
Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki ve enerji anlaşmaları sonrası Yunanistan, Trablus yönetimiyle yeni bir arayışa girdi. Doğu Akdeniz’de kendi tezlerini güçlendirmek isteyen Atina, mevcut anlaşmaları yeniden değerlendirmek ve MEB sınırları için ortak komisyon kurarak süreci kendi lehine çevirmeyi hedefliyor. Bu adım, Türkiye’nin bölgede elde ettiği stratejik avantajı dengeleme girişimi olarak yorumlanıyor.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, Libya'da bugün gerçekleştirdiği temaslar için "Güncel konuları ele alacak, imzalanmış anlaşmaları yeniden değerlendirecek ve yeni anlaşmalar önerecek bir Ortak Komisyon kurulmasına karar verdik." dedi.
Yerapetritis, bugün Libya'ya yaptığı ziyaretin ardından temaslarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Libya'nın Trablus kentini ziyaret eden Yerapetritis, Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ve Libya Dışişleri Bakan Vekili Tahir el-Baur ile görüştüğünü aktardı.
Yerapetritis, temaslarında ikili ticaret, göç, uluslararası örgütlerde işbirliği gibi konuların ele alındığını belirterek, "Güncel konuları ele alacak, imzalanmış anlaşmaları yeniden değerlendirecek ve yeni anlaşmalar önerecek bir Ortak Komisyon kurulmasına karar verdik." dedi.
Yunan Bakan, Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ve kıta sahanlığının belirlenmesine ilişkin teknik heyet müzakerelerine devam etme kararı aldıklarını söyledi.
Dibeybe, Yerapetritis'i Trablus'ta kabul etti
Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ile başkent Trablus'ta bir araya geldi.
Libya Ulusal Birlik Hükümetinden yapılan açıklamada, Başbakan Dibeybe ve Yerapetritis görüşmesinde iki ülke ilişkilerinin çeşitli alanlarda güçlendirilmesinin yolları ele alındığı belirtildi.
Ekonomik ve ticari işbirliğinin geleceği ile bölgesel gelişmelerin de ele alındığı görüşmede, tarafların iki ülke arasındaki iletişim ve koordinasyonun sürekliliğinin önemini vurguladığı kaydedildi.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yerapetritis, Libya ziyareti kapsamında Dışişleri Bakan Vekili Tahir el-Baur ile de görüştü. İkili görüşmenin ardından ortak basın açıklaması yaptı.
Basın açıklamasında Baur, Yerapetritis'in iki ülke ilişkilerini güçlendirmeye yönelik yaptığı ziyaretten memnuniyet duyduklarını kaydetti.
Baur, iki ülke arasında 1998'de deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin kurulan komitenin etkinleştirilmesi konusunda Yerapetritis ile anlaştıklarını ve komitenin bu yılın ikinci yarısından toplanması konusunda mutabık kaldıklarını söyledi.
"Buna ek olarak, Libya ve Akdeniz ülkeleri arasında düzensiz ve yasadışı göçü ilgilendiren çok önemli bir konuyu da görüştük." diyen Baur, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğini de birçok yönüyle ele aldıklarını aktardı.
Baur ayrıca, deniz taşımacılığı için hattın yeniden açılması konusunda da anlaştıklarını söyledi.
Yerapetritis de açıklamasında, Başbakan Dibeybe ve Baur ile bir arya gelmenin kendisi için bir onur olduğunu ifade etti.
Görüşmelerinde iki ülke arasındaki deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin komitenin etkinleştirilmesi konusunu ele aldıklarını kaydeden Yerapetritis, yakın gelecekte Yunan iş adamlarından oluşan bir heyetin Trablus'u ziyaret etmesi konusunda anlaştıklarını belirtti.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yerapetritis ayrıca, Trablus ziyareti kapsamında Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ile de bir araya geldi.
Türkiye ile Libya arasındaki anlaşmalar Yunan'ı rahatsız etti
Türkiye ile Libya arasında 2019’da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı ve Güvenlik ve Askerî İş Birliği Anlaşması, Doğu Akdeniz’de dengeleri değiştirdi. Deniz anlaşmasıyla iki ülke arasında yeni bir sınır çizilirken, Türkiye enerji arama faaliyetleri için hukuki zemin kazandı; askeri iş birliğiyle ise Libya’daki Trablus yönetimi güçlendi. 2022’de imzalanan Hidrokarbon Anlaşması ile enerji ortaklığı derinleştirildi.
Yunanistan ise anlaşmanın kendi deniz yetki alanı iddialarını yok saydığını savunarak karşı çıktı ve hattın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile planlanan enerji projelerini zora soktuğunu öne sürdü. Türkiye ise anlaşmaların uluslararası hukuka uygun olduğunu belirterek Doğu Akdeniz’deki haklarını koruduğunu vurguladı.












