
Geçtiğimiz günlerde İngiltere Başbakanlığı görevinden istifa edeceğini duyuran Keir Starmer, giderayak günah çıkardı. İngiliz Başbakan, 1949-1976 döneminde uygulanan evlilik dışı doğan çocukları zorla annelerinden ayırıp evlatlık verme programı nedeniyle özür diledi. "Bu bizim tarihimizde bir lekedir." diyen Starmer, "Çoğu genç yaştaki korumasız ve destekten mahrum annenin zorla, zorbalıkla, duyguları yanlış yönlendirilerek, başka seçenekleri olmadığına inandırılarak çocuğu elinden alındı. Bu utanç, sizin değil, hiçbir zaman sizin olmadı, utanç bizimdir." diye konuştu.
Başbakan Starmer, İngiltere Parlamentosunda yapılan "Tarihi Zorunlu Evlat Edindirme" başlıklı oturumda, açıklamalarda bulundu.
Bu sabah Başbakanlık Ofisi 10 Numara'da çocuğu elinden zorla alınan anneler ve bebekken başka ailelere verilmiş kişilerle buluştuğunu aktaran Starmer, çocuğu zorla elinden alınan kadınların ifadelerini okumakta güçlük çektiğini söyledi.
"Çocuklar annelerinden zorla, zorbalıkla alındı"
Bunların birkaç vakadan ibaret olmadığının altını çizen Starmer, yaşananlarda devlet organlarının, yerel yönetimlerin, inanç kurumlarının, sağlık sisteminin ve sosyal hizmet kurumlarının suçu bulunduğunu ifade etti.
Starmer, söz konusu yapıların insan hayatını öncelemesi gereken ve toplumdan güç alan kurumlar olmasına rağmen "vicdansızca, rıza dışı ve insan onuruna uygun olmayan" bir eylemde bulunduğunu söyledi.
Zorunlu evlat edindirme işlemlerinin büyük oranda 1949-1976 döneminde yapıldığını hatırlatan Starmer, bu yıllarda çoğu kiliselere bağlı anne ve bebek sığınma evlerinde kalan kadınların şiddet, baskı ve kötü koşullarda yaşamaya zorlandığını anlattı.

Ailesini arayanlara engeller çıkarıldı
Kadınların suçluluk duyarak ve insani muameleyi hak etmediği düşüncesiyle yaşadığını belirten Starmer, şunları kaydetti:
"Bu özür, bu duyguları yok etmeyecek ancak biraz da olsa yardım edecektir. Bunu, parlamentoda bulunan, izleyici galerisinde bizi dinleyen, ülkenin neresinde olursa olsun yaşananlardan etkilenen ancak hala yaşadıklarıyla ilgili konuşamayan herkese söylüyorum. Umarım özür açıklamam başınıza gelenleri anlatmanız için cesaret verir. Bu utanç, sizin değil, hiçbir zaman sizin olmadı, utanç bizimdir. Tüm ülke adına yaşananlardan etkilenen herkese içtenlikle ve derinden özür dilediğimizi söylemek istiyorum."
Starmer, bugün artık yetişkin olan zorla evlatlık verilmiş kişiler arasında göçmenler bulunduğunu da ifade ederken, bu kişilerden Debbie Iromlou isimli kadının, "Kendi ırkıma karşı ırkçı görüşlerle büyütüldüm." dediğini aktardı.
Ailelerini bulmak isteyen babaların sesini duyuramadığı, çocuğunu arayan annelerin çeşitli baskılara maruz kaldığı, evlatlık verilen çocukların baskı ya da şiddete maruz kaldığı ortamlarda bulunduğunu ifade eden Starmer, "Söz konusu kötülük, devletin eylemleri ve ihmalleriyle daha da ağırlaştı." dedi.
Starmer, devletin bu uygulamayı fonladığının ve kolaylaştırdığının altını çizerek, "Devlet, yapılan kötülüğe bir son vermedi. Devlet, bu sistemi fonladığı ve yasal hale getirdiği için sorumluluk taşımaktadır. Devlet, anneleri, çocukları ve aileleri zarar görmekten korumamıştır. Bu sistematik başarısızlık için de gerçekten özür dilerim." diye konuştu.
Çocukların gerçek ailelerini bulmak istediklerinde önlerine engeller çıkarıldığına dikkati çeken Starmer, özür dilemek dışında ailelere gerekli bilgilere ulaşacakları bir arşiv tarama sistemi kuracakları bilgisini verdi. Bu şekilde 100 yıllık belgelerin taranabileceğini vurgulayan Starmer, elinde belge bulunan tüm yerel yönetim, kuruluş, vakıf ve hayır kurumlarına "taleplerle hızlı şekilde ilgilenme" emri verileceğini kaydetti.
Starmer, İskoçya ve Galler bölgesel hükümetlerinin dilediği özrü de takdir ettiğini, Kuzey İrlanda'da başlayan inceleme sürecini memnuniyetle karşıladığını bildirdi.

İngiltere Kilisesi de özür dilemişti
İngiltere'de 1949-1976 döneminde evlilik dışı hamile kalan kadınlar, çoğunlukla hayır kurumları ve kilise kurumlarının sahip olduğu anne ve bebek sığınma evlerinde kalmaya ve çocuklarını burada doğurmaya zorlandı.
Bu kadınların bir kısmı, çocuklarının doğumdan sonra ellerinden alınacağını bilmediğini belirtirken, doğan çocuklar, "ideal ve geleneksel aile" olarak tanımlanan ailelere evlatlık olarak verildi.
Anglikan mezhebinin ve İngiltere Kilisesi'nin Ruhani Lideri, Canterbury Başpiskoposu Sarah Mullally de haziranda yaptığı açıklamada, uygulamada kilisenin de payı bulunduğu gerekçesiyle özür dilemişti.
Başpiskopos Mullally, "İngiltere Kilisesi'ne bağlı kurumlardaki geçmiş evlat edindirme uygulamaları nedeniyle pek çok insanın yaşadığı ve hala taşıdığı acı, travma ve damgalanma nedeniyle samimiyetle özür diliyoruz." açıklamasını yapmıştı.
İngiltere Kilisesi de uygulamaya ilişkin detayları paylaşmıştı. Zorunlu evlat edindirme uygulamasına ilişkin tüm belgelerin elde bulunmadığı belirtilen açıklamada, 1949-1976 döneminde İngiltere ve Galler'deki kiliseye bağlı sığınma evlerinde tahmini olarak 185 bin evlilik dışı doğumun gerçekleştiği ifade edilmişti.
Kilisenin açık şekilde anne ve bebeklerin bir arada tutulması ve evlatlık verme işleminin anne rızasıyla yapılması kuralı bulunmasına rağmen bu kuralın ihlal edildiği kaydedilmişti.









