Trump’ın Ankara dosyasında Tel Aviv’e mesaj var

04:003/07/2026, Cuma
G: 3/07/2026, Cuma
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Yahya Bostan

Her NATO zirvesi için “tarihi” denir. Ama bu zirve gerçekten öyle. 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek buluşma bir yönüyle dönüm noktası. Bu zirve sonunda gidişatın ne yöne olduğunu daha net göreceğiz. Batı ittifakı bu zirveyle kalibre edilecek. NATO’nun geleceği, ABD-NATO ilişkileri, Avrupa’nın güvenlik mimarisi, Türkiye’nin bu mimaride ve NATO’daki rolü (hatta Türk-Rus ilişkileriyle) ilgili artık daha çok fikrimiz olacak. Neresinden bakarsanız bakın… Türkiye için de çok önemli bir zirve bu. Ama

Her NATO zirvesi için “tarihi” denir. Ama bu zirve gerçekten öyle. 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek buluşma bir yönüyle dönüm noktası. Bu zirve sonunda gidişatın ne yöne olduğunu daha net göreceğiz. Batı ittifakı bu zirveyle kalibre edilecek. NATO’nun geleceği, ABD-NATO ilişkileri, Avrupa’nın güvenlik mimarisi, Türkiye’nin bu mimaride ve NATO’daki rolü (hatta Türk-Rus ilişkileriyle) ilgili artık daha çok fikrimiz olacak. Neresinden bakarsanız bakın… Türkiye için de çok önemli bir zirve bu. Ama bunun ötesine geçen bir durum var: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump’la yapacağı görüşme zirveyi gölgede bırakabilir.

Trump’ın NATO buluşmasına ayaklarını sürüyerek geleceğini biliyoruz. Aslında katılmak istemiyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la konuştuktan sonra fikrini değiştirdi. Dışişleri Bakanı Fidan, Moskova’da, aralarında bulunduğum bir kaç gazeteciye “Cumhurbaşkanımız olmasa Trump zirveye gelmeyecekti” demişti. Daha sonra Trump da bunu doğruladı. Kağıt üzerindeki gelişmeye bakarsak… Trump da zaten doğrudan NATO zirvesine gelmiyor. Ankara’ya resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Yani diyebiliriz ki… Ankara’ya gelmişken NATO zirvesine de katılacak.

Trump geçtiğimiz hafta “güzel haberlerle Türkiye’ye geleceğini” söyledi. Çantasında neler var? Erdoğan ve Trump ne konuşacak? Bu soruların yanıtlarına eğileceğim ama önce, önümüzdeki hafta gerçekleşecek zirveyle ilgili bazı değerlendirmeleri aktarmam gerekiyor.


SAVUNMA İÇİN MUTABAKAT MUHTIRASI

Bu zirvenin gündemi belli: Bir. Külfet paylaşımı. Üyelerden GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunmaya harcaması isteniyor. İki. Burası Avrupa’nın güvenlik mimarisi ve NATO’yu yakından ilgilendiriyor: Yeni görev tanımı. Bu NATO 3.0 olarak kodlanıyor. Avrupa ve Kanada’nın elini taşın altına koyduğu, caydırıcılığı artırdığı bir NATO formu (NATO Genel Sekreteri Rutte, Avrupa’nın Çin konusunda uyanık olması gerektiğini de söyledi). Üç. Ukrayna’ya destek. NATO’nun bu konuda üç misyonu var. Bu misyonlar için külfet paylaşımı olacak. Dört. Burası Türkiye’yi, Türkiye-NATO, Türkiye-Avrupa ilişkilerini yakından ilgilendiriyor: Savunma sanayii anlaşmaları… NATO’da savunma sanayii işbirliği konusunda, çerçeve mahiyeti taşıyan önemli bir mutabakat muhtırasına imza atılacak.


TÜRKİYE VE AB’NİN “MİMARİ” KARARI ARTIK NETLEŞTİ Mİ?

