Trump İran’la barış ilan etti. Peki bu savaşı kim kazandı? İsrail bu anlaşmayı sabote edecek. Çünkü bölgesel savaş planı çöktü. Trump İsrail’e direnebilir mi? İsrail suikast bile deneyebilir.

04:0016/06/2026, Salı
G: 17/06/2026, Çarşamba
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
İbrahim Karagül

Savaş ilan etmenin de, barış anlaşması yapmanın da makul, ciddi sebepleri kalmadı. Söz konusu İsrail olunca, onu koruyan ABD olunca, sebepsiz savaşlar ilan edilebiliyor, dünyanın bir çok ülkesi bu savaşa mahkum edilebiliyor, savaşın acılarına katlanıyor. İran’a yönelik İsrail saldırısının hiç bir gerekçesi yoktu. Ortada bir sebep yoktu. Gazze’de soykırım yapmak nasıl insani, ahlaki sınırları yok etmişse, İsrail’in İran’a, Lübnan’a, Suriye’ye saldırıları da ahlaki sınırları yok etmiştir. BU KONTROLSÜZ

Savaş ilan etmenin de, barış anlaşması yapmanın da makul, ciddi sebepleri kalmadı. Söz konusu İsrail olunca, onu koruyan ABD olunca, sebepsiz savaşlar ilan edilebiliyor, dünyanın bir çok ülkesi bu savaşa mahkum edilebiliyor, savaşın acılarına katlanıyor.

İran’a yönelik İsrail saldırısının hiç bir gerekçesi yoktu. Ortada bir sebep yoktu. Gazze’de soykırım yapmak nasıl insani, ahlaki sınırları yok etmişse, İsrail’in İran’a, Lübnan’a, Suriye’ye saldırıları da ahlaki sınırları yok etmiştir.

BU KONTROLSÜZ GÜÇ DURDURULMALI!

Bir kontrolsüz güç, canı istediğinde ülkelere saldırıyor, toprak işgal ediyor, dünyanın her yerinde terör uyguluyor, insan ırkının bütün kutsallarını yerle bir ediyor ve dünya bu ahlaksızlara katlanıyor. ABD yüzünden hiç bir ülke de bu güce sınırlama getirmiyor, getiremiyor.

“İran’dan sonra sıra Türkiye’de” diyebilen bir ülke için, hiçbir ilke, etik, ahlak, sınır, sorumluluk, mantık söz konusu değildir. Türkiye ve bölge ülkeleri hatta dünyanın tamamı, bu mantıksızlığa, bu azgınlığa tahammül etmek zorunda değildir.

PEKİ BU SAVAŞ NİYE BAŞLATILDI?

İSRAİL VE ABD NEYİ ELDE ETTİ?

İsrail İran’a niye saldırdı? ABD, İsrail telkinleri ile İran’a niye saldırdı? “Nükleer silah üretiyor” gerekçesinin saçmalığına teslim olanlar için bu sorgulama elbette ki anlamsızdır.

Bütün nükleer sınırlamalardan muaf, alabildiğine nükleer silah üreten bir ülke, bütün bölgeyi nükleer silah kullanırım diye tehdit eden bir ülke, başka bir ülkenin nükleer güç olamayacağını söyleyebiliyor. Bunu durdurmak için savaşlar açıyor. ABD ve Batı dünyası da bunun yanında yer alıyor.

Ama şimdi bakıyoruz, sebep bu bile değilmiş. İran’ı yakıp yıktılar. Neyi çözdüler? Herkes savaş öncesi pozisyonunda olduğu gibi duruyor.

İran’ın nükleer üniteleri olduğu gibi duruyor. İsrail’in İran’ı yok edemeyeceği, ABD silahını kullansa bile bu savaşı kazanamayacağı açıkça ortaya çıkarken, şu soruyu herkes sormalı: İsrail ve ABD, İran’a saldırarak ne elde etti? Neyi kazandı?

KARGO UÇAKLARI İRAN’A

MİLYAR DOLARLAR TAŞIYOR

“BARIŞ ÇARESİZLİĞİ” Mİ?

ABD Başkanı Tump, önceki akşam dünyaya “İran’la barış yapıldı, anlaştık” açıklaması yaptı. Nükleer mesele sonraya bırakılacak, Hürmüz açılacak, savaş bitecek, İsrail İran’a ve Lübnan’a saldırmayacak, İran’ın dondurulmuş paraları iade edilecek. Bu açıklamadan önce BAE’den milyar dolar yüklü uçaklar İran’a hareket etmeye başlamıştı.

