Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar gündeme ilişkin konuşuyor

20:434/05/2026, Pazartesi
G: 4/05/2026, Pazartesi
Yeni Şafak
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, TVNET canlı yayınında.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, TVNET canlı yayınında.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TVNET canlı yayınlanan Net Bakış programında, ABD-İran savaşı ve bölgeye etkileri ile gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

Serhat İbrahimoğlu'na konuk olan Bakan Bayraktar'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Kriz küresel bir kriz. Dünya büyük krizlerle karşı karşıya. Her an teyakkuzda, belirsizliklere karşı hazırlıklı olmalıyız.

Piyasalar olumlu haberler bekliyor. Yeni normal, bu krizlerin hayatın bir parçası haline geldi.

2022 Rusya-Ukrayna krizi, dört yılı tamamladı. İran'da başlayan süreç, belirsizlikler daha uzun süre devam edebilir.

Ümit ediyorum, bölge bu yeni normale alışmaz. Büyük kırılganlıklar var. BAE'nin OPEC'ten ayrılması gibi... Belirsizliler riskleri beraberinde getirir.

Asya ve dünyanın doğusunda enerji sıkıntısı yaşanıyor. Fiyatlar konusunda ülkemiz de etkileniyor.

Bölgede yaşanan bir enerji krizi var. Türkiye, enerji anlamında bir sıkıntı yaşamıyor.

Artık krizler dünyasında yaşıyoruz. Tedarik zincirinde krizler yaşandı, EMTİA fiyatları çok arttı. Orta Doğu'da İsrail'in saldırılarıyla başlayan süreçle başlayan bir krizler manzumesi yaşıyoruz. Bu kriz birilerinin işine yarıyor. ABD'nin ortaya koyduğu bir doktrin var. Bu enerji hakimiyetine dönük adımlar görüyoruz. Venezuela'daki darbe, oradaki petrol hamleleri var. Dünyanın en büyük petrol ihracatçılarının yaşadığı sıkıntılar...

2026 yılında ABD'deki petrol fiyatlarının normal seyredeceğini düşünüyordum bu olaylar öncesinde. İç siyasi dinamiklerle değil, enerji hakimiyeti doktriniyle hareket ediyorlar. Dünyaya negatif bir etkisi var gelecek dönemde göreceğiz.

Enerjide karşı karşıya olduğumuz sorunlara akşamdan sabaha çözüm bulmak mümkün değil. Bu iş uzun soluklu planlama, arkasında irade koyma ve icra gerektiren bir konu.

"Hedef, enerjide dışa bağımlılığı bitirmek"

Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını bitirme hedefimiz var. Türkiye'nin önünde artan enerji talebi var.

Cari açık meselemiz var. Enerji ve maden ithalatı başı çekiyor. Bunu yapmak zorundayız, Türkiye'de her gün 34 milyon aracın yakıt bulması lazım.

2016'dan sonra başladığımız yeni süreç, kendi gemileriyle kendi denizlerinde petrol arayan bir Türkiye var.

Türkiye'nin gitmediği, sondaj yapmadığı hiçbir yer kalmayacak stratejisi bizi Gabar'da keşfe ve 81 bin varillik üretime götürdü.

Dışa bağımlılığı bitirme hedefini ortaya koyduk. Muhalefete baktığımızda, Mavi Vatan'a masal diyorlar. Gemileri ne yapacağız kiralayalım diyenler var.

Bu Türkiye'nin ortak menfaati, bunu güçlendirerek devam etmemiz gerekiyor.

2016'da yöntemi değiştirmemiz lazım dedik. Kendi gemimizin olması, Akdeniz'de varız demek. Kendi ekipmanınız olduğunda 2020'nin ağustos ayında dünyadaki bütün şirketler yatırımlarını durdurular ya da ertelediler. Türkiye, kararlılıkla aramalarına devam etti ve pandeminin ortasında keşif yaptı.

Gelişen kabiliyetlerle bugün Somali'de petrol arayabilen bir ülke haline geldik. Muazzam bir kabiliyet kazandık.

