
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Takdimi töreninde konuştu. Burada önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Türkiye olarak coğrafyamızı topyekun felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddet sarmalının büyümemesi için yoğun diplomasi trafiği yürütüyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'e "Atatürk Uluslararası Barış Ödülü" takdiminde konuştu.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlik görevini 2017'den beri tarafsızlık ve büyük bir ferasetle yürüten Guterres'i Türkiye'de ağırlamanın memnuniyeti içinde olduğunu belirten Erdoğan, Guterres'in Türkiye'yi her ziyaretinin ayrı bir önem ve mana taşıdığını, 2017'de genel sekreterlik görevini üstlenmesinin ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye'ye gerçekleştirdiğini söyledi.

Ramazan-ı Şerif vesilesiyle her yıl Müslümanlarla dayanışma ziyaretleri kapsamında Türkiye'ye gelmesini de ayrıca anlamlı bulduğunu belirten Erdoğan, bugün barış içinde bir arada yaşama hedefine en büyük tehdidi teşkil eden yabancı düşmanlığı, kültürel ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele konusundaki sayısız çalışmaları için Guterres'i ayrıca tebrik etti.
Ramazan-ı Şerif'in ülkeler ve tüm insanlık için bir kez daha hayırlar getirmesini, tüm dünyada barış, huzur ve istikrara giden kapıları sonuna kadar açmasını temenni eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guterres'in Portekiz Başbakanı olarak ülkesinde refahın artmasına ve demokrasinin kökleşmesine eşsiz katkılar yaptığını, yapıcı ve uzlaştırıcı siyaset tarzıyla halkının takdirini kazandığını, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı 10 yıllık dönemde ise yerinden edilenlerin insanlık onuruna yakışır şekilde muamele görmeleri ve korunmaları yönünde üstün gayretler sarf ettiğini dile getirdi.
Guterres'in bu süreçteki vicdanlı ve kararlı liderliğinin kendisini Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine taşıyan merhaleyi teşkil ettiğine inandığını ifade eden Erdoğan, Guterres'in Genel Sekreterliği sırasında Türkiye'nin Birleşmiş Milletler çatısı altındaki katkılarını her alanda güçlendirdiklerini, derinleştirdiklerini vurguladı.

Guterres ile yoğun çaba sarf ettikleri Karadeniz Tahıl Girişimi ile küresel bir gıda krizinin önüne geçmeyi başardıklarını hatırlatan Erdoğan, Ukrayna'da barışın yeniden inşasına ve savaşın sonlandırılmasına yönelik çabalarda Birleşmiş Milletler ile yakın işbirliğini devam ettirdiklerini dile getirdi.
"Büyük bir özveriyle çalıştığına şahidim"
BM Genel Sekreteri Guterres'in çağın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze'de sergilediği duruşun her zaman övgüyle anılacağının altını çizen Erdoğan, insanlık değerlerinin sınandığı bu vahşetin karşısında Guterres'in kendisinden beklenen ilkesel tavrı güçlü şekilde ortaya koyduğunu, Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde iki devletli çözüm yönünde çalışma kararlılığından asla taviz vermediğini belirtti.
Erdoğan, Guterres'in gönlünde müstesna bir yere sahip olan mültecilerin korunmasının ise yakın işbirliği içinde çalıştıkları bir başka alan olduğunu, bunun da hiçbir zaman unutulmayacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, asrın felaketinin ardından yaşanan zor günlerde dost elini uzatarak yaraların sarılmasına destek olan tüm Birleşmiş Milletler Teşkilatı'na Genel Sekreterin şahsında teşekkür etti.
Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres'in gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefi için büyük bir özveriyle çalıştığına bizzat şahit olduğunu, kendilerinin bilhassa iklim değişikliğiyle mücadele alanında başlattığı girişimlerin önemini vurgulamak istediğini söyledi.

"Daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmeyi destekleyeceğiz"
İstanbul'u bir Birleşmiş Milletler merkezi haline getirme vizyonu doğrultusunda, teşkilatın ofislerini aynı çatı altında toplayacak Birleşmiş Milletler Evi Projesi'ni hayata geçirmeye hazır olduklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu projenin Sayın Genel Sekreter'in Birleşmiş Milletler 80 girişimine de ulusal düzeyde önemli katkı sunacağını düşünüyorum. Yaşadığımız her hadise ve kriz, ilk kez bundan 13 yıl önce dile getirdiğimiz 'Dünya 5'ten büyüktür' tespitimizin haklılığını teyit ediyor. Adalet olmadan dünyada kalkınma, barış, istikrar olmayacağına inanan bir lider olarak, Birleşmiş Milletler'i daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan tüm girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz. Sayın Genel Sekreter, şahsınıza ve liderlik ettiğiniz teşkilata yönelik karalama kampanyalarına rağmen Gazze başta olmak üzere insani krizlerin aşılması ve uluslararası barışın tesisi için ortaya koyduğunuz ilkeli ve özverili çabalarınızın bu müstesna ödülümüzün ruhu, manası ve hedefleriyle fevkalade uyumlu olduğuna inanıyorum. Sizin nezdinizde dünyanın dört bir tarafında çetin şartlarda barış için fedakarca görev yapan Birleşmiş Milletler personelini selamlıyor, hayatını kaybeden Birleşmiş Milletler çalışanlarını saygıyla yad ediyorum. Şahsınıza tevcih ettiğimiz Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nün Birleşmiş Milletler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu düşüncelerle ülkemizi ziyaretiniz için tekrar teşekkür ediyor, çalışmalarınızda muvaffakiyetler diliyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra BM Genel Sekreteri Guterres'e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim etti.
Konuşmaların ve ödül takdiminin ardından Erdoğan ve Guterres iftar programına katıldı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kendisine takdim edilen Atatürk Uluslararası Barış Ödülü töreninde konuştu.
Sözlerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Türkiye hükümetine ve Türk halkına teşekkür ederek başlayan BM Genel Sekreteri, ödülün çok büyük ızdıraplar, çatışmalar, giderek derinleşen jeopolitik bölünmelerin olduğu bir dönemde geldiğini söyledi.
Küresel işbirliğine olan güvenin azaldığını aktaran Guterres, ödülün barışın "soylu bir vizyonun ötesinde bir şey olduğunu" gösterdiğini belirtti.
BM Genel Sekreteri, "Barış bir toplanma çağrısıdır. Eyleme çağrıdır. Ben bu ödülü kabul etmekten onur duyuyorum." diyerek ödülü adlarına kabul ettiği BM çalışanlarının adanmışlıkla birlikte sürdürülebilir kalkınmaya ve insan haklarına tüm dünyada katkıda bulunmaya çalıştığını ifade etti.
"Ödül, Gazze'de hayatını kaybeden BM çalışanlarını onurlandırdı"
Dünyanın en zorlu yerlerinde insani yardım faaliyetleri yaptıklarını ve barış gücü olarak çalıştıklarını aktaran Guterres, ödülün aynı zamanda başta Gazze olmak üzere hayatını kaybeden BM personeline verildiğini vurguladı.
Atatürk'ün toplumsal ilerlemeye, eşitliğe ve refaha kendini adamış olması ve bu konudaki çalışmalarının BM misyonu içinde kendisini bulduğunu kaydeden Guterres, bu mirasın Türk halkı aracılığıyla yaşamaya devam ettiğini vurguladı.
Guterres, bu nedenle ramazan ayında Türkiye'de olduğuna işaret ederek, BM'de görev süresi boyunca bu ayda Müslüman toplumları ziyaret ettiğini ve iftar yaptığının altını çizdi.
Guterres, "Daha önce eşi benzeri görülmemiş bir yerinden etme durumunda Türkiye kapılarını açtı ve milyonlarca insan şiddetten ve zulümden Türkiye'ye kaçtı." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Sekreter Guterres, BM Mülteciler Yüksek Komiseri olarak çalıştığı 10 yıl boyunca, hiçbir ülkenin mültecilere Türkiye'nin sağladığı kadar güvenli bir geçiş sağlamadığını vurguladı.
2023'te meydana gelen depremlerin ardından Suriye'de Türk ve BM ekiplerinin beraber çalıştığına işaret eden Guterres, Türkiye'nin Karadeniz Tahıl Girişimi'nde gösterdiği liderliğe de dikkati çekti.
Türkiye'nin Gazze'deki ara buluculuk faaliyetleri
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın Sıfır Atık inisiyatifi kapsamında yapmış olduğu çabaları desteklediğini kaydeden BM Genel Sekreteri, bu yılın sonunda COP31'in Türkiye'de yapılacağını anımsattı.
Guterres, Türkiye'nin Filistin halkının hakları ve onuru için yaptığı çalışmalara işaret ederek, Ankara'nın, Gazze'deki ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasındaki arabuluculuk faaliyetlerine dikkati çekti.
Gazze'de Filistinlilerin yaşadıkları acıya vurgu yapan Guterres,"İnsani yardımla ilgili çok fazla kısıtlama var. Aynı zamanda Batı Şeria'da yerleşimcilerin faaliyetlerinin arttığını görüyoruz." dedi.
ABD ve İsrail'in, İran'a saldırıları
Guterres, İsrail'in, Filistin'e uyguladığı işgalin son bulması, Filistinli esirlerin serbest bırakılması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.
Filistin ve İsrail'in güvenlik, huzur ve onur içerisinde yan yana yaşadığı iki devletli çözümü desteklediklerini belirten Guterres, sözlerini şöyle sürdürdü:
BM Genel Sekreteri, ABD ve İsrail'in başlattığı saldırıların hem İran'ı hem de birçok ülkeyi etkilediğini aktararak, bölgenin kırılma noktasına sürüklendiğine dikkati çekti.
Bölgedeki saldırılar nedeniyle ticaretin kesintiye uğradığına, enerji fiyatlarının arttığına ve istikrarsızlaşmanın başladığına işaret eden Guterres, bu durumdan en çok yoksul ve ihtiyaç sahibi insanların etkilendiğini anımsattı.
Diyalog ve gerginliğin azaltılmasının tek çıkış yolu olduğunu vurgulayan Guterres, tüm taraflara düşmanlıklarından vazgeçip, uluslararası hukuk uyarınca sivilleri koruma ve bir an önce müzakere masasına geri dönme çağrısında bulundu.
Kalıcı barışın örneği Kadeş Antlaşması
Guterres, BM Güvenlik Konseyi'nin salonunun çıkışında Türkiye'nin hediye ettiği Kadeş Antlaşması tabletlerinin replikalarının bulunduğunu anımsatarak, bu tabletlerin eski düşmanlıkların kalıcı barışa nasıl dönüşebileceğini gösterdiğini kaydetti.
Ortak sorumlulukların paylaşılmasının insanları barışa götüreceğini söyleyen Guterres, "Kadeş Antlaşması'nın hikayesi sadece tarih kitaplarına sıkışmış değil, aslında bu köprüleri kurmaya çalışanlar arasında hala yaşıyor. Çatışmayla uzlaşma arasında, ümitle ızdırap arasında hala yaşıyor." ifadelerini kullandı.
BM Genel Sekreteri, söz konusu ödülü almaktan onur duyduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkürlerini sundu.