Hürmüz savaştan önce zaten açıktı ve kimseden geçiş parası alınmıyordu. Şimdi bunu “zafer” olarak sunuyorlar. Nükleer mesele de “sonraya” bırakıldıysa, İsrail ve ABD hangi zaferi elde etti? Savaşı zorlayan İsrail’di, peki barışı zorlayan hangi kazanımdı? Yoksa bir çaresizlik miydi?

SADECE İRAN DEĞİLDİ…

ARKASINDA BÖLGESEL

BİR YIKIM PLANI VARDI.

Bu savaş sadece İran’a saldırı değildi. Coğrafyanın tamamı yıkıma uğradı. Körfez ülkelerinin tamamı saldırıya uğradı. Bölgedeki bütün ABD üsleri saldırıya uğradı.

İlk baştaki şok atlatılınca, arkasında bölgesel bir yıkım, imha niyeti ortaya çıktı. ABD ve İsrail İran’a saldırdıkça İran da Körfez ülkelerine ve ABD üslerine saldırdı. Beklenmedik, şaşırtıcı, hesap bozucu bir harekete girişti.

Bölgesel savaş çıkarmak, Arapları İran’a topyekun savaşa sokmak için bir senaryo uygulandı. Körfez ülkeleri inanılmaz bir sabır sınavına tabi tutuldu.

BAE hariç hiç biri İran’a savaşa girmedi. Bunun coğrafyanın imhası olduğunu, İsrail’in kendilerine kurduğu bir tuzak olduğunu farkettiler. İran saldırılarına karşı bile yutkundular, ağırbaşlı hareket ettiler.

“ONLARI İRAN’LA YOR, GELECEK

SAVAŞLAR İÇİN ÇARESİZ BIRAK!”

Şunu biliyorlardı: İran’dan sonra sıra başka ülkelere gelecekti. Mısır’a gelecekti. Suudi Arabistan’a gelecekti. Katar’a gelecekti. Arap dünyası, bütün bölge, İran’la yorgun düşürülmüş, gelecek savaşlar için zayıflatılmış olacaktı. Bir adım sonrasında kimse kimseye yardım edemeyecek halde olacaktı.

Körfez ülkelerinin bu şüphesi savaş sırasında daha da netleşti. İran bu ülkelere saldırırken ABD onları korumadı. Hatta İsrail, savaşı kızıştırmak için Körfez ülkelerine, İran saldırısı gibi gösterip örtülü saldırılar yaptı. İkincisi ABD kendi askeri üslerini bile koruyamadı.

Peki Körfez ülkeleri kime gücenecek, kimler için savaşa girecekti. ABD onları korumuyor, İsrail gizli saldırılar yapıyorken neden İsrail için İran’la savaşa gireceklerdi!

Arap yönetimlerinin ölümcül sabrı aslında bölgesel imhayı içeren büyük hesabı bozdu. İran’ın bu kadar dirençli olması da bölgenin gözünü açtı. ABD başaramıyordu, İsrail saldırılara açıktı. İsrail’in büyük hesabı böylece çöktü.

İBRAHİM ANLAŞMALARI BİR TUZAK.

İSRAİL, ABD’Yİ BÜTÜN

BÖLGEDE İMHA EDİYOR.

Öyleyse bütün hesaplar yeniden yapılacak, bütün güvenlik doktrinleri yeniden tanımlanacaktı. “ABD korumasında İsrail” coğrafyanın tamamı için tehditti. Bu ülkeler, yeni savunma arayışlarına, ittifaklarına girişecekti.

İsrail’le “İbrahim Anlaşmaları” bir tuzaktı. ABD koruması ise artık hiçbir işe yaramıyordu. Gerçek olan, İran savaşı değil, İran’dan sonraki hedeflerin açığa çıkmasıydı.

ABD, sadece İsrail için savaştığında coğrafyayı kaybettiğini gördü. Böyle devam ederse kaybedecek de. İsrail kumarı ABD’nin küresel liderlik rolünü bitirdi. İran savaşı bölgedeki nüfuz ve gücünü tehlikeye attı. Bir adım sonrası ABD’nin coğrafyadan sürülmesi ile sonuçlanabilir.