Bu Türkiye’yi neden ilgilendiriyor? Çünkü bir süredir Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisi içinde oynayacağı rol tartışılıyordu. Avrupa’nın kafası bu konuda karışık. Hem Türkiye’ye ihtiyaçları var. Hem de çeşitli önyargılar ya da hesaplarla Türkiye’yi kurumsal projelerde (mesela SAFE kredileri) dışarıda bırakmaya çalışıyorlar. Bu konuda önemli bir gelişme yaşandı. Geçtiğimiz günlerde AB’den Ankara’ya gerçekleşen (NATO ayarlı) üst düzey üçlü ziyaretle, Ankara ve Brüksel’in pozisyonlarını artık netleştirdiğini düşünüyorum. Hatta, AB ve Türkiye’nin, Türkiye’nin güvenlik mimarisindeki rolü ve bunun nasıl olacağı konusunda -NATO zirvesi öncesinde- nihai uzlaşmaya vardığını değerlen-diriyorum.

Nasıl bir uzlaşma? Bunun detayı Türkiye-AB ortak açıklamasında gizli. Orada “Güvenlik ve savunma konularında NATO ile tamamlayıcılık içinde diyalog ve işbirliğinin güçlendirilmesinin önemi” vurgusu var. Ben bu vurgudan şunu anlıyorum: Türkiye ve AB, ilişkilerini küresel ve jeopolitik bir perspektiften ele alıyor. Birbirlerine ihtiyacını teyit ediyor. Ama bu ilişkiyi AB kurumsal çerçevesi içine koymuyor. Savunma ilişkisi NATO üzerinden kurgulanacak. Türkiye’nin de bu yüzden üye devletlerle ikili ilişki geliştireceği (İtalya ile yapılan anlaşmalar ya da Romanya’ya savaş gemisi satılması gibi) bir düzlemi satın aldığını düşünüyorum.


O KARAR NETANYAHU’YA BİR UYARI

Şimdi, Erdoğan-Trump görüşmesine eğilebiliriz. Daha önceki görüşmelerde olduğu gibi… Kamuoyu zirveden F-35, CAATSA yaptırımları ve benzeri konularda somut çıktılar bekleyecek. Trump’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı “Türkiye’ye güzel haberlerle gideceğim” vurgusu bu beklentiyi yükseltti. Trump’ın bu yüklerden kurtulmaya çalıştığını herkes biliyor. CAATSA yaptırımlarını kaldırmayı, F-35 programını yeniden canlandırmayı istiyor (Hatta Büyükelçi Thomas Barrack’a göre bu sorunun bir kaç ay önce çözülmesi gerekiyordu.) Bu görüşmede elbette bu irade teyit edilecektir. Ama önce teknik pürüzlerin ortadan kalkması gerekiyor. Ki, Başkan Yardımcısı Vance, F-35 konusunun ABD yasaları ile ilgili bir konu olduğunu özenle vurguladı.

Trump’ın “Türkiye’yi memnun edecek” hamlesi Kaan için gönderilecek olan F110 motorlarıdır. Ben bu kararı “F-35 sözünü yerine getiremiyor. Türkiye’nin 5’inci nesil savaş uçağı projesine destek olarak dostluğunu kanıtlamak istiyor” diye yorumlamıştım. Ancak ABD-İsrail arasındaki gerilim herkesin malumu. Bu kararı; “Trump Netanyahu’ya ‘Çok ileri gidersen F-35 sorununu da bir şekilde çözerim’ mesajı veriyor” diye yorumlayanlar da var.

F-35 gibi somut meselelerde bir gelişme beklenmiyorsa… Liderler hangi konuları ele alacak? Deniyor ki… Bu tür zirvelerde “büyük resim gözden geçirilir.” Büyük resim nedir? İran’dır. Irak’tır. Körfez’in güvenliğidir. Suriye’dir, Lübnan’dır, Gazze’dir. İsrail’in faaliyetleridir. Bir yönüyle Kafkaslar, bir yönüyle Orta Asya’dır. Afrika’dır. Avrupa’nın güvenliği ve Ukrayna’dır. Dışişleri Bakanı Fidan’ın zirveden önce Moskova’ya gerçekleştirdiği ziyaret bu “büyük resmin” bir parçasıdır (O ziyaretle Türk-Rus ilişkilerinin de yeniden tanımlandığına inanıyorum.) MİT Başkanı Kalın’ın birkaç güne sığdırdığı yoğun ziyaretleri de (Libya, Mısır, Irak) hesaba katın. Dosyalar hazırlanıyor. Muhtemelen çok başlık konuşulacak. Takip edeceğiz.

#NATO
#politika
#Yahya Bostan