
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’yi Avrupa Birliği sanayi stratejisinin merkezine yerleştiren Made in Europe kararının detaylarını paylaştı. Sürecin başından itibaren çok boyutlu bir diplomasi yürüttüklerini belirten Bolat, “Türkiye’nin dışarıda bırakılmasının sebep olacağı hukuki ve ekonomik sakıncalara dikkat çektiğimiz kapsamlı bir ülke pozisyon belgesini ilgili taraflara ilettik. Cumhurbaşkanımız da AB kurumları ve üye ülke liderlerine mektuplar göndererek beklentilerimizi net bir şekilde ortaya koydu. Hedefimiz AB'nin yıllık 2,6 trilyon avroyu aşan kamu alımları pazarından pay almak” dedi.
Avrupa Birliği’nin (AB) stratejik özerklik hedefiyle hayata geçirmeye hazırlandığı yeni sanayi ve rekabetçilik politikalarında Türkiye, vazgeçilmez ortak tescilini aldı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasası ve Made in Europe politikasına Türkiye’nin dahil edilmesine yönelik kritik kararın perde arkasını Yeni Şafak’a anlattı.
CUMHURBAŞKANI DEVREYE GİRDİ
Sürecin başından itibaren çok boyutlu bir diplomasi yürüttüklerini belirten Bakan Bolat, teknik temasların ötesinde en üst düzeyde irade sergilediklerini dile getirdi. Bolat, "Strateji belgelerinin yayımlanmaya başladığı ilk aşamadan itibaren süreci teknik ve diplomatik düzeyde yakından takip ettik. Avrupa Komisyonu ve üye ülke muhataplarımızla yoğun istişareler gerçekleştirerek; Türkiye’nin dışarıda bırakılmasının sebep olacağı hukuki ve ekonomik sakıncalara dikkat çektiğimiz kapsamlı bir ülke pozisyon belgesini ilgili taraflara ilettik. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da AB kurumları ve üye ülke liderlerine mektuplar göndererek beklentilerimizi net bir şekilde ortaya koydu. Yürüttüğümüz koordineli çalışmalar neticesinde, taslak metinde 'AB menşei' kavramının Türkiye’yi de kapsayacağı hukuki olarak teyit edildi" ifadelerini kullandı.
AVRUPA DEĞER ZİNCİRİNE MÜHÜR
Yeni düzenlemenin özellikle otomotiv ve yan sanayi sektörleri için hayati önem taşıdığına işaret eden Bolat, Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizdi. Bakan Bolat, "Ülkemizde faaliyet gösteren çok sayıda Avrupalı üretici ve tedarikçi firma, Türkiye’yi hem Avrupa pazarına hem de üçüncü ülkelere yönelik önemli bir üretim ve ihracat üssü olarak konumlandırmıştır. 30 yılı aşan Gümrük Birliği ortaklığımız meyvelerini veriyor. Türkiye, bu kararla güvenilir üretim üssü konumunu perçinlemiştir" açıklamasında bulundu.
KAMU ALIMLARI FIRSAT PENCERESİ
Bolat, Türk iş dünyası için yeni bir hedefin de müjdesini verdi. Made in Europe statüsünün sadece bir etiket olmadığını kaydeden Bolat, şu stratejik adımı paylaştı: "AB ile kamu alımlarında karşılıklı pazar açılımı sağlanması için yakın zamanda görüşmelere başlamayı planlıyoruz. Özellikle Avrupa Birliği’nde kamu alımlarının her yıl 2,6 trilyon avroyu aşan çok büyük bir büyüklüğe ulaştığı dikkate alındığında, bu pazara erişim imkânı sanayimiz ve iş dünyamız için önemli bir fırsat alanı oluşturacaktır. Firmalarımızın AB pazarına daha etkin şekilde erişebilmesi sağlanırken, üretim kapasitemizin değerlendirilmesine ve şirketlerimizin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun güçlenmesine katkı sağlayacaktır."
SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
Taslağın yasalaşma sürecinin Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi arasındaki müzakerelere bağlı olduğunu hatırlatan Bakan Bolat, "Süreç henüz tamamlanmış değildir; düzenlemenin yürürlüğe girmesi AB’nin çok aşamalı yasama sürecine bağlı olacaktır. Ancak gelinen nokta, yürüttüğümüz yoğun diplomatik çabaların somut bir sonucudur. Türkiye olarak tüm paydaşlarımızla süreci anbean takip etmeye ve sanayinin rekabet gücünü korumaya kararlı olduğumuzu belirtmek isterim" diye konuştu.










