Sanatçı olmak için üretmek gerek

Latife Beyza Turgut
15:37, 27/11/2025, Perşembe
Yeni Şafak
Sanatçı olmak için üretmek gerek
Sergiyle eşzamanlı olarak, İbrahim Karaoğlu tarafından hazırlanan kapsamlı katalog, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları etiketiyle sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

Kibele Sanat Galerisi’nin yeni sezondaki ilk konuğu 60 yıllık sanat hayatıyla Prof. Hayati Misman. Uzun yıllar akademide sanat eğitimi veren Misman, dünyanın hiçbir yerinde sanat eğitimi veren kurumlardan mezun olanların ‘sanatçı’ olmadığına dikkat çekiyor. Misman, “Sanat eğitimi alan kişinin, sanatçı olmak için kat etmesi gereken mesafeyi kısalttığına inanıyorum. Alaylı olanlar da çok çalışarak aynı mesafeyi kat edebilir. Önemli olan çok çalışmak ve üretmektir” ifadesinde bulunuyor.

İş Sanat Kibele Sanat Galerisi, yeni sezonunu “Hayati Misman Retrospektif” sergisi ile açtı. Sergi, resim, gravür, heykel ve metal dekupe gibi farklı disiplinlerde 170’ten fazla eserle Prof. Hayati Misman’ın altmış yıllık sanatsal birikimine ışık tutuyor. Eserlerinin birer günce olduğunu, geçmişe dönüp baktığında anımsadıkları ile geleceğe ilişkin hayallerini, kaygılarını ve beklentilerini yansıttığını söyleyen Misman, “Buradaki sergim bana altmış yılımın muhasebesini yapma fırsatı verdi” diyor. Misman, kendisi için temel ifade aracı olan gravürlerle birlikte, tuval çalışmalarında da gravürden gelen çizgisel disiplin ile renk katmanlarını birleştirerek özgün bir dil geliştiriyor; heykellerinde ise gravürle ördüğü anlatıyı üç boyuta taşıyor. Eserlerinin merkezinde kadın figürü bulunan Misman, kadını sadece bir betimleme ögesi olarak değil, varoluşun ve toplumsal kimliğin simgesi olarak ele alıyor. Geleneksel Anadolu kültüründen beslenip, evrensel bir dile ulaşan yaklaşımı, Misman’ın sanatına güç katıyor. Sanat kariyeri boyunca hem binlerce öğrenci yetiştiren hem de sürekli geliştirdiği sanatsal diliyle Türk sanat ortamına kalıcı katkılarda bulunan Misman, gelenekle modernizmi buluşturan, malzeme ve teknik sınırları zorlayan eserlerini üretmeye, Ankara’daki atölyesinde devam ediyor. Özellikle baskıresim konusunda Türkiye’nin önde gelen isimlerinden biri olan Misman ile “Retrospektif” sergisi vesilesiyle sanat hayatını hakkında konuştuk.

***

İş Bankası Kibele Sanat Galerisi’nde açılan “Retrospektif” serginizde resim, gravür, heykel ve metal dekupe gibi farklı disiplinlerde 170’ten fazla eser bulunuyor. 60 yıllık sanat yolculuğunuzun kısa bir özeti olarak görülebilecek bu sergi vesilesiyle sanat hayatınızı belirli başlıklarla belirli dönemlere ayrıldığından bahsedebilir miyiz?

Sanat hayatımı belli başlıklarla, belli dönemlere ayırmayı gelecek kuşaklara bırakıyorum. Ben geçmişten bugüne yaptıklarıma bakınca çok şeylerin değiştiğini ama bu değişimi belli dönemlere ayırmadan, bir iç içe geçmişliğin söz konusu olduğunu gözlemliyorum. Bir resimden diğerine belli belirsiz bir değişikliğin olduğunu ve değişimin zaman içinde belirgin farklılıklara dönüştüğünü, ancak bu farklılıkları belli dönemler veya belli başlıklar altında çeşitlendirmenin benim için çok zor olduğunu söyleyebilirim.

