla ilgili hukuki sürecin takip edileceği belirtildi.






