
Staj ve çıraklık yasasıyla ilgili gelişmeler, emeklilik hesabı yapan binlerce vatandaş tarafından yakından takip ediliyor. Özellikle Staj ve çıraklık süresi sigorta girişinden sayılacak mı? sorusu gündemdeki yerini koruyor. Mevcut uygulamada staj ve çıraklık döneminde yapılan sigorta, çoğunlukla iş kazası ve meslek hastalığı kapsamında değerlendirildiği için emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmiyor. Yargıtay, staj ve çıraklık mağdurunun uzun süredir beklediği ve emeklilik hesaplamalarını doğrudan etkileyecek kritik bir karara imza attı. Peki staj ve çıraklık yasası çıkacak mı? Staj ve çıraklık süresi sigorta girişinden sayılacak mı son durum nedir?

Milyonlarca vatandaşın erken emeklilik hayallerini süsleyen ve sosyal güvenlik sistemindeki en büyük beklentilerden biri olan staj ve çıraklık yasası, Meclis ve çalışma hayatının ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Geçmiş yıllarda meslek liselerinde, çıraklık okullarında ya da üniversitelerde zorunlu staj yapan sigortalılar, "İş kanununda yapılacak yeni bir düzenlemeyle staj ve çıraklık süresi sigorta girişinden sayılacak mı?" sorusunun yanıtını sabırsızlıkla bekliyor. Yargıtay’dan staj ve çıraklık kriteri geldi.

Staj ve çıraklık yasası çıkacak mı? Yargıtay kararıyla staj ve çıraklık süresi sigorta girişinden sayılacak mı?
16 yaşında çırak olarak çalışan bir kişi, çalıştığı dönemde üretime katıldığını öne sürerek, bu sürenin emeklilikte sayılması gerektiği ile mahkemede dava açtı. Mahkeme, çalışmanın meslek öğrenme olarak değerlendirilemeyeceğini öne sürerek, davayı kabul etti. Konu Yargıtay’a geldi. Yargıtay, mahkemenin hizmet tespitinde ayrıntılı araştırma yapmadığını belirterek, mahkeme kararını bozdu.

Sosyal güvenlik hukuku açısından emsal niteliği taşıyan bu kararla birlikte, geçmişte meslek liselerinde veya çıraklık okullarında fiilen çalışmış ancak sigorta başlangıcı uzun vadeli sigorta kollarına (emeklilik primlerine) dahil edilmemiş vatandaşlar için hukuki bir kapı aralanmış oldu.
Bu durumun konuyu hukuki süreçlere taşıyan staj ve çırak mağdurlarını ilgilendirdiğini belirten Sosyal Güvenlik Müşaviri ve Ekonomist Murat Bal, hizmet tespit davalarında işten çıkıştan itibaren uygulanan 5 yıllık hak düşürücü sürenin, aynı iş yerinde çalışmaya devam eden kişiler için zamanaşımı engeli oluşturmadığına da dikkat çekti.

Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş ise mevcut yasal mevzuat gereği yargı organlarından stajyer ve çıraklar lehine kesin bir sonuç alınamayacağını iddia etti. Karakaş, yasal olarak sadece iş kazası ve meslek hastalığını kapsayan kısa vadeli sigorta kollarının uygulandığını, emeklilik primlerinin ise yatırılmadığını hatırlattı. Karakaş, çözümün "eşitlik" ilkesi üzerinden aranması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

"Bu mücadelede doğru yolda ilerlemek önemli. Staj ve çırakların yol alacağı tek bir konu vardır. Eşitsizlik boyutuyla gitmeleri lazım. Avukata borçlanma hakkı verip ona erken emeklilik hakkı veriliyorsa, sanayide çalışana da aynı statü verilmeli. Tek çözüm hükümetin yasa çıkartmasıdır. SGK'nın yapacağı hiçbir şey yok. Yargı da bir şey yapamaz."






