
Atlantik Okyanusu’nda seyreden bir yolcu gemisinde görülen şüpheli hantavirüs vakaları sonrası gözler, virüsün daha önce tespit edildiği ülkelere çevrildi. Ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen hantavirüse ilişkin gelişmeler yakından izlenirken, kamuoyunda "Hantavirüs nasıl bulaşır?", “Hantavirüs belirtileri nelerdir?” ve “Kimler risk altında bulunuyor?” soruları gündeme geldi.

MV Hondius adlı yolcu gemisinde tespit edilen şüpheli vakalar sonrası iki kişinin karantinaya alınması, sağlık yetkililerini harekete geçirdi. Yaşanan gelişmelerin ardından hantavirüsle ilgili araştırmalar hız kazandı.
Hantavirüs enfeksiyonu, özellikle fare ve sıçan gibi kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan, nadir görülmesine rağmen ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen viral hastalıklar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre virüs, genellikle insandan insana bulaşmıyor. En yaygın bulaş yolunun ise enfekte kemirgenlerin idrar, dışkı ve salya parçacıklarının kuruyarak havaya karışması ve solunum yoluyla vücuda alınması olduğu belirtiliyor.


Hantavirüslerin genel olarak insandan insana bulaşmadığı belirtiliyor. Virüsün büyük ölçüde kemirgenler aracılığıyla yayıldığı ifade edilirken, insanlar arasında doğrudan bulaşın son derece nadir görüldüğü kaydediliyor. Yalnızca Güney Amerika’da rastlanan “Andes virüsü” adı verilen hantavirüs türünde, yakın aile içi temaslar yoluyla sınırlı insandan insana bulaş vakalarının bildirildiği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, Türkiye ile Avrupa ve Asya’da görülen hantavirüs türlerinde böyle bir bulaş riskinin bulunmadığını vurguluyor.

Hantavirüs için dikkat çeken liste: Risk altındaki gruplar

Öte yandan uzmanlar, hantavirüsün yayılımının rastgele gerçekleşmediğine dikkat çekiyor. İklim değişiklikleri, aşırı yağış ve kuraklık gibi doğa olaylarının kemirgenleri yiyecek arayışıyla insan yerleşimlerine yönlendirebildiği belirtiliyor. Kemirgen popülasyonundaki artışın da virüsün çevreye yayılma riskini yükselttiği ifade ediliyor.
Hastalıkta mevsimsel hareketliliğin de etkili olduğuna işaret eden uzmanlar, vakaların özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında artış gösterebildiğini kaydediyor. Bu dönemlerde hem kemirgen hareketliliğinin arttığı hem de insanların bahar temizliği, hasat ve kırsal faaliyetler nedeniyle riskli alanlarla daha fazla temas ettiği belirtiliyor.