Somali ve Libya'daki sismik arama çalışmaları

Somali'de bugüne kadar sismik arama yapılmamış. Bize tahsis edilen üç blokta çalışmalar yaptık. Oradan aldığımız verileri derleyerek, bir blokta Mogadişu açıklarında sondaj faaliyetini gerçekleştireceğiz. Ümit ediyorum buradan müjde paylaşırız.

Libya da bizim için önemli bir alan. Bir karada ve bir denizde blok lisansı aldık. Libya'ya daha güçlü girmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Orada ortaklıklarla proje peşindeyiz.

Uluslararası pratiklerde ne oluyorsa o olacak. Somali ile bu kapsamda bir anlaşmamız var. Meclis'in web sitesinde de vatandaşlarımız bulabilir. Yurt dışı kaynaklı bazı malum çevreler, bu anlaşmanın Türkiye'nin lehine Somali'nin aleyhine olduğunu yayıyor. Türkiye olarak biz büyük riskler alarak buradayız.

Aramıza bu nifak tohumu ekmek isteyenlere fırsat vermiyoruz, onları sürekli bilgilendiriyoruz. Türkiye'de gaz bulduk, biz açıklamadan rakamları şişirdiler. Aynısı Somali'nin başına geliyor. Yaşananlardan haberleri var. Donanma gücünü de gerektiriyor. İki fırkateynimiz güvenlik için oradalar.

Yapay zeka ve nadir elementlerin önemi

Dünyada bir yapay zeka çağı geliyor. Bu çağ bilinen ezberleri değiştirecek bir konu. Her alanda etkileri büyük. Bu çağda öne çıkan yine en önemli konu enerji. Dünyada bunun etrafında dönen bir mücadele var. Elektrikleşme çağının getirdiği durumun özünde de nadir elementler var. Bunlara kim sahip?

Nadir toprak elementlerinde yol haritası hazırlıyoruz. Eskişehir Beylikova'da bulduğumuz rezervin de ekonomiye kazandırılması için çalışmalar devam ediyor.

Bor atıklarının içerisindeki lityumu alarak, depolama teknolojisinde araç bataryası ve telefonlarda çok önemli... 600 milyon dolarlık üç yatırımla 1500 kişiye istihdam sağlayacağız. Zenginleştirme teknolojisi üzerinde de çalışıyoruz.

Çin bu konuda açık ara önde, 30 yıldır kafa yoruyorlar. Çin bir yola girdiğinde enteresan yollar izliyor. Yüzde 90 üzerinde dünya Çin'e bağımlı halde.

2030'larda bu ağırlık en iyi ihtimal yüzde 75'e düşebilir. Kendi ülkesinde yaptığı çalışmalarla birçok ülkeden 10 yıllar öndeler.

Madenlerin genelinde Afrika'da ciddi bir potansiyel var. Nijer'de altın çalışmalarımız netice vermek üzere. Daha agresif ve hızlı şekilde adımlar atacağız.

Yeni enerji mimarisi

AK Parti iktidarındaki enerjiyi iki döneme ayırabiliriz. 2003-2016 dönemi, piyasa serbestleşmesinin olduğu bir hidrolik devrimi olarak adlandırabiliriz.

2016-2026 ikinci dönüşüm dönemi. Petrol ve doğal gazda yaptığımız arama stratejimiz, yenilenebilir Güneş ve rüzgar devrimi. İkisinin toplam 41 bin megavatın kurulu gücümüzün üçte biri bu oldu. Son 12 yılın eseri diyebiliriz. Gazlaştırma tesislerimizin devreye alındığı dönem.

2026 ve sonrası versiyon 2.0'a geçeceğiz. Cumhurbaşkanımız Türkiye kamuoyu ile paylaşacak. Elektriğin daha yoğun kullanıldığı bir döneme giriyoruz. Bunun geliştirilmesi gerektiğini paydaşlarımızla görüşüyoruz.

Bazı ülkelerde dizel problemi de var. 5.5 milyon binek araç var. Bunların yarısı elektriye döndüğünde yüzde 65'e yakın yerlilik oranımız var. Elektrikleşmenin merkez olduğu bir mimari yapı kuracağız.

Bunun içerisinde nükleer, yeni boru hattı projeleri de var. Madenlerimizi de katma değerli şekilde ekonomiye katacağımız bir mimariyi açıklayacağız.

