
Venezuela’da meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgede arama-kurtarma çalışmaları sürerken, 21 yıldır ülkede yaşayan Türk iş insanı İbrahim Eser, yaşadığı dehşet dolu anları anlattı.
Depreme evine yaklaşık 5 dakika uzaklıktaki ofisinde yakalandığını söyleyen Eser, ilk sarsıntıda başının döndüğünü düşündüğünü, ancak televizyon ve dolapların üzerine doğru devrilmeye başlamasıyla büyük bir depremin meydana geldiğini fark ettiğini belirtti. Ailesine ulaşabilmek için hiç düşünmeden sokağa koştuğunu ifade eden Eser, o anları, “Normalde 10-15 dakikada yürünecek yolu 2-3 dakikada koştum. Sağımda solumda binalar yıkılıyordu. Tek düşüncem aileme ulaşmaktı” sözleriyle anlattı. Eve ulaştığında eşi ve çocuklarının binadan çıkmayı başardığını, ancak yaşadıkları binanın ağır hasar aldığı için artık kullanılamaz durumda olduğunu söyledi. Depremin etkisinin son derece yıkıcı olduğunu vurgulayan Eser, “La Guaira eyaletinde sağlam kaldı diyebileceğimiz neredeyse hiçbir bina yok” dedi.
6 Şubat'ın benzerini yaşadık
Depremin ardından ailesinin Türkiye’ye dönmesi yönündeki ısrarlarına rağmen ülkeden ayrılmayı kabul etmediğini dile getiren Eser, “21 yıldır yaşadığım ülke böylesine büyük bir felaket yaşarken burayı terk etmeyi doğru bulmadım. Çocuklarımı güvenli bir yere yerleştirdim, ben ise yardım çalışmalarına katıldım. Böyle bir günde insanları enkaz altında bırakıp gitmek bize yakışmaz” dedi. Türk kurumlarının koordinasyonunda yürütülen insani yardım faaliyetlerinde aktif görev aldığını belirten Eser, Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü, Dünya Türk İş Konseyi, Summa İnşaat ve Diyanet temsilcileriyle birlikte her gün yaklaşık bin kişiye sıcak yemek ulaştırdıklarını, su ve temel ihtiyaç malzemelerinin dağıtımını da sürdürdüklerini söyledi. Depremin en ağır yıkımı La Guaira eyaletinde yaşandığını aktaran Eser, bölgede sağlam bina kalmadığını belirterek ilk günlerde ekipman yetersizliği nedeniyle kazma ve küreklerle enkaz kaldırdıklarını ifade etti. “Yaklaşık 10-15 kişiyi enkazdan çıkardık. Sesini duyduğumuz halde ulaşamadığımız insanlar oldu. Bu çaresizliği tarif etmek çok zor” diyen Eser, yaşananların kendisine Türkiye’deki 6 Şubat depremlerini hatırlattığını ve bölgedeki insani mücadelenin hâlâ tüm zorluklarıyla sürdüğünü kaydetti.








