
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde gerçekleşen genişletilmiş il başkanları toplantısında açıklamalarda bulundu. Erdoğan "28 Şubat'ın baskıcı zihniyetinin canlandırılmasına izin vermeyeceğiz. Eski nobranlıklarını özleyenler boş durmasa da o karanlık dönemler bir daha asla dönmeyecektir. Bu ülkede kimsenin sakalından başörtüsünden dolayı aşağılanmasına, kendini ötekilenmiş hissetmesine göz yummayacağız. Hak ve özgürlükleri her bir vatandaşımız için genişletmeye, 86 milyonu bir ve eşit görmeye devam edeceğiz." dedi.
AK Parti'ye katılan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı'ya ve Ankara Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'a rozetini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı.
Buradan bu sabah meydana gelen iki büyük deprem ile sarsılan Venezuela halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Türkiye'nin yanlarında olduğunu belirtiyorum.
Dünyada eşi benzeri olmayan teşkilata sahibiz. Dünyanın en büyük en yaygın siyasi hareketlerinden biriyiz.
Bize göre üyelik sadece bir kayıttan ibaret değil, üye demek millete hizmete nefer yazılmaktır. Gerektiğinde yardan ve serden geçmek demektir. Bu milletin bu ümmetin sorumluluğunu yüreğinde taşımak demektir.
- Biz sadece bir siyasi parti değil aynı zamanda dava hareketiyiz, gönül hareketiyiz. Teşkilatçılık anlayışında üye kaydı yapıldığı an millete hizmet mücadelesi başlamıştır.
Biliyorsunuz üye sayısı rekorunun ardından 2026 senesini mahalle çalışmaları yılı ilan ettik. Daha fazla insanımıza ulaşmak için yoğun çalışma içindeyiz. tüm teşkilatımızın gayreti ile AK Parti'mizi üye sayısı ve derinlik itibari ile büyütmek için çalışıyoruz. Muhalefetin adını sanını bilmediği mahallelerde aşkla çalışan kardeşlerime teşekkür diyorum.
"Aramıza hoş geldiniz diyorum"
Eser, kardeşlik siyasetinin temsilcisi olan AK Parti'ye olan teveccüh her geçen gün katlanarak artıyor. Hizmet etmek isteyen hemen herkes bu çatı altında çalışmayı arzu ediyor. Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza basacağız. Birazdan AK Parti ailesine katılacak arkadaşlarımıza aramıza hoş geldiniz diyorum. Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah tam dayanışma içinde olup halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız. Ülkesi ve milleti için hizmet etmek isteyenleri partimize katmaya devam edeceğiz.
Bize göre siyaset millete tepeden bakan faaliyet değildir. İster yerelde ister ülke sathında olsun siyaset felsefemizde insana saygı vardır. 86 milyon insanımızın tamamı eşittir bizim için. Hiçbir ayrım yapmadan aynı derecede hizmete ve hürmete laiktir.
"Mesele gönülleri fethetmektir"
Sadece bize oy verenlerin değil 86 milyonun hizmetkarı olduk. Maruz kaldığı tüm saldırılara rağmen milletin gönlünde yıkılmaz kılan işte bu vasıflardır. Seçmenden oy isterken müşfik, saygılı, ama milletten yetki alınca kibirli, incitici tavır bizim tavrımız değildir. Etkileşim avcılığı denilen hastalığın kamuda, yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz. Özel alan kavramı anlamını yitirmekte, görünür olmak, her türlü hassasiyetin önüne geçmekte. Gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmekte. Bu kapana siyasetçiler de düşmekte. Kendi arkadaşlarımızın da bilerek ya da bilmeden bu ters akıntıya kapıldığını görüyoruz.
Sosyal medya rüzgarı ile seçim kazanılsa iktidarda da cumhurbaşkanlığında da başkaları olurdu. Yaptıklarımızı, icratlarımızı en güzel şekilde bu mecraları da kullanarak halkımız ile paylaşacağız. Ama sosyal medyadaki yankı odalarına da hapsolmayacağız. İstanbul başkanlığımızdan bu yana yaptığımız gibi vakar içinde sürdüreceğiz. Tüm yol ve dava arkadaşlarımdan bu prensip ve ilkeler ile hareket etmelerini beklediğimizi vurgulamak isterim. Biz efendilik taslamaya değil millete hizmet etmeye, hizmetkarlık yapmaya geldik. Bu minvalde, bu istikamette yürümeye de devam edeceğiz. Bir taraftan şehirlerimizi abad etmek için çalışırken diğer taraftan siyasi rakiplerimiz ile gereksiz polemiklerden uzak duruyoruz. Kayıkçı kavgasının parçası olmamızı bekleyenler beyhude bekler.
Biz yeni gönüller kazanmanın peşindeyiz. Gerilimden, kamplaşmadan kaçınmamız insanımızın hak ve hukukunun çiğnenmesine kayıtsız kalacağımız anlamına gelmez. biz yıllardır ötelenen,i kendi öz yurdunda oraya buraya yitilen kardeşlerimizin izzetini savunmak için de aldık. 28 Şubat döneminde darbecilerin gadrine uğrayanların aynı zorbalığına maruz kalmaması için yetki aldık.
"İlkemiz bellidir; inanç özgürlüğü"
Küstah azınlığın hayat tarzı dayatmasına müsaade etmedik. Jakobenlerin insanımızın inancına karışmasına eyvallah etmedik. Zaman zaman sesi çok çıkan kibir abidelerinin sessiz çoğunluğu susturma girişimlerine şahit oluyoruz. Bunlarla mücadelemizi hukuk zemininde sürdürüyoruz. 28 şubat özlemi ile davranın baskıcı zihniyete izin vermeyeceğiz. İlkemiz bellidir; inanç özgürlüğü... Anayasa tarafından güvenceye alınmıştır. Kimse kimseye baskı kuramaz. Küçük dar bir zümre bu millete yaşam tarzı dikte edemez. Eskiden olduğu gibi bir avuç müstekbirin azarladığı kadınları kılık kıyafetine göre ayrıştırıp gerici yobaz diye tahkir ettiği günler artık geride kaldı.









