
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bosch Türkiye’nin 'Anneler Günü' yaftasıyla aileyi ve anneyi hedef alan reklamına ilişkin yaptığı paylaşımda annelik kavramının değersizleştirilemeyeceğini vurguladı. Göktaş, anneliğin yalnızca bireysel değil toplumsal sürekliliğin de temeli olduğunu belirterek, bu değerin “iletişim stratejileri uğruna esnetilmesini” kabul etmediklerini ifade etti.
Bosch Türkiye, 'Anneler Günü' dolayısıyla hazırladığı reklam filmiyle aileyi ve anne kavramını hedef aldı.
'Çocuk yerine köpek' sahibi olmanın propagandasının yapıldığı reklam filmi infiale neden oldu ve gelen tepkilerin ardından kısa sürede yayından kaldırıldı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da büyük tepki çeken skandal reklam filmine ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı.
"Annelik değersizleştirilecek bir kavram değildir"
Bakan Göktaş, paylaşımında annelik kavramının reklam diliyle sıradanlaştırılamayacağını belirterek, “Annelik, reklam diline indirgenerek değersizleştirilecek bir kavram değildir.” ifadelerini kullandı.
Annelik bağının yalnızca bireysel bir ilişki olmadığını, aynı zamanda toplumsal sürekliliğin temelini oluşturduğunu vurgulayan Göktaş, “Bir çocuğun hayatına sevgiyle dokunan, onu büyüten, koruyan ve geleceğe hazırlayan her kadın —biyolojik ya da koruyucu— gerçek bir annedir. Bu bağ; sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal sürekliliğin temelidir” değerlendirmesinde bulundu.
"Annelik iletişim stratejileri uğruna esnetilemez"
Paylaşımında sevginin her biçiminin kıymetli olduğunu ifade eden Göktaş, annelik kavramının farklı bağlamlarda ele alınmasına ise tepki gösterdi. Göktaş, “Sevginin her biçimi elbette kıymetlidir. Ancak annelik gibi derin ve kurucu bir değerin, iletişim stratejileri uğruna esnetilmesini ve sıradanlaştırılmasını kabul etmiyoruz” dedi.
Bakan Göktaş, açıklamasının devamında anneliğin toplumsal ve kültürel önemine dikkat çekerek, “Annelik; bir iletişim kurgusu değil, bir neslin ve bir geleceğin taşıyıcısıdır. Bu değerin, hak ettiği hassasiyetle ele alınması bir tercih değil, bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.










