Makineler karar verirken insanlık nerede duruyor?

04:00, 07/07/2025, Pazartesi
Yeni Şafak
Makineler karar verirken insanlık nerede duruyor?
İllustrasyon: Cemile Ağaç Yıldırım.

Algoritmaların tarafsız olduğu düşünülür ama onları eğiten veriler ve yazan insanlar toplumsal önyargılarla şekillenir. Bu durum, sistemin “öğrendikçe” aslında toplumdaki adaletsizlikleri yeniden üretmesine yol açabilir.

Mehmet Serdar Tufan – Bilgisayar Mühendisi - Hukukçu
Serhat Buhari Baytekin – Siyaset Bilimci

Cep telefonunuzun ekranında bir bildirim beliriyor: “Kredi başvurunuz onaylandı.” Ancak bir arkadaşınız aynı bankaya başvurduğunda reddedilmiş. Geliriniz, kredi geçmişiniz, yaşam tarzınız benzer ama sonuçlar farklı. İşte burada devreye, farkında olmadan yaşamımızı yönlendiren görünmez bir güç giriyor: yapay zekâ algoritmaları.

Yapay zekâ, karar verme süreçlerinde hız, verimlilik ve maliyet avantajı sağlarken; şeffaflık, adalet ve hesap verebilirlik gibi temel etik ilkeleri zorlayan durumlara da neden oluyor. Algoritmaların tarafsız olduğu düşünülür ama onları eğiten veriler ve yazan insanlar toplumsal önyargılarla şekillenir. Bu durum, sistemin “öğrendikçe”

aslında toplumdaki adaletsizlikleri yeniden üretmesine yol açabilir.

Amazon’un 2014 yılında işe alım süreci için geliştirdiği algoritma, geçmiş işe alım verileriyle eğitildiği için erkek adaylara öncelik tanıdı. Kadın adaylar otomatik olarak geri plana itildi ve sistem iptal edildi. Bu örnek, yapay zekânın önyargısız olacağına dair inancın ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.

KARA KUTU

Daha karmaşık bir sorun ise algoritmaların kararlarının anlaşılabilir olmaması. Derin öğrenme tabanlı sistemlerde, sonucun nasıl çıktığı çoğu zaman insan zihnine kapalı kalır. Bu duruma “kara kutu” problemi deniyor. Örneğin, bir sağlık algoritması bir hastaya riskli bir tedavi önerdiğinde, doktor bile kararın dayanaklarını çözmekte zorlanabilir. Hata durumunda sorumluluk kime aittir? Yazılım mühendisi mi, doktor mu yoksa geliştirici şirket mi?

Yapay zekânın etkileri sadece bireylerle sınırlı değil, sistemsel düzeyde de adalet sorunları yaratabiliyor. ABD’de Wisconsin gibi bazı eyaletlerde mahkemeler, sanıkların şartlı tahliyeye uygunluğunu değerlendirmek için yapay zekâ tabanlı risk skorları kullanıyor. Ancak bu algoritmaların, siyahi sanıklara daha yüksek risk puanı verme eğiliminde olduğu ortaya çıktı. Yani bir insanın özgürlüğü, adil olmayan bir sistem tarafından kısıtlanabiliyor.

ŞEFFAFLIK SORUNU

Benzer sorunlar Türkiye’de de gündeme geliyor. Özellikle kamu hizmetlerinde kullanılan yapay zekâ sistemlerinin karar alma süreçlerinin ne kadar şeffaf olduğu, hangi verilerle çalıştığı ve bu verilerin nasıl korunduğu konusunda ciddi soru işaretleri var. Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) kapsamında bazı ilkeler tanımlanmış olsa da teknolojinin hızlı gelişimi yasal çerçeveyi zorlayan durumlar yaratıyor.

Otomatik karar sistemlerinde şeffaflık da büyük bir sorun. Bir banka, kredi reddi kararını algoritmaya dayandırdığında, tüketici bu kararın gerekçesini öğrenemeyebiliyor. Tüketici hakları ve veri erişim hakkı burada zayıf kalıyor. Türkiye’de bu konuda yasal bir boşluk hâlâ mevcut.