Şarj istasyonu sayısında bir artışa ihtiyaç var. 400 bin elektrikli araca geldi. 40 bine yakın şarj istasyonumuz var. 10'da 1 gibi bir oran var. Bu Avrupa'da 7'de 1 gibi. Baktığınız zaman gelişmeye ihtiyacı var. Yoğunluk zamanlarında sorun olabilir ama altyapı gelişebilir. 2035 senaryosunda 6-8 milyon araç olacağını düşünüyoruz. 800 bin ila 1 milyon istasyona ihtiyacımız var.

Nükleer enerjide son durum

Akkuyu yoğun çalışmanın olduğu 2026'da ilk reaktörü devreye alma hedefimiz olduğu bir süreç. Ciddi anlamda nükleerden elektriği karşılayacağımız bir modeli düşünüyoruz. Gelişecek elektrik talebinin yüzde 15'ini karşılayabiliriz.

Akkuyu'nun yanında Sinop, onun da yanında Trakya lazım. Küçük modüler reaktörlere ihtiyacımız var. Türkiye'nin 1950'lerden başlayan süreçte çalışmalar var ama biz 70 yıl sonra devreye almayı konuşuyoruz. Bu kez Türkiye bu treni kaçırmayacak. Çok ciddi çalışmalar var.

Akkuyu ile başlayan süreç büyüyerek güçlenerek devam edecek. AB'nin hatalarımızdan biri dediği nükleerden vazgeçme meselesi. Türkiye bu trendin tersine, genç mühendislerin ilgi duyduğu gelişmeye açık bir alana yatırım yaptı.

Muhalefetin madencilik suistimalleri

Türkiye maden çeşitliliğinde dünyanın en zengin 10 ülkesinden biri. Maalesef net maden ithalatçısı bir ülke. Toplamda ithalat daha fazla. Madenler savunma sanayiinin ana girdileri. Bunlar olmadığı zaman bu alandaki rekabette de dışa bağımlı oluruz.

Türkiye madenlerini iş sağlığı ve güvenliğini önceleyerek, çevreyle birlikte ve katma değerle birlikte ekonomisine katmak zorunda.

Maden demek istihdam demek 150 bin kişi burada çalışıyor. Yaşadığımız bu son tatsız hadise. Bir piyasa oyuncusu işçilerin haklarını ödemedi. Bu konu yine muhalefetin istismar konusu haline dönüştü.

Madenlerin kapanmasına vesile olacak konuda zeytin ağaçları algısı yaptılar, oradaki 3 bin madenci kardeşimiz onları bölgeden gönderdiler.

Yerli kömür santrallerini desteklemek için kanun getirdiğimizde karşısında durdular. Belli alım garantileri vererek bu madenleri çalıştırıp ekonomiyi devam ettireceğiz.

Sürekli yalanlıyoruz. AK Parti iktidarlarına kadar toplamda 52 bin ruhsat verilmiş. Son 23 yılda toplam 13 bin ruhsat verilmiş, oransal olarak birbiriyle uyumlu.

Türkiye'de fiilen maden faaliyetine konu olan saha on binde 18. Böyle bir alanda sadece madencilik yapılıyor. Bunların büyük çoğunluğu da taş ve mermer ocağı gibi küçük işletmeler.

Muhalefetin istismar etmediği bir alan yok. Tamamlama oranına gelen Akkuyu'yu iptal edin diyen bir muhalefet var karşımızda. Bunların Türkiye'nin geleceğine dair bir programları yok. Enerji ve madenler çok büyük bir mücadele alanı. Avrupa'da jet yakıtı krizi var. Gelinen noktada birçok ülke tüketimi düşürmeye çalışıyor. Türkiye'de bu gündem yok.

Vatandaşımızın üzerinden sübvansiyonla sadece enerji üzerinden 1.5 trilyon liralık yükü üstlenmiş durumdayız. Buna bir finansman ve ürün bulmanız lazım. Ama muhalefetin böyle bir derdi yok. Yönettikleri belediyelerde durum ortada açıkçası."

Ayrıntılar geliyor...

#Alparslan Bayraktar
#TVNET
#ABD
#İran