
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında örgüt şeması ortaya çıktı. Bursa Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü’nce hazırlanan şemada Belediye Başkanı Mustafa Bozbey örgüt lideri olarak yer alıyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında Bursa Emniyet Müdürlüğü KOM Şube ekiplerince hazırlanan örgüt şeması ortaya çıktı. Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in örgüt lideri olarak yer aldığı şemada, Ertan Bozbey, Necati Eren, Muhkim Demirtaş, Seden Bozbey, Naci Kale, Turgay Erdem ile İldam Aydın Bozbey doğrudan Başkan Bozbey ile irtibatlı olarak yer alıyor.
Şemaya göre, Necati Eren Verev İnşaat Turizm Gıda şirketiyle bağlantılı olurken, Muhkim Demirtaş ise Seres Gayrimenkul Danışmanlık ile bağlantılı görülüyor. Her iki şirketin de Ertan Bozbey ile birlikte Fahretin Çakır’a bağlı olduğu örgüt şemasında yer alıyor. Öte yandan İldam Aydın Bozbey ile Turgay Erdem’in TİBA Mimarlık üzerinden iş birliğinde olduğuna işaret edilen şemada, Turgay Erdem’in ise Bahri Atalay ve Ekrem Pamuk ile irtibatlı olduğu belirtiliyor. Şemaya göre, NİL AŞ’de yönetici olarak görülen Ekrem Pamuk’un 26 Kasım 2019’da ölen Necmettin Bozok ve Orhan Tosun ile bağlantılı olduğu, bu şahısların ise Elif Döner ve Yalçın Işıkyıldı ile irtibatlı olduğu anlatıldı.
Bursa Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada paravan şirketlerden biri olan Seres Gayrimenkul’de vekaletle satış yapan Serdar Günışık ile Aytunç Esendemirci de örgüt şemasında yer aldı. Şemaya göre, Seden Bozbey ile NİLVAK üzerinden temasta bulunanlar Ramiz Bozbey, Serhat Bozbey ve Hüseyin Bozbey olurken, Naci Kale’nin ise Nilüfer Belediyespor Kulübü Derneği’yle bağlantısı ortaya kondu.
AKRABA AŞ ÜZERİNDEN YOLSUZLUK
Soruşturma birimlerinin değerlendirmesine göre, örgüt bünyesinde elde edilen usulsüz gelirlerin önce paravan şirketler ve yakın çevre üzerinden gizlendiği, ardından başka hesap ve yapılar üzerinden dolaşıma sokulduğu iddia ediliyor. Buna göre, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından, başta dönemin belediye başkan yardımcısı Turgay Erdem olmak üzere belirli bir örgütsel yapı oluşturulduğu, bu yapıda özellikle akrabalık ve yakınlık ilişkileri kullanılarak bağlılık ve süreklilik sağlandığı belirtiliyor. Dosyada, örgütün yalnızca kişilerden değil, inşaat, mimarlık, mühendislik, gayrimenkul ve vakıf görünümlü yapılar üzerinden birbirini tamamlayan bir sistem kurduğu vurgulandı.
SUÇ ÖRGÜTÜ NİTELİĞİ VAR
Yapılan araştırmalar, SGK kayıtları, ticaret sicili verileri, tapu kayıtları ve saha çalışmalarına göre; şüphelilerin faaliyet alanlarının birbirini tamamladığı, inşaat ve taşınmaz sektöründe sistematik biçimde hareket ettikleri, elde edilen ekonomik kazancın belli bir hiyerarşi içinde paylaşıldığı ve bu yapı içerisinde emir-komuta benzeri bir ilişki bulunduğu değerlendirildi. Bu nedenle dosyada, zaman içinde söz konusu yapının yerel ölçekte organize suç örgütü niteliği kazandığı kanaatine yer verildi. Soruşturma kapsamındaki değerlendirmelerde, Mustafa Bozbey’in örgüt lideri olarak, faaliyetlerin koordinasyonunu sağladığı, iş bölümü oluşturduğu ve ekonomik kazanç amacıyla sistematik hareket ettiği ifade ediliyor. İldam Aydın Bozbey, Ertan Bozbey, Ramiz Bozbey ve Muhkim Demirtaş’ın ise örgüt içerisinde lidere akrabalık bağıyla bağlı, talimat doğrultusunda hareket eden isimler olarak yer alıyor.
USULSÜZ TAPU GEÇİŞLERİ
Bunun yanında Naci Kale, Aytunç Esendemirci ve Yalçın Işıkyıldız’ın örgütsel yapı içinde ekonomik kazanç elde etmek amacıyla faaliyet gösterdikleri, usulsüz tapu geçişlerinde rol aldıkları ve belediye ya da bağlantılı şirketler üzerinden görev aldıkları ileri sürülmektedir. Necati Eren, Orhan Tosun, Serdar Günışık, Mehmet Ali Döner ve Elif Döner gibi isimlerin ise özellikle paravan şirketler ve taşınmaz devirleri üzerinden perdeleme işlevi gördükleri belirtiliyor.
