Orta Doğu ateşi petrolü yaktı geçti: Tarihi rekor ve küresel kıtlık tehlikesi

11:2330/03/2026, Pazartesi
Yeni Şafak
Orta Doğu'da yaşanan çatışmaların şiddetlenmesiyle petrol fiyatları sert yükselişini sürdürüyor.
Orta Doğu'da yaşanan çatışmaların şiddetlenmesiyle petrol fiyatları sert yükselişini sürdürüyor.

Orta Doğu'da giderek tırmanan jeopolitik gerilim, küresel enerji piyasalarında deprem etkisine neden olmaya devam ediyor. Husilerin çatışmalara doğrudan müdahil olması ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasıyla birlikte petrol fiyatlarında tarihi bir kırılma yaşanıyor. İran ile yaşanan restleşmelerin gölgesinde Hürmüz Boğazı'nda daralan darboğaz, sadece fiyat etiketlerini değiştirmekle kalmıyor; aynı zamanda Asya'dan başlayıp Batı'ya doğru adım adım ilerleyen ve tedarik zincirlerini felç eden büyük bir 'fiziksel kıtlık' dalgasını da beraberinde getiriyor.

Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu'da giderek derinleşen çatışma sarmalının etkisiyle benzeri görülmemiş bir sarsıntı yaşıyor. Husilerin savaşa aktif olarak katılması ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgeye binlerce yeni asker sevk etme kararı alması, petrol fiyatlarında tarihi bir tırmanışı tetikledi. Mart ayında yaklaşık yüzde 60 oranında değer kazanarak aylık bazda rekor kıran Brent petrol, Husilerin hafta sonu İsrail'e yönelik füze saldırılarının ardından yüzde 3,7'lik bir sıçramayla varil başına 116,75 dolara ulaştı.

ABD ham petrolü ise psikolojik sınır olan 100 dolar bandını aşarak piyasalardaki paniği gözler önüne serdi. Husiler, İran ve müttefik milis gruplara yönelik saldırılar tamamen durana dek operasyonlarını sürdüreceklerini ilan ederken, 2023'ten bu yana Kızıldeniz'i batılı gemilere kapatan grubun Yanbu üzerinden yapılan sevkiyatları da tehdit etmesi, küresel arz endişelerini zirveye taşıdı.

ABD'nin olası kara harekatı ve diplomatik kör düğüm

Bölgedeki askeri hareketliliğin yanı sıra siyasi arenadaki sert açıklamalar da tansiyonu yükseltiyor. ABD'nin artan asker sevkiyatı riskli bir kara harekatı senaryosunu gündeme getirirken, Donald Trump'ın Financial Times'a verdiği mülakatta İran'ın en önemli ihracat merkezi Harg Adası'nı kontrol altına alarak petrole el koyma arzusunu dile getirmesi, Tahran'dan gelebilecek ciddi bir misilleme ihtimalini doğurdu. Öte yandan Washington'un diplomatik çabaları da henüz sonuç vermedi. Hafta sonu Pakistan'da gerçekleştirilen barış görüşmelerine rağmen çatışma beşinci haftasında hız kesmezken, Trump Air Force One uçağında yaptığı açıklamada, İran'ın savaşı bitirmek için sunduğu on beş talebin büyük bir kısmının ABD tarafından kabul edildiğini öne sürdü. Ancak bu tavizlerin içeriği gizliliğini koruyor ve İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini güvence altına alma şartından taviz vermiyor.

Hürmüz Boğazı'nda abluka ve Asya'dan başlayan kıtlık dalgası

Basra Körfezi'ni dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı'nda stratejik bir satranç oynanıyor. Geçişleri büyük ölçüde engelleyerek kontrolünü resmileştirmeye çalışan Tahran yönetimi, sadece Pakistan, Tayland ve Malezya gibi belirli ülkelere ait sınırlı sayıdaki gemiye izin veriyor. Trump'ın on petrol tankerine geçiş izni verildiğini açıklamasının ardından, Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar bu sayının yirmiye ulaştığını doğruladı.

Ancak JPMorgan'ın son raporuna göre, boğazdan tam yüklü son tankerin 28 Şubat'ta ayrılması krizin boyutunu yüksek fiyatlardan "fiziksel kıtlığa" dönüştürdü. Sevkiyat rotalarının uzunluğu göz önüne alındığında, savaş öncesi yola çıkan stokların tükenmesiyle birlikte ilk şok Asya'da yaşanıyor. Bölgeye ihracatın yüzde 41 düşmesiyle Güneydoğu Asya en ağır darbeyi alırken, krizin yönünü çevirdiği Afrika'da Kenya gibi ülkelerde perakende yakıt kıtlığı çoktan başladı. Tanzanya şimdilik yeterli stoka sahip olsa da nisan ayı başından itibaren tüm kıtada etkilerin sertleşmesi bekleniyor.

Avrupa ve ABD için kritik eşik

Küresel enerji tedarikindeki bu devasa kesinti dalgasının nisan ayı ortalarında Avrupa kıyalarına ulaşacağı tahmin ediliyor. Bununla birlikte, Avrupa'nın güçlü stok rezervleri ve Atlantik Havzası'ndaki alternatif tedarik imkanları sayesinde Asya'ya kıyasla daha dirençli olacağı düşünülüyor. Listenin sonundaki ABD'nin ise güçlü yerel üretimi sayesinde kısa vadede ülke genelinde fiziksel bir kıtlık yaşaması beklenmiyor. Buna rağmen rapor, özellikle Kaliforniya eyaletinin tedarik sorunlarına karşı son derece savunmasız olduğuna ve ABD genelinde tüketicilerin yüksek fiyat baskısını derinden hissetmeye devam edeceğine vurgu yapıyor.

Yurt içi akaryakıtta son durum

Dünya genelindeki bu enerji daralması, Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarını da etkiliyor. Güncel verilere göre İstanbul'da benzinin litresi 62,52 liradan, motorin 74,87 liradan ve otomobil sahiplerinin alternatif tercihi LPG ise 30,49 liradan sürücülere sunuluyor. Başkent Ankara'da tabelalar benzin için 63,49 lirayı, motorin için 76 lirayı ve LPG için 29,89 lirayı gösteriyor. İzmir'deki istasyonlarda benzin 63,76 liradan, motorin 76 liradan, LPG ise 30,37 liradan işlem görüyor. Lojistik ve taşıma maliyetlerinin de pompa fiyatlarına yansımasıyla birlikte Doğu illerinde fiyatlar bir miktar daha yukarı çıkarak benzinde 65,11 liraya, motorinde 77,72 liraya ve LPG'de 31,67 liraya ulaşıyor.



#petrol
#brent petrol
#orta doğu