
20 Aralık 2025 tarihinde Üsküp’te gerçekleştirilen 1. Balkan Türk Toplumu Buluşması’nın sonuç bildirgesi yayımlandı. Bildirge, Balkan Türklerinin duygusal söylemlerden sıyrılarak; hukuk, ekonomi ve siyaset alanlarında "somut ve ölçülebilir" bir gelecek inşasına geçtiğini ilan ediyor.
İHH İnsani Yardım Vakfı ile Balkan Çalışmaları Merkezi iş birliğinde düzenlenen "Kuzey Makedonya/Kosova 1. Balkan Türk Toplumu Buluşması" ile ilgili sonuç bildirgesi tamamlanarak kamuoyu ile paylaşıldı. Yapılan çalıştayda TBMM 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop ve İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay ile 44 kanaat önderi, siyasetçi ve akademisyen görüşlerini paylaştı. Balkan Türk toplumunu sadece bir "geçmişin emaneti" olarak değil, bölgenin geleceğini şekillendiren "kurucu bir güç" olarak tanımlıyor.

Çarpıcı tespitler ve devrimsel adımlar
Bildirgede, bugüne kadar yürütülen farkındalık çalışmalarının kıymeti teslim edilmekle birlikte, artık kağıt üzerinde kalan teşhisler yerine "90 günlük eylem planları" ve "performans göstergeleri" döneminin başladığı vurgulandı. Raporda öne çıkan en çarpıcı başlıklar şunlar oldu:

Kritik uyarı: dini hizmetlerde yerel hassasiyet
Bildirinin en dikkat çekici maddelerinden biri dini hizmetlerin yürütülmesine ayrıldı. Bildirgede, dini faaliyetler ile örgütsel aidiyet sınırlarının netleşmesi gerektiği ve Türkiye menşeli yapıların yerel hassasiyetlerle zaman zaman uyumsuzluk gösterdiği açıkça belirtildi. Ayrıca 2013’ten bu yana ilahiyat eğitimi için öğrenci gönderilmemesinin yaratacağı nitelikli insan kaynağı krizine karşı acil önlem çağrısı yapıldı.

Kurumsallaşma yolunda yeni dönem: "Sekretarya"
Toplantının en somut çıktılarından biri, sürecin takibi için bir Sekretarya kurulması kararı oldu. Yılda en az iki kez düzenli toplanacak olan bu platform; eğitim, kültür, ekonomi ve siyaset alanlarında çalışma grupları oluşturarak üç ve altı aylık ilerleme raporları hazırlayacak.