SIĞINAKLAR DÜKKANA PARKLAR TİCARETHANEYE DÖNÜŞTÜ
Yolsuzluk soruşturmasında ifade veren bir başka isim H.A oldu. Bursa’daki yolsuzluğun tek bir projeyle değil, yıllara yayılan devasa bir imar rüşvet düzeni olduğuna dikkat çeken H.A.
belediye içinde kurulan sistemle park alanları el değiştirdiğini, sığınaklar daire ve dükkâna çevrildiğini, kaçak katlara göz yumulduğunu söyledi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada tanık olarak ifade veren H.A, rüşvet paralarının örtülü ödenek adı altında toplandığını vurguladı. Nilüfer ilçesindeki yüksek rant nedeniyle inşaatların bilinçli biçimde bu bölgeye kaydırıldığını dile getiren H.A. emsal sınırlarının aşıldığını, kaçak yapılaşmaya göz yumulduğunu ve karşılığında para, çek, taşınmaz ve dükkân devri ile haksız menfaat sağlandığını anlattı. Tanık H.A. Özlüce’de belediyeye ait sosyal donatı ve park alanlarının belediye uhdesinden çıkarılarak dolaylı şekilde bazı kişilere geçirildiğini öne sürdü.
Bu süreçte, dönemin belediye yönetimi ile bağlantılı isimlerin devrede olduğunu, bazı taşınmazların doğrudan görünmemek için akraba ve yakınlar üzerine kaydedilerek işlem gördüğünü anlattı. Projelerde görev aldığı dönemde kamu görevlilerine rüşvet verilmesinin suç olduğunu beyan eden H.A. bu sebeple de sistemin dışına itildiğini vurguladı.
RÜŞVET PORTFÖYÜ KURDULAR
15 yıl Kestel, Osmangazi, Nilüfer ve Mudanya ilçelerinde müteahhitlik yapan Müteahhit D.B, Bursa KOM Şube Müdürlüğü’nde 24 Temmuz 2025 günü verdiği ifadede, Mustafa Bozbey ve suç örgütünün, bir firma sahibinden usulsüz emsal artışı ve ruhsat onayları karşılığında nakit para, lüks daire ve 15 araçlık rüşvet paketi aldığını anlattı. Nilüfer ilçesinde müteahhitlik yapan Şakir D.’nin kentsel dönüşüm projeleri üzerinden belediyeye düzenli olarak rüşvet akışı sağladığını ifade eden Bozkurt, Şakir D.’nin Ataevler Mahallesi’nde inşa ettiği ‘Öz Atakent’ ve ‘Aura Park Projesi’ için Büyükşehir Belediyesi üzerinden rüşvetle usulsüz emsal artışı aldığı anlattı. Ruhsat aşamasında Nilüfer Belediyesi’nin projelere onay vermediğini dile getiren Bozkurt, Şakir D.’nin yeniden devreye girerek ikinci kez ödeme yaptığı öne sürüldü. Rüşvetin yalnızca para ile sınırlı kalmadığını belirterek, daireler ve araçlardan oluşan geniş bir “rüşvet portföyü” kurulduğunu söyledi. Rüşvet olarak verilen dairelerin yeni projelerden seçildiği, ayrıca 15 aracın emsal artışı karşılığında teslim edildiği öğrenildi. Bursa’da rüşvet zincirinin doğrudan değil, aracılar üzerinden yürüldüğünü vurgulayan Bozkurt, nakit para ve daire olarak verilen rüşvetlerin alakasız 3’ncü şahıslar üzerinden verildiğini, bu nedenle de polis tarafından yakalanamadığını vurguladı.

OPERASYON BÖYLE BAŞLADI
Bursa’daki soruşturmanın çıkış noktasını, şüpheli Emin Adanur’un Bursa İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü’nde verdiği beyanlar oluşturdu. Nilüfer’deki imar, ruhsat ve ihale süreçleriyle ilgili usulsüzlüklere yönelik rüşvet ilişkilerini anlatan Adanur, bu süreçte kendi yaşadığını ileri sürdüğü somut olayları hem de çok sayıda proje ve firma ismini kolluk birimlerine bildirdi. Belirli projelerde emsal artışı sağlandığına işaret eden Adanur, bazı belediye görevlileri ile aracı şahıslar üzerinden para ve çek teslim edildiğini, bazı işlemlerin “tek imza” ile yürütüldüğünü ifade etti. Soruşturmada başka tanıkların da benzer ifadeler vermesi üzerine Bursa Emniyet Müdürlüğü KOM Şube ekiplerince geniş çaplı tahkikat başladı. İlk etapta 110 projede usulsüzlük bulunabileceği değerlendirilmiş, bu projelere ilişkin mahalle, ada ve parsel bilgileri tek tek tespit edildi. İddiaların teknik yönden incelenebilmesi amacıyla projelere ait bilgi ve belgeler Nilüfer Belediye Başkanlığı’ndan talep edilirken, temin edilen dosyalar, uzman incelemesi yapılmak üzere Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne gönderilmiştir. İlgili kurum tarafından her proje için ayrı ayrı uzman raporları düzenlendi. Soruşturmada şüphelilerin hesap hareketlerine yönelik MASAK incelemesi de yapıldı. Yapılan çalışmalarla ilgili Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na düzenli raporlar sunulurken, dosya kapsamında; örgütlü şekilde hareket edilip edilmediği, rüşvet karşılığında imar ve ruhsat süreçlerinin yönlendirilip yönlendirilmediği, usulsüz emsal artışları sağlanıp sağlanmadığı ve suçtan elde edilen gelirlerin aklanıp aklanmadığı hususlarıyla ilgili çok yönlü inceleme yapıldığı vurgulandı.

İŞTE ŞİRKETLER VE BAĞLANTILARI
Bu veriler dikkate alındığında soruşturma makamları, belediye yetkisi, iştirak şirketleri, vakıf yapıları, paravan firmalar, akrabalık bağları ve taşınmaz devirleri üzerinden şekillenen örgütlü bir ekonomik çıkar sistemi kurulduğu iddiası üzerinde duruyor.










