Kanserle savaşırken arı zehrindeki şifayı keşfetti: Şimdi taleplere yetişemiyor

10:45, 11/07/2026, Cumartesi
DHA
Kanserle savaşırken arı zehrindeki şifayı keşfetti: Şimdi taleplere yetişemiyor

Kayseri'nin İncesu ilçesinde hem kalp rahatsızlığı bulunan hem de göğüs kanseriyle mücadele eden 1 çocuk annesi Zehra Kocabaş (36), okuduğu bilimsel çalışmalarda arı iğnesi ve arı zehrinin tedavi sürecine yardımcı olabileceğini öğrenince arıcılığa başlamaya karar verdi. Ailesinde genetik olarak kalp ve kanser rahatsızlıkları olduğunu belirten Zehra Kocabaş, “Arı iğnesindeki zehrin göğüs kanserinin tedavi sürecine katkı sağlayabileceğini öğrenince, 'Ben bu işi kesinlikle yapmalıyım' dedim ve arıcılığa başladım” dedi.

İlçenin Kızılören Mahallesi'nde yaşayan 1 çocuk annesi Zehra Kocabaş, kalp krizi geçirip, kanser hastalığına yakalandı. Hem kalp rahatsızlığı hem de göğüs kanseriyle mücadele etmek için araştırmalar yapan Kocabaş, bilimsel çalışmalarda arı iğnesi ve arı zehrinin tedavi sürecine yardımcı olabileceğini öğrenince bu yıl nisan ayında arıcılığa başlamaya karar verdi. İlk başta 60 kovanla işe koyulan Kocabaş, kısa sürede kovan sayısını 100’e çıkardı. Girişimci Zehra Kocabaş’ın şimdiki hedefinde ise arıcılıkta kovan sayısının 500’e çıkarabilmek var.

İlçenin Kızılören Mahallesi'nde yaşayan 1 çocuk annesi Zehra Kocabaş, kalp krizi geçirip, kanser hastalığına yakalandı. Hem kalp rahatsızlığı hem de göğüs kanseriyle mücadele etmek için araştırmalar yapan Kocabaş, bilimsel çalışmalarda arı iğnesi ve arı zehrinin tedavi sürecine yardımcı olabileceğini öğrenince bu yıl nisan ayında arıcılığa başlamaya karar verdi. İlk başta 60 kovanla işe koyulan Kocabaş, kısa sürede kovan sayısını 100’e çıkardı. Girişimci Zehra Kocabaş’ın şimdiki hedefinde ise arıcılıkta kovan sayısının 500’e çıkarabilmek var.

‘ZOR BİR SÜREÇTİ’

Yaşadığı süreci anlatan Zehra Kocabaş, "12 yıldır özel sektörde çalışıyordum. Bir hafta sonuydu, eşimle birlikte spora gitmiştik. Spor salonunda sırtımda saplanır şekilde bir ağrı ve sol tarafımda uyuşma başladı. Nefes almakta çok zorlandım. Başta bunun sporun verdiği yoğunluktan kaynaklandığını düşündüğüm için pek dikkate almadım. Ancak eve gelip dinlendikten sonra şikayetlerim artarak devam edince hastaneye gittik. Hastanede yapılan tetkiklerde kalp krizi geçirdiğim ve emboli attığı tanısı konuldu. Embolinin ana atar damarlara değil, organ içerisindeki atar damarlara attığını öğrendik. Bu nedenle herhangi bir anjiyo yapılmadı. Ancak 6 aylık kan sulandırıcı iğne tedavim başladı. Bu süreç bizim için gerçekten çok zordu. Hayatımda birçok kısıtlama başladı. Fazla efor harcayamadım, stresten uzak durmam gerekti ve yaşamımı çeşitli kısıtlamalarla sürdürmek zorunda kaldım. Bunun üzerine iş hayatımda da çok zorlanmaya başladım. Doktorlarım bana daha sakin, stressiz ve efor gerektirmeyen bir yaşam sürmemi önerdi” dedi.

