Yılın ilk enflasyon raporu: Orta yoldan devam…

04:0014/02/2026, Cumartesi
G: 14/02/2026, Cumartesi
Levent Yılmaz

Oldukça yoğun bir tartışma ortamında bu yılın ilk Enflasyon Raporu Merkez Bankası tarafından yayımlandı. Bu yoğun tartışmaların ana nedeni ise Ocak ayında beklenti üstü gelen yüksek enflasyon ve Şubat ayı için yüksek enflasyona işaret eden öncü göstergeler nedeni ile Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmininin gerçekleşmesinin şimdiden imkansız hale gelmesiydi. En baştan itiraf etmeliyim ki Merkez Bankası’nın işi çok zor. Çünkü ne yaparsa yapsın, hangi kararı alırsa alsın mutlaka bir açıdan

Oldukça yoğun bir tartışma ortamında bu yılın ilk Enflasyon Raporu Merkez Bankası tarafından yayımlandı. Bu yoğun tartışmaların ana nedeni ise Ocak ayında beklenti üstü gelen yüksek enflasyon ve Şubat ayı için yüksek enflasyona işaret eden öncü göstergeler nedeni ile Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmininin gerçekleşmesinin şimdiden imkansız hale gelmesiydi.

En baştan itiraf etmeliyim ki Merkez Bankası’nın işi çok zor. Çünkü ne yaparsa yapsın, hangi kararı alırsa alsın mutlaka bir açıdan eleştirilecek olması kaçınılmazdı. Açıkçası Merkez Bankası “vaziyeti idare eden” bir orta yol ile yoluna devam etti. İdeal durum ile reel durum arasında optimum bir yönlendirme yaparak piyasalara makul bir mesaj verdi.

Peki neydi o makul adım? Öncelikle bir önceki Enflasyon Raporu’nda belirlenmiş olan %16’lık ara hedef korunarak “erken havlu attı” eleştirileri bertaraf edildi. Diğer yandan 2026 yıl sonu için %19 olan tahmin aralığının üst bandı %21’e revize edilerek daha gerçekçi bir tahmin ortaya konulmuş oldu. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da hem sunumunda hem de soru-cevap kısmında yaptığı sözlü yönlendirmeler ile bunun nedenlerini izah etti. Özetle Merkez Bankası “Ben enflasyonda %16’ya gitmek için politika seti belirleyeceğim ama enflasyon benim etki alanımda olmayan değişkenler nedeni ile bir önceki tahminimizden daha yüksek olacak” dedi.

Diğer yandan Enflasyon Raporu toplantısının soru-cevap bölümünde Mart ayındaki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısındaki faiz kararına ilişkin çıkarımlar da yapılmaya çalışıldı. Bu nedenle sorulan soruların odağında ise bir faiz indirimi olup olmayacağı vardı. Zira yüksek Ocak ayı enflasyonu ve yine Şubat için yüksek enflasyona işaret eden öncü göstergeler nedeni ile Merkez Bankası’nın Mart ayında faizleri sabit bırakabileceğine yönelik beklentiler de dillendirilmeye başlanmıştı. Bu bağlamda “Mart’ta faiz indiriminde duraklamayı değerlendirir misiniz?” şeklinde sorulan bir soruya Başkan Karahan, “veri odaklı gideceğiz ama adım büyüklüğünü küçültmeye karar verdik” diyerek bir yanıt verdi.

Dahası Karahan mevcut enflasyon gelişmeleri ve beklentilerdeki olası bir bozulmanın önüne geçebilmek için de “Mevcut enflasyon görünümü ve hedeflerimize, talep koşullarına, beklentilere baktığımızda adım büyüklüğünün kısa dönemde artması için gereken eşik bir miktar yüksek diye değerlendiriyoruz.” diyerek bir yandan Mart ayında faiz indirimi sinyali verirken diğer yandan da bu indirim oranının görece düşük olacağına işaret etti. Ayrıca yine soru-cevap kısmında konuşan Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay’ın da “indirim miktarlarını indirmek durumunda kaldık ve indirim miktarları azalmak zorunda zaten” diyerek Başkan Karahan’ı destekledi.

Özetle Mart ayındaki PPK’da 50 veya 100 baz puanlık bir faiz indirimi beklemek makul görünüyor. Elbette nihai öngörüde bulunmak için yine de Şubat enflasyonunu görmek gerekiyor. Çünkü Ramazan ayının etkisi ile enflasyon beklentilerindeki olumlu seyri sekteye uğratabilecek şekilde gıda fiyatlarında çok ciddi bir artış görebiliriz.

Bana göre algısal tarafını bir kenara bırakırsak teknik olarak güçlü faiz indirimleri için hala ciddi bir alan var. Zira bugün politika faizi %37 ve bunun bileşiği %44,6 yapıyor. 12 ay sonrası için beklenen enflasyon ise Piyasa Katılımcılar Anketi’nde %22,20. Yani beklenen enflasyona göre kabaca 23 puan gibi çok ciddi bir reel faiz verilmiş oluyor.

#enflasyon
#ekonomi
#Levent Yılmaz