Almanya’da “suçluluk psikolojisi” sopası

Neslihan Önder
Neslihan Önder
04:0022/04/2026, Çarşamba
G: 22/04/2026, Çarşamba
Yeni Şafak
Rapordaki tanıklıklar, baskı ortamının toplumsal boyutunu da gözler önüne seriyor.
Rapordaki tanıklıklar, baskı ortamının toplumsal boyutunu da gözler önüne seriyor.

Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS) tarafından hazırlanan çarpıcı rapor, Almanya’da “antisemitizmle mücadele” adı altında ifade ve toplanma özgürlüğünün sistematik şekilde ihlal edildiğini gözler önüne serdi. “Suçluluk Psikolojisinin Tahakkümü” başlıklı rapor, Almanya’da sözde “antisemitizmle mücadele” kılıfı altında temel hak ve özgürlüklerin sistematik biçimde ihlal edildiğini ortaya koyuyor. Rapora göre Berlin yönetimi, tarihsel Holokost sorumluluğunu hukuki bir araç haline getirerek Filistin’e destek veren her sesi bastıran, sokakta şiddet uygulayan ve akademide tasfiye gerçekleştiren çok katmanlı bir baskı mekanizması kurdu. Rapora göre, Almanya’da özellikle 7 Ekim 2023 sonrası süreçte, gösteriler yasaklandı veya dağıtıldı, sloganlar kriminalize edildi, Filistin yanlısı aktivistler gözaltına alındı.

SOKAKTA ŞİDDET, MEDYADA SANSÜR

Raporda yer alan tanıklıklar ve vakalar, sahadaki sert müdahaleyi açıkça ortaya koyuyor. Almanya’da Filistin yanlısı protestocular yere yatırılıp, ters kelepçe ve darp uygulamalarına maruz kalıyor. “Filistin özgür olacak” pankartı taşıyanlar gözaltına alınıyor. Akademisyenlerin görevden uzaklaştırılıyor, Filistin yanlısı konuşmalar iptal ediliyor. Raporda yalnızca sokaktaki baskı değil, akademik ve kurumsal alandaki tasfiye de detaylandırıldı. Akademisyenler görüşleri nedeniyle görevden alınıyor, kamu çalışanları sosyal medya paylaşımları yüzünden işten çıkarılıyor, vatandaşlık başvurularında siyasi taahhüt dayatmaları yapılıyor. Rapordaki tanıklıklar, baskı ortamının toplumsal boyutunu da gözler önüne seriyor. Resmi gerekçeler arasında “tarafsızlık” ve “sadakat yükümlülüğü” gibi kavramların kullanılması, devletin bireylerin düşüncelerine doğrudan müdahale ettiği yönünde değerlendirilirken, bu durumun anayasal haklarla bağdaşmadığı vurgulanıyor. Raporda ayrıca Alman medyasının tutumu da eleştiri konusu. Tek taraflı yayın politikaları ve alternatif görüşlere alan açılmaması, doğrudan bir hukuki ihlal olmasa da ifade özgürlüğünün fiilen engellenmesi olarak değerlendiriliyor.


#Almanya
#Filistin
#İsrail