‘ZOR BİR SÜREÇTİ’Yaşadığı süreci anlatan Zehra Kocabaş, "12 yıldır özel sektörde çalışıyordum. Bir hafta sonuydu, eşimle birlikte spora gitmiştik. Spor salonunda sırtımda saplanır şekilde bir ağrı ve sol tarafımda uyuşma başladı. Nefes almakta çok zorlandım. Başta bunun sporun verdiği yoğunluktan kaynaklandığını düşündüğüm için pek dikkate almadım. Ancak eve gelip dinlendikten sonra şikayetlerim artarak devam edince hastaneye gittik. Hastanede yapılan tetkiklerde kalp krizi geçirdiğim ve emboli attığı tanısı konuldu. Embolinin ana atar damarlara değil, organ içerisindeki atar damarlara attığını öğrendik. Bu nedenle herhangi bir anjiyo yapılmadı. Ancak 6 aylık kan sulandırıcı iğne tedavim başladı. Bu süreç bizim için gerçekten çok zordu. Hayatımda birçok kısıtlama başladı. Fazla efor harcayamadım, stresten uzak durmam gerekti ve yaşamımı çeşitli kısıtlamalarla sürdürmek zorunda kaldım. Bunun üzerine iş hayatımda da çok zorlanmaya başladım. Doktorlarım bana daha sakin, stressiz ve efor gerektirmeyen bir yaşam sürmemi önerdi” dedi.

‘ARI İĞNESİNDEKİ ŞİFAYI ÖĞRENDİM’

Hastalığının genetik bir hastalık olduğuna da dikkat çeken Kocabaş, “Ailemizde genetik olarak kalp ve kanser rahatsızlıkları var. Göğsümde bulunan kitle benim için hem psikolojik hem de bedenen ciddi bir rahatsızlıktı. Arı zehrindeki şifaya inanarak bu yola girdim. Yaptığım araştırmalarda bazı bilimsel çalışmalara rastladım. Bu çalışmalarda arı iğnesindeki zehrin göğüs kanserinin tedavi sürecine katkı sağlayabileceğini öğrenince, 'Ben bu işi kesinlikle yapmalıyım' dedim ve arıcılığa başladım. İlk olarak arı ve arı ürünlerinin faydalarını araştırdım. Bu araştırmalar sırasında arı iğnesindeki şifayı öğrendim. İncesu Aksu Bağları'nda ilk etapta 60 kovanla üretime başladık. Polen, perga, arı sütü ve propolis ürettik. Ürettiğimiz ürünlere o kadar yoğun talep oldu ki siparişlere yetişemedik. Hatta evimize kendimize bile ayıramadık. Beklediğimizin çok üzerinde ilgi gördü. Bulunduğumuz bölgenin iklimi gerçekten çok verimli” ifadelerini kullandı.

‘ARI İĞNESİNDEKİ ŞİFAYI ÖĞRENDİM’Hastalığının genetik bir hastalık olduğuna da dikkat çeken Kocabaş, “Ailemizde genetik olarak kalp ve kanser rahatsızlıkları var. Göğsümde bulunan kitle benim için hem psikolojik hem de bedenen ciddi bir rahatsızlıktı. Arı zehrindeki şifaya inanarak bu yola girdim. Yaptığım araştırmalarda bazı bilimsel çalışmalara rastladım. Bu çalışmalarda arı iğnesindeki zehrin göğüs kanserinin tedavi sürecine katkı sağlayabileceğini öğrenince, 'Ben bu işi kesinlikle yapmalıyım' dedim ve arıcılığa başladım. İlk olarak arı ve arı ürünlerinin faydalarını araştırdım. Bu araştırmalar sırasında arı iğnesindeki şifayı öğrendim. İncesu Aksu Bağları'nda ilk etapta 60 kovanla üretime başladık. Polen, perga, arı sütü ve propolis ürettik. Ürettiğimiz ürünlere o kadar yoğun talep oldu ki siparişlere yetişemedik. Hatta evimize kendimize bile ayıramadık. Beklediğimizin çok üzerinde ilgi gördü. Bulunduğumuz bölgenin iklimi gerçekten çok verimli” ifadelerini kullandı.

‘KADININ GÜCÜNÜ GÖSTERMEK İSTEDİM’

Arılarını Erciyes Dağı eteklerindeki yaylalara götüreceğini de söyleyen Zehra Kocabaş, “Oradaki bitki örtüsünün çok daha verimli olacağına inanıyorum. Çünkü kekik, geven, karahindiba, adaçayı, meşe, üçgül ve yonca gibi birçok bitki bulunuyor. Bu nedenle verimin daha da yüksek olacağını düşünüyorum. Şu anda 100 kovanımız var. Ancak yine de siparişlere yetişemiyoruz. Siparişlere yetişebilmek için kovan sayımızı artırmayı planlıyoruz. İlk hedefimiz 500 kovana ulaşmak. Bu hedef doğrultusunda devlet büyüklerimizden destek bekliyorum. Ülkemize üretim anlamında katkı sunmak ve insanlara doğal şifayı ulaştırmak istiyorum. Bu işe başlayacağımı söylediğimde ailem ve çevrem bana 'yapamazsın' dedi. Ama ben kadının gücünü göstermek istedim. Çünkü bir kadın isterse her şeyi başarabilir. Kadınların daha özenli ve daha dikkatli olduğunu düşünüyorum. İstersek yapamayacağımız hiçbir şey yok” dedi.