"Ben" değil "biz" bilinci
Sonuç bölümünde, Balkan Türk toplumunun sadece geçmişin mirasçısı değil, coğrafyanın kurucu unsuru olduğu hatırlatıldı. Bildirgede şu ifadelere yer verildi: "Ben merkezli yaklaşımdan biz bilincine geçiş sağlanmadan kalıcı başarı mümkün değildir. Bu buluşma, somut çıktılar üretme iradesinin ortaya konduğu bir başlangıç noktasıdır".
Bildiriyle, Balkanlardaki Türk varlığının kimliğini koruyarak bulunduğu ülkelerin geleceğinde etkin rol oynamaları hedefi vurgulandı.
Bildiride şu ifadelere yer verildi:
Giriş
20 Aralık 2025 tarihinde Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ile BALKANS - Balkan Çalışmaları Merkezi iş birliğinde gerçekleştirilen Kuzey Makedonya/Kosova 1. Balkan Türk Toplumu Buluşması, Balkan coğrafyasında yaşayan Türk toplumunun eğitim, kültür, siyaset ve sosyal sorumluluk alanlarındaki iş birliği alanlarda mevcut durumunu değerlendirmek ve geleceğe yönelik ortak bir perspektif geliştirmek amacıyla toplantı gerçekleştirildi. Toplantının inisiyatifi ve konsept geliştirme süreci, İHH Mütevelli Heyeti Üyesi ve Balkan çalışmalarından sorumlu Osman Atalay tarafından; organizasyon süreçleri ise İHH Avrupa Amerika Koordinatörü Mariglen Shehi tarafından yürütülmüştür.
Toplantı, Kosova ve Kuzey Makedonya’daki Türklerin kanaat önderlerini, siyasetçilerini, akademisyenlerini ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan toplam 45 kişiyi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop Bey’in katılımı ile bir günlük bir istişare toplantısı olarak gerçekleştirilmiştir; aynı platformda buluşturarak, yerel sorunların doğrudan ve teknik bir çerçevede dile getirilmesine imkân sağlamıştır.
Toplantıda öne çıkan temel yaklaşım, tarihsel ve kültürel bağların önemini teslim etmekle birlikte, bundan sonraki sürecin daha somut, ölçülebilir ve stratejik hedefler doğrultusunda yürütülmesi gerektiği fikri ağırlık basmıştır. Geçmişe yönelik bilinç inşasının ve ortak hafıza vurgusunun, özellikle son elli yıl içerisinde önemli bir farkındalık oluşturduğu açıktır. Ancak mevcut aşamada ihtiyaç duyulan husus, bu bilinç ve dayanışma zeminini, orta ve uzun vadeli hedeflerle desteklenen, çıktı odaklı ve sürdürülebilir bir stratejiye dönüştürmektir. Toplantıda konuşulan konular arasında Kosova ve Kuzey Makedonya’da eğitimde eşitlik ve fırsatlar, kültürel mirasın korunması, siyasette temsil ve katılım, sosyal dışlanmanın önlenmesi ve medya ve iletişimde temsiliyet.
Bu çerçevede, Kosova ve Kuzey Makedonya’daki Türk toplumunun karşı karşıya olduğu sorunların teşhisi konusunda genel bir mutabakat bulunduğu söylenebilir. Benzer şekilde, çözüm yollarına ilişkin temel çerçeve de büyük ölçüde önplana çıkan yaklaşımlar özdeşleşmektedir. Buna rağmen, uygulamaya dönük irade ve sistematik eylem planlarının yetersizliği dikkat çekmektedir. Toplantı, tam da bu boşluğu görünür kılması bakımından önem arz etmektedir.
İlk olması itibarıyla söz konusu buluşmaya aşırı beklenti yüklemek yerine süreklilik kazanması hâlinde bu platformun, Balkan Türk toplumunun yerel sorunlarına yönelik ortak akıl üretme, Türkiye ile ilişkilerde beklentileri somutlaştırma ve bölgesel dayanışmayı kurumsallaştırma açısından stratejik bir işlev üstlenebileceği değerlendirilmiştir.
Bu rapor, söz konusu buluşmada katılımcılar tarafından dile getirilen tespit ve önerilerden hareketle, Balkan Türk toplumunun mevcut durumunu analiz etmeyi ve geleceğe dönük somut politika önerileri geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri
• Türkçe eğitimin güçlendirilmesi, öğretmen kadrolarının desteklenmesi ve ders materyallerinin iyileştirilmesi öncelikli konudur.
• Türk öğrencilerin kamu sınavlarında karşılaştığı dil dezavantajlarının giderilmesine yönelik projeler geliştirilmesi: Örneğin Arnavutça ve Sırpça dil eğitimi desteklenerek toplumsal entegrasyon güçlendirilecektir.
• YTB kontenjanlarının gözden geçirilmesi ve pozitif düzenlemeler yapılması talep edilmektedir.
• Balkan Türk Kültür Envanteri hazırlanması.
• Kültür ve sanat faaliyetleri için fiziki altyapı desteği sağlanması.
• Balkan Türk kültür derneklerini kapsayan uluslararası kültürel ağların kurulması.
• Balkan Medya ve Sanat Okulu kurulması önerilmiştir.
• Dijital medya üretimi ve kültürel içerik geliştirme faaliyetleri teşvik edilmesi.
Sonuç
Bu buluşma, yalnızca sorunların tespit edildiği bir istişare zemini değil; aynı zamanda somut çıktılar üretme iradesinin ortaya konduğu bir başlangıç noktası olmuştur. Toplantıda dile getirilen hususların sürdürülebilir ve ölçülebilir sonuçlara dönüşebilmesi için çalışma gruplarının kurulması, 90 günlük eylem planlarının hazırlanması ve her grubun belirli performans göstergeleri üzerinden ilerlemesinin sağlanması önerilmiştir. Kaç kişiye ulaşıldığı, hangi alanlarda somut dönüşüm sağlandığı ve hangi hedeflere erişildiği gibi ölçülebilir kriterler, bundan sonraki sürecin temel referansı olmalıdır.
Balkan Türk Toplumu, yalnızca geçmişin mirasçısı değil; aynı zamanda bu coğrafyanın geleceğinin kurucu unsurlarından biridir. Tarihi hafızayı korumak kadar, değişen dünyayı doğru okuyarak geleceği inşa etmek de stratejik bir sorumluluktur. Özellikle genç kuşakların değişen beklenti ve öncelikleri dikkate alınmalı; ekonomik gerçeklikler göz ardı edilmeden eğitim, kültür, sanat ve sosyal faaliyetler daha cazip, erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirilmelidir.
Bu süreçte yerel kurum ve kuruluşların görüş ve taleplerinin dikkate alınması hayati önemdedir. Yereli dışlayan değil, yerel aktörleri merkeze alan bir yaklaşım, projelerin etkinliğini ve toplumsal karşılığını artıracaktır. Türkiye’de eğitim almış mezunların istihdamına yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi de insan kaynağının korunması açısından stratejik bir gerekliliktir.
Tüm başlıkların üzerinde ise en temel ihtiyaç olarak toplumsal barış ve birlik duygusu öne çıkmaktadır. Balkan Türk Toplumu’nun ferdi yaklaşımlardan ziyade ortak akıl ve kolektif hareket kabiliyeti geliştirmesi, geleceğe yönelik tüm hedeflerin ön şartıdır. “Ben” merkezli yaklaşımdan “biz” bilincine geçiş sağlanmadan kalıcı başarı mümkün değildir.
Bu toplantının bir dönüm noktası olarak değerlendirilmesi, belirlenen hedeflerin düzenli takip edilmesi ve birlik ruhunun kurumsal bir zemine taşınması halinde, Balkan Türk Toplumu’nun hem kimliğini koruyan hem de bulunduğu coğrafyanın geleceğinde etkin rol oynayan güçlü bir aktör haline geleceğine olan inanç tamdır.









