Eray Güçlüer Mavi Vatan'ın avcısını canlı yayında anlattı: Yabancı ülkeler sıraya girdi

Mehmet Kağan Özdemir
Mehmet Kağan Özdemir
12:5313/06/2026, Cumartesi
Diğer
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!

Emekli Albay ve Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, katıldığı canlı yayında Türk savunma sanayisinin Mavi Vatan’daki en büyük kozları olan AKYA Ağır Sınıf Torpido ve ATMACA Güdümlü Füzesi’nin teknik üstünlüklerini anlattı. Türkiye’nin yerli imkanlarla geliştirdiği askeri teknolojilerin SAHA EXPO gibi fuarlarda ve DENİZKURDU-II gibi dev tatbikatlarda gövde gösterisi yaptığını belirten Güçlüer; ASELSAN, ROKETSAN ve HAVELSAN gibi milli şirketlere dünya genelinden satın alma ve ortak üretim teklifleri yağdığını açıkladı. Tatbikattaki başarılı atışlarla Ege ve Doğu Akdeniz'de Türkiye karşıtı cephe oluşturan İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan ittifakına net bir mesaj verildiğini vurgulayan Güçlüer, "Kimse tatbikatta vurulan geminin yerinde olmak istemezdi" dedi.

Büyük emeklerle üretilen AKYA Ağır Sınıf Torpidosu'nun su altındaki muazzam yıkım gücüne dikkat çeken Dr. Eray Güçlüer, milli silahın düşman unsurları için tam bir kabusa dönüştüğünü ifade etti. Güçlüer, AKYA'nın operasyonel kabiliyetini şu sözlerle aktardı:

"Akya torpidosu gerçekten çok büyük emeklerle üretilmiş, bataryaları özel olarak geliştirilmiş 50 kilometre menzilli ağır sınıf bir silahtır. Tatbikatta atıldı ve gördünüz, hedef gemiyi kaç parçaya ayırıyor. İçinde yaklaşık 1,5 tonluk bir patlayıcı var. Bir düşman gemisinin bölgede devriye attığını düşünün; 50 kilometreden fırlatılan bu torpidoyu ve bizim denizaltımızı fark edebilmesi imkansızdır. Çok yüksek hassasiyetle vuruş imkanı sağlıyor. Akya geliyor ve kaçamazsınız, anlayamazlar bile."



Elektronik harbe geçit vermeyen teknoloji

Denizkurdu-II Tatbikatı'nda başarıyla denenen bir diğer stratejik silah olan ATMACA Güdümlü Füzesi’nin teknik detaylarını paylaşan Güçlüer, füzenin düşman savunma sistemlerini felç eden donanımlarına vurgu yaptı. ATMACA'nın deniz versiyonunun 300 kilometre, kara versiyonunun ise 400 kilometre menzile sahip olduğunu belirten Güçlüer, şöyle devam etti:

"Bunlar çok yüksek hızlarda uçabiliyor ve en önemlisi elektronik harbe karşı tamamen dayanıklı. Yani bunu elektronik harple düşman bozamaz. Uydu bağlantısı olmasa bile GNSS ve Türk ASELSAN üretimi INS (Inertial Navigation System) sayesinde kendi koordinatını hesaplayıp rotasında ilerliyor ve hedefi buluyor. Düşman gemisi kaçmaya çalışsa bile, füze atıldıktan sonra hedefi algıladığı an artık kurtuluşu olmuyor. Hareketli platformlardan hareketli hedeflere 300 kilometreden nokta atışı yapılıyor ve vurduğu zaman zaten ortada hedef diye bir şey kalmıyor."

"Yabancı ülkeler sıraya girdi"

Milli savunma ürünlerinin uluslararası pazarda yarattığı büyük yankıya değinen ve isim vermediği bir ülkeyle yaşanan çetin pazarlık sürecini ilk kez açıklayan Emekli Albay Güçlüer, Türkiye'nin küresel gücünü şu somut örnekle özetledi:

"Bütün dünya bu gücü görüyor. Akya ile ilgili çok özel bir bilgi vereyim; bir ülke bu torpidoyu bizden satın alabilmek için tam bir yıl uğraştı ve çok yüksek paralar teklif etti. Vermedik. İşte Türkiye Cumhuriyeti politik ve stratejik dengeleri böyle kuruyor. Merak edenler bir dahaki SAHA EXPO fuarında bu stantların önünde kimlerin ellerinde çantalarla kuyruğa girdiğini, ne çetin pazarlıklar yapıldığını kendi gözleriyle görsün. Burada hamaset yapmıyoruz, etle kemiğe bürünmüş somut başarıları anlatıyoruz."

"Gözlerine baka baka vurduk"

Tatbikatta ortaya konan bu caydırıcılığın, bölgede Türkiye'ye karşı ittifak arayışında olan ülkelere yönelik çok açık bir askeri mesaj taşıdığını ifade eden Dr. Eray Güçlüer, sözlerini şu çarpıcı uyarıyla noktaladı:

"Özellikle artık etrafımızda ittifak yapmayı dillendiren o kritik ülkeler var ya; onların gözlerine baka baka 'İşte bu gemi böyle vurulur' dedik. Herhalde o hedef geminin yerinde olmak istemezlerdi, kimse olmak istemezdi."
#Eray Güçlüer
#AKYA Ağır Sınıf Torpido
#Denizkurdu-II Tatbikatı