‘KADININ GÜCÜNÜ GÖSTERMEK İSTEDİM’Arılarını Erciyes Dağı eteklerindeki yaylalara götüreceğini de söyleyen Zehra Kocabaş, “Oradaki bitki örtüsünün çok daha verimli olacağına inanıyorum. Çünkü kekik, geven, karahindiba, adaçayı, meşe, üçgül ve yonca gibi birçok bitki bulunuyor. Bu nedenle verimin daha da yüksek olacağını düşünüyorum. Şu anda 100 kovanımız var. Ancak yine de siparişlere yetişemiyoruz. Siparişlere yetişebilmek için kovan sayımızı artırmayı planlıyoruz. İlk hedefimiz 500 kovana ulaşmak. Bu hedef doğrultusunda devlet büyüklerimizden destek bekliyorum. Ülkemize üretim anlamında katkı sunmak ve insanlara doğal şifayı ulaştırmak istiyorum. Bu işe başlayacağımı söylediğimde ailem ve çevrem bana 'yapamazsın' dedi. Ama ben kadının gücünü göstermek istedim. Çünkü bir kadın isterse her şeyi başarabilir. Kadınların daha özenli ve daha dikkatli olduğunu düşünüyorum. İstersek yapamayacağımız hiçbir şey yok” dedi.

‘PSİKOLOJİK ANLAMDA TERAPİ OLDU’

Arıcılık yapmak isteyenlere tavsiyelerde de bulunan Kocabaş, “Bu işin en zor yanı taşıma işlemi. Bu bizim için ciddi bir zorluk. Bunun yanında arıları götürdüğümüz bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızın da bilinçlendirilmesi gerekiyor. Herkes şunu bilmeli ki arı olmazsa soframıza gelen birçok ürün de olmaz. Arılar doğadaki tozlaşmanın en önemli unsurlarından biri. Arının doğaya katkısını herkes öğrenmeli. Arıdan gelen şifaya da insanların inanması gerektiğini düşünüyorum. Bu işe başlamak isteyenlere tavsiyem hiç korkmadan başlamalarıdır. Doğayla iç içe olmak, üretmek gerçekten çok güzel bir duygu. Stres yok. Ben arılığa girdiğim zaman huzur buluyorum. Bir gün oğlum bana, 'Anne ben arılığa girdiğim zaman terapiye girmiş gibi hissediyorum' dedi. Bu söz beni çok etkiledi. Gerçekten de arıcılık bize hem psikolojik anlamda terapi oldu hem de üretmenin verdiği mutlulukla hayatımıza büyük bir moral kattı” diye konuştu.

‘PSİKOLOJİK ANLAMDA TERAPİ OLDU’Arıcılık yapmak isteyenlere tavsiyelerde de bulunan Kocabaş, “Bu işin en zor yanı taşıma işlemi. Bu bizim için ciddi bir zorluk. Bunun yanında arıları götürdüğümüz bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızın da bilinçlendirilmesi gerekiyor. Herkes şunu bilmeli ki arı olmazsa soframıza gelen birçok ürün de olmaz. Arılar doğadaki tozlaşmanın en önemli unsurlarından biri. Arının doğaya katkısını herkes öğrenmeli. Arıdan gelen şifaya da insanların inanması gerektiğini düşünüyorum. Bu işe başlamak isteyenlere tavsiyem hiç korkmadan başlamalarıdır. Doğayla iç içe olmak, üretmek gerçekten çok güzel bir duygu. Stres yok. Ben arılığa girdiğim zaman huzur buluyorum. Bir gün oğlum bana, 'Anne ben arılığa girdiğim zaman terapiye girmiş gibi hissediyorum' dedi. Bu söz beni çok etkiledi. Gerçekten de arıcılık bize hem psikolojik anlamda terapi oldu hem de üretmenin verdiği mutlulukla hayatımıza büyük bir moral kattı” diye konuştu.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026