
Türkiye’de ilk kez ev sahibi olmak isteyen vatandaşlar için planlanan %1.20 faizli “İlk Evim Konut Kredisi” programının 2026 yılında hayata geçirilmesi bekleniyor. Orta Vadeli Program kapsamında hazırlanan model; uzun vade, düşük faiz ve kamu bankaları aracılığıyla sunulacak finansman seçenekleriyle dar ve orta gelir grubunun konuta erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor.

Türkiye’de konut sahibi olmak isteyen vatandaşların yakından takip ettiği 1.20 faizli İlk Evim Konut Kredisi programı için hazırlıklar sürüyor. Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde planlanan kredi paketi, özellikle ilk kez konut alacak dar ve orta gelirli vatandaşlara destek sağlamayı amaçlıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) üzerinde çalıştığı modelin 2026 yılı içinde devreye alınması bekleniyor.

Faiz oranı ve vade dikkat çekiyor
Hazırlıkları süren kampanyada en dikkat çeken unsur aylık yüzde 1.20 civarında planlanan sabit faiz oranı. Mevcut konut kredisi faizleriyle kıyaslandığında daha düşük seviyede olması öngörülen bu oran, toplam geri ödeme yükünü azaltmayı hedefliyor. Ayrıca kredi paketinin 180 aya kadar uzanan vade seçenekleri sunması planlanıyor. Uzun vade sayesinde aylık taksitlerin hane gelirine daha uygun seviyelerde tutulması amaçlanıyor.

Başvuruların kamu bankaları üzerinden başlaması bekleniyor
Ekonomi yönetiminin üzerinde çalıştığı kredi modelinde başvuruların ilk aşamada Ziraat Bankası, VakıfBank ve Halkbank gibi kamu bankaları üzerinden alınması öngörülüyor. Programın devreye girmesinin ardından şartları karşılayan özel bankaların da sisteme dahil edilmesi planlanıyor. Kampanya takviminin, teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından kamuoyuna duyurulması bekleniyor.

İlk kez ev alacaklara öncelik verilecek
Programın temel hedef kitlesini ilk defa konut sahibi olacak dar ve orta gelir grubundaki vatandaşlar oluşturuyor. Finansal İstikrar Komitesi’nin mortgage benzeri uzun vadeli bir finansman modeli üzerinde çalıştığı ifade edilirken, BDDK’nın konut kredilerinde risk ağırlıklarını düşürmeye yönelik düzenlemeler üzerinde de durduğu belirtiliyor. Böylece hem konut piyasasında hareketlilik sağlanması hem de vatandaşların daha erişilebilir koşullarda ev sahibi olması amaçlanıyor.







