
Denizli’de 2006 yılında öldürülen 23 yaşındaki Akın Adlığ cinayeti, kurulan özel ekibin 2 yıllık çalışmasıyla aydınlatıldı. Gözaltına alınan şüpheliye 17 yıl 6 ay hapis cezası verilirken, adli kontrolle serbest bırakılması tepki çekti. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı, karara karşı itiraz sürecini başlattı.
Denizli’nin Çivril ilçesinde 2006 yılında silahla vurularak hayatını kaybeden 23 yaşındaki Akın Adlığ’ın ölümüne ilişkin 1 kişi gözaltına alındı. Kurulan özel ekibin 2 yıl süren çalışması sonucunda yakalanan ve 17 yıl 6 ay hapis cezası verilen şahıs, adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Karar, acılı ailenin tepkisine neden oldu.

Denizli’nin Çivril ilçesine bağlı Süngüllü Mahallesi’nde 10 Haziran 2006 tarihinde meydana gelen ve uzun yıllar faili meçhul olarak kalan cinayet dosyası, yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda aydınlatıldı. Edinilen bilgilere göre, 10 Haziran 2006 yılında 23 yaşındaki Akın Adlığ ateşli silahla vurularak hayatını kaybetti. Aradan geçen 18 yıla rağmen faili belirlenemeyen cinayetin aydınlatılması amacıyla Çivril Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Denizli İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde özel bir ekip oluşturuldu. Özel ekip tarafından yaklaşık 2 yıl boyunca aralıksız sürdürülen titiz inceleme, araştırma ve delil değerlendirme çalışmaları neticesinde olayın faili olduğu değerlendirilen G.T.’ye ulaşıldı. Toplanan deliller doğrultusunda gözaltına alınan şüpheli, işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi.

Yargılama sonucunda mahkeme, G.T.’yi ’kasten öldürme’ suçundan 17 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak mahkeme, sanığın duruşmalardaki tutumu ve iyi hali gibi hususları da dikkate alarak adli kontrol şartı uygulanmasına karar verdi ve sanığın tutuksuz yargılanmasına hükmetti. Kararın ardından Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanığın serbest bırakılmasına ilişkin karara itiraz edildi. Dosya, değerlendirilmek üzere Denizli Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderildi. Bölge Adliye Mahkemesi’nin itiraz konusunda henüz bir karar vermediği öğrenildi.
Aile tepki gösterdi
Oğlunun ölümüyle ilgili her ifade verdiğinde yüreğinin yandığını belirten acılı anne Zarife Adlığ, sanığın serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Adlığ, 64 yaşında olduğunu ve 20 yıldır bu acıyla yaşadığını ifade ederek, "Onların tutuklanıp, cezaevine girdiğini görürsem gururla öleceğim. Olayı her anlattığımda canım yanıyor. Her kapım çaldığında oğlum gelecekmiş gibi oluyorum. Ben onu ne çilelerle büyüttüm. Kaybolduktan sonra beni Denizli Savcılığı’na yönlendirdiler. Gözlerim iyi görmediği halde gidip ’Ömrümün sonuna kadar davacıyım’ dedim. Güvendim devletime, çekildim kenara. Tek güvencem gene devletim. Bir ömür boyu cezaevinde kalsınlar. Devletimden başka bir şey istemiyorum. Benim oğlum toprakta çürüdü, onlar da cezaevinde çürüsün. Ömrümün sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağım. Hiç zaman aşımına almasınlar. O günü bugün kabul etsinler, yapacak bir şey yok. Benim oğlumun kimseye zararı yoktu. Benim canım yandı, onların ki de yansın" dedi.
"20 yıllık yaramı kanattılar"
Hem katilin hem de ona yardım edenlerin cezasız kalmasının kendilerini üzdüğünü belirten anne Adlığ, "Mahkemede en ağır şekilde ceza almalarını istedim. Belki de bir doktora götürseler, oğlum kurtulurdu. Orada bırakıp, ölüme terk etmişler. Duruşmanın sonunda ona ‘geçmiş olsun’, bize de ‘gidebilirsiniz’ dediler. Serbest kaldıktan sonra ‘mahkemeniz bitti, bir daha gelmeyeceksiniz’ dediler. Çıktık geldik, hiçbir şey yapamadık. ‘Cezasını verdik’ dediler. Gücüm yetmediği için devletime sığınıyorum. Onların dışarıda dolaşmasını istemiyorum. Ne istediler benim masum yavrumdan, 20 yıllık yaramı kanattılar" şeklinde konuştu.
Sanık G.T.’yi görüntülü bağlantıyla katıldığı davada ilk kez gördüğünü belirten baba Zeki Adlığ ise "Oğlumuzun katilini serbest bıraktılar. Ben davacıyım. Ellerinde delil varken neden serbest bırakıyorlar. En ağır şekilde ceza almasını istiyorum" diyerek tepkisini dile getirdi.