TBMM bünyesinde Yapay Zekâ Komisyonu bu tür yasal boşlukları tanımlamak ve yapay zeka mevzuatı üzerine çalışmak için kuruldu. Fakat yapay zekanın sürekli yeni sektörlere dokunuyor olması ve bunun takibinin uygulama geliştiriciler için bile zor olduğu düşünülürse, mevzuatın oluşturulmasının da bir hayli zor olacağı ve zaman alacağı muhakkak.

Etik ikilemlerin bir diğer örneği de otonom araçlarda karşımıza çıkıyor. Trafikte olası bir çarpışma anında araç, yayayı mı yoksa yolcusunu mu korumalı? Bu “Trolley Problem” olarak bilinen klasik etik sorunun artık laboratuvar değil, gerçek dünya karşılığı var. Makineler bu tür ikilemleri nasıl çözecek? Verilen kararların sorumlusu kim olacak?

DEMOKRATİK SİSTEMLER GÜVENDE Mİ?

Yapay zekânın gücü, topladığı ve analiz ettiği veriyle doğru orantılı. Ancak bu verilerin nasıl toplandığı ve kimlerin erişimine açık olduğu da etik bir mesele. Cambridge Analytica skandalı, yapay zekânın kötüye kullanımı konusunda küresel bir farkındalık yarattı. Milyonlarca Facebook kullanıcısının verisi, bilgileri dışında analiz edilip siyasi kampanyalarda kullanıldı. Veri güvenliği artık sadece bireysel mahremiyet değil, demokratik sistemlerin güvenliği açısından da kritik.

Türkiye’de de yüz tanıma sistemlerinin kamu güvenliği gerekçesiyle kullanımı artıyor. İstanbul Havalimanı’nda kurulan biyometrik tanıma sistemleri, hız ve güvenlik sağlasa da bu verilerin nerede saklandığı ve kimin erişiminde olduğu konusunda kamuoyuna yeterli bilgi verilmiyor. Teknolojik güvenlik ile bireysel özgürlük arasında dengeyi kurmak her geçen gün daha da zorlaşıyor.

ACİL ÖNLEM ALMALIYIZ

Bu gelişmeler, yapay zekânın sadece bir mühendislik değil, aynı zamanda sosyal bir tasarım meselesi olduğunu gösteriyor. Avrupa Birliği’nin hazırladığı AI Act (Yapay Zekâ Yasası) gibi düzenlemeler, yüksek riskli yapay zekâ sistemlerinin şeffaflık, hesap verebilirlik ve etik denetim ilkeleriyle uyumlu olmasını zorunlu kılıyor. Türkiye’nin de benzer bir adımı zaman kaybetmeden atması gerekiyor.

Çünkü yapay zekâ sadece hayatımızı kolaylaştırmıyor, aynı zamanda hayatımız hakkında karar veriyor. Hangi işe gireceğimizden hangi tedaviyi göreceğimize, hangi içerikleri okuyacağımızdan hangi krediyi alabileceğimize kadar pek çok alanda görünmez ama etkili bir rol üstleniyor.

Sözün özü, yapay zekâ sistemlerinin etik ilkelerle tasarlanması ve denetlenmesi, birey haklarının korunması ve toplumsal güvenin inşası açısından hayati önem taşıyor. Bu teknolojinin kaderi sadece mühendislerin elinde değil; siyasetçilerin, hukukçuların, sosyologların ve etikçilerin ortak çabasıyla belirlenecek…



Trump’ın İran’la kısa savaşı
Düşünce Günlüğü
Trump’ın İran’la kısa savaşı
Güney Kıbrıs’ı bekleyen akıbet Küçük İsrail
Düşünce Günlüğü
Güney Kıbrıs’ı bekleyen akıbet Küçük İsrail

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026