Almanya deneyimi renk paletimi geliştirdi
Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümünde okuduktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan aldığınız bursla Almanya’ya gönderildiniz. Kassel Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim aldınız. 1970 yılına geri dönsek ve o yıl Almanya’da eğitim almaya hak kazanan kişi siz değil de bir başkası olsaydı bugünkü retrospektifinize baktığınızda nelerin değiştiğini, nelerin aynı kaldığını görürdük?

Almanya’ya gitmeden önce, Avrupalı sanatçıların bizden daha üstün olabileceği veya daha iyi resim yapabileceği düşüncesine kapılmıştım. Almanya’daki eğitimimin bana kazandırdığı en önemli şey özgüven diyebilirim. Bir de ne kadar yetenekli olursanız olun, çevre, sanat ortamı ve müzeler gibi çevresel faktörler, ister istemez sanatçıyı etkiliyor, besliyor ve üretimlerini çeşitlendiriyor. Almanya’ya gitmeseydim, bu sergiye baktığımızda, sanatımdaki özün ve güçlü anlatımın aynı kalacağını, ancak beslendiğim kaynakların bu denli çeşitlenmemiş olacağını görebilirdik. Almanya’daki deneyimim, sanatsal ufkumu ve renk paletimi zenginleştirdi.

Özgün baskı ve gravür özellikle sizin başladığınız yıllarda oldukça meşakkatli ve ihtimam isteyen bir teknik. Bu tekniği sevmeniz ve çokça eser vermenizin altındaki neden neydi?

Özgün baskı tekniği, benim bu teknikle çalışmaya başladığım yıllarda ne kadar zorsa, bugün de zor bir teknik. Bugün sadece bu tekniğe uygun malzeme bulmak daha kolay. Bu tekniği benimsememin nedenlerinden biri hocalarımın, özellikle de Mürşide İçmeli hocamın benim işlerimi beğenmesi ve teşvik etmesi. Diğeri ise, benim karakter olarak malzemeyle oynamaya ve alet kullanmaya yatkın birisi olmam.

Çalışmak sanatçıyı diri tutuyor

Bir ressam olarak ‘9-5, adeta memur gibi’ çalıştığınızı ifade ediyorsunuz. 60 yıl sonra halen böyle disiplinli bir şekilde çalışmanızın önemini açıklayabilir misiniz?

Değişik malzemelerle resim yapmak, her şeyden önce disiplin gerektiriyor. Çalışmayı bir yaşam biçimine dönüştürmelisiniz. Devamlı çalışmak ve sürekli denemeler yapmak da yaratıcılığınızı çeşitlendirip zenginleştiriyor ve diri tutuyor. Çeşitli denemeler size birçok tesadüf sonucu yeni şeyler yaratma imkânı da sağlıyor.

Bir röportajınızda, “Resimde alaylı olmak mesafeyi kısaltmaz” diyorsunuz. 1975’ten 2006 yılına kadar akademide eğitim vermiş bir hoca olarak akademinin resim sanatı için önemi hakkında neler söylemek istersiniz?

Sanat eğitimi veren kurumları, gençlerin sanatla ilgilenmeleri ve sanatçı olma hayallerini zenginleştirmeleri bakımından çok önemli buluyorum. Dünyanın hiçbir yerinde sanat eğitimi veren kurumlardan mezun olanlar ‘sanatçı’ olmuyor. 15 kişilik bir sınıfta 2 veya 3 kişi sanatçı oluyorsa, bunun büyük bir başarı olduğunu söyleyebilirim. Sanat eğitimi alan kişinin, sanatçı olmak için kat etmesi gereken mesafeyi kısalttığına inanıyorum. Alaylı olanlar da çok çalışarak aynı mesafeyi kat edebilir. Önemli olan çok çalışmak ve üretmektir.


Babamı erken kaybettik ama sevgisi bize güç verdi
Hayat
Babamı erken kaybettik ama sevgisi bize güç verdi
Aşk ve dostlukla hayattalar
Hayat
Aşk ve dostlukla hayattalar
Sırları ifşa eden sufi: Niyâzî-i Mısrî
Hayat
Sırları ifşa eden sufi: Niyâzî-i Mısrî
Sonuçtan değil süreçten sorumluyuz
Hayat
Sonuçtan değil süreçten sorumluyuz

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026