Türk bilim kadını Doç. Dr. Burcu Özsoy, Antarktika'da ay yıldızlı bayrağı dalgalandıran araştırma ekibinin liderliğini üstlenerek yürüttüğü çalışmalarla Türkiye'nin ve kadınların göğsünü kabartıyor.
Gaziantep'te başlayan ve Antarktika'da "buzulların kaşifi" olmaya kadar uzanan öyküsünü AA muhabirine anlatan Doç. Dr. Özsoy'un hayatı başarılarla dolu.
İlkokul, ortaokul ve liseyi Gaziantep'te tamamladıktan sonra üniversite ve yüksek lisans eğitimi için İstanbul'a gelen Özsoy, Yıldız Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesinde araştırma görevlisi olan Özsoy, ABD'nin Teksas Üniversitesine giderek doktorasını tamamladı.
DOKTORA EĞİTİMİNDE DAHİL OLDU
Şu an 15 yaşındaki oğlu Berke'nin o zaman henüz 3 yaşında olduğunu belirten Özsoy, "11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü" dolayısıyla kutuplardaki çalışmalarını anlattı.
KITADA ÇALIŞMA YÜRÜTEN İKİNCİ TÜRK KADINI
"1967'de Antarktika'ya giden ilk Türk bilim insanı Atok Karaali, kıtada bilimsel çalışmalar yapan ilk kadın akademisyen ise Prof. Dr. Serap Tilav'dı. Başta Karaali ve Tilav olmak üzere, Antarktika'da çalışmış çok değerli Türk akademisyenlerimiz var. Ben de Tilav hocamızın ardından, kıtada çalışmalar yürüten ikinci Türk kadınıyım. Seferde önemli ve değerli gözlemler gerçekleştirdim ve elde ettiğim veriler ve uydu görüntüleriyle coğrafi bilgi sistemlerini kullanarak, deniz buz miktarlarını genel olarak hesapladım. Doktora mezuniyetimden sonra 2011 yılında İTÜ Denizcilik Fakültesindeki görevime dönerek, Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezinin kurulması için emek verdim ve 2015 yılında kurulan merkezin kurucu müdürü olarak çalışmalarımı sürdürüyorum."
"TAKDİRLE KARŞILIYORLAR"
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve İTÜ Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezi koordinasyonunda 1. Ulusal Antarktik Bilim Seferi'nin 9 bilim insanının katılımıyla geçen yıl 26 Şubat-4 Nisan'da gerçekleştirildiğini anımsatan Özsoy, 2. Ulusal Antarktik Bilim Seferi'nin ise farklı bilim dallarından araştırmacılarla 19 Şubat-6 Nisan'da yapılacağını bildirdi. İkinci sefer öncesi Antarktik çalışmalarına hız verdiklerini vurgulayan Özsoy, Çek Cumhuriyeti, Bulgaristan ve Şili üslerine araştırmacıların gittiğini bildirdi.
"Şili, Arjantin, Rusya, Ukrayna, Çin ve İngiltere üslerinin komutanlarıyla gemiden telsizle kontak kurarak izin prosedürünü gerçekleştirdik. Tüm üsler, bizleri ağırlamaktan çok memnun olacaklarını belirttiler ve misafirperverlik gösterdiler. Hatta ziyaretçi kotası erken tarihlerde dolan İngiliz Üssü komutanı, 'Türk bilim insanları buraya kadar gelmiş, kapımız sonuna kadar açıktır. Sizleri akşam yemeğinde ağırlamak isteriz, hatta konaklamak isterseniz hemen hazırlık yapalım' diye cevap verdiler."
COMNAP'TA TÜRKİYE'Yİ TEMSİL ETTİ
Özsoy, Antarktika'ya yapılacak tüm bilimsel seferlerin lojistik planlamasının paylaşıldığı "Ulusal Antarktik Programları Yöneticileri Konseyi (COMNAP)" toplantısında, Türkiye'nin geçen yıl ilk kez kendisi tarafından temsil edildiğini dile getirdi.
Bu tip etkinliklerde sergilenen ülke profilinin, Türkiye'nin Antarktik gelecek vizyonu için çok önemli olduğuna işaret eden Özsoy, toplantıda kadın bilim insanı, sefer lideri ve merkez müdürü olarak yer almasından ötürü çok pozitif karşılandığını söyledi.
"BU YIL 10 KADIN ÇALIŞACAK"
Özsoy, Antarktik araştırmalarında uzun yıllar "Kadın çalışamaz" denildiğine ve bu yönde politika güdüldüğüne işaret ederek, "Kutup araştırmalarına büyük bütçelerle dahil olan ABD, Almanya ve İngiltere gibi kadın yöneticileri olan ülkelerle eş seviyede olmak ben ve ülkem için büyük gurur. Amacımız, kutup bölgeleri için sabitlenmiş tüm kurallar çerçevesinde uyumlu davranarak, Türkiye'nin de özgün bilim yapabileceğini ve kabiliyetlerini göstermek, genç bilim insanları ve özellikle kadın araştırmacılar yetiştirmek, dünya bilim literatürüne katkıda bulunmak." değerlendirmesinde bulundu.
"Onlara bol bol okumalarını, kendilerine güvenmelerini, girişken olmalarını, hata yapmaktan korkmamalarını öneririm. Yabancı dillerini geliştirsinler, akademik yayınları mutlaka okusunlar, dünya tarihine hakim olsunlar. Okudukça ve öğrendikçe, diğer milletlerle konuları istişare edebilirler, hatta gerekli durumlarda fikirlerini temeli güçlü kaynaklara dayanarak savunabilirler. Kendine güvenen, bilgili gençlere ihtiyacımız var."