Bu mümkün ve işler oraya doğru sürükleniyor. Çünkü İsrail saldırganlığı akıl-mantık sınırlarını aşmış, insan ırkı için bir tehdit haline gelmiştir. Böyle bir yapıyı savunup koruyan herkes aşınacak, güç kaybedecektir. İsrail aslında ABD’yi imha ediyor ama Amerikalılar şuan bunun tam anlamıyla idrakinde değil.

İRAN’I VE KÖRFEZ’İ YAKTILAR

AMA SAVAŞI KAZANAMADILAR.

BEDAVA ZAFER PLANI ÇÖKTÜ.

Evet, İran’ı yakıp yıktılar. Yıllarca geriye ittiler. Liderlerini öldürdüler, aşağıladılar. Ama ABD ve İsrail bu savaşı kazanamadı. Kazanamayacaklarını da gördü. Bu iki ülke tek başlarına hiçbir savaşı kazanamaz.

Onlar Arapları İran’la savaştıracak ve bedavaya bir zafer kazanacaklardı. O senaryo çökünce “barış zaferi” pazarlama yoluna gittiler.

Coğrafyamızın barışa ihtiyacı var. Savaşları coğrafya dışına itmenin bir yolunu bulmak zorundayız. Aksi takdirde 21. yüzyıl ıskalayacağız. Özellikle “bölgesel savaş”a dair bütün senaryoları çöp etmeyi bilmemiz gerekiyor. Ancak İsrail varolduğu sürece bu mümkün görünmüyor.

DERS ALMAK İÇİN YENİ

MUSİBETE İHTİYACIMIZ YOK.

Öyleyse, bütün ülkeler, geleceklerini güvence altına almak için İsrail’i öncelikli tehdit görmek, ona göre hazırlık yapmak zorundadır. Hiçbir barış ve ortaklık projesinde İsrail olmayacak, olamaz.

İsrail güçle tehdit edilmeli, hareket alanı daraltılmalı, bölgesel savunma kalkanları derhal oluşturulmalı. Artık ders alacak yeni örneklere, musibetlere, sınamalara ihtiyacımız kalmadı. Gerçek apaçık ortadadır.

İSRAİL BU ANLAŞMAYI SABOTE

EDECEK, YENİ CEPHELER AÇACAK.

Trump barış ilan etti. Yakında imzalar atılacak. Bu ne kadar sürecek bilmiyoruz. Ama İsrail ABD’nin bu barış girişimini sabote edecektir. ABD’yi boşa düşürecek, yeni savaşlara mahkum edecek, bunun için gerekirse yeni cepheler açılacaktır.

Türkiye ve bölge ülkeleri, barışı ayakta tutmak, “İsrail etkisi”ni en aza indirmek için çok yoğun çaba harcamalı. Bu ABD’nin intiharını da önleyecek bir çabadır.

Washington’dakiler, İsrail’in kendilerini nasıl zehirlediğini bu sefer de görmezse, bundan sonraki adımların ağır yükü ABD’yi bütün coğrafyada sınırlayacak bir dalgaya dönüşecektir.

Şahsen İsrail’in bu anlaşmayı sabote etmesi için sadece birkaç hafta süre veriyorum. Mutlaka sabote edecektir. Ya İran’a karşı ya da yeni bir cephe açma şeklinde anlaşmayı boşa çıkaracak yeni bir savaşın fitilini ateşleyecektir.

TRUMP DİRENİRSE İSRAİL

“SUİKAST”İ BİLE DENER!

Peki bu anlaşma İsrail ile ABD arasında sorun olacak mı? Elbette olacak. Zira İsrail bundan çok rahatsız. Sadece İran meselesi yüzünden değil, coğrafya genelinde atacağı yeni saldırganlıkları sınırlama ihtimali yüzünden rahatsız.

Açık söyleyelim, ABD’nin sinir sistemi İsrail’in kontrolü altında. Trump’ın buna direnebileceğini sanmıyorum. Eğer direnmeyi, İsrail’i sınırlamayı, ABD’nin bölgedeki varlığını öncelemeyi tercih ederse İsrail Trump’a suikasti bile deneyecektir!

Bütün cümlelerden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın; “Anlaşmanın resmiyet kazanacağı tarihe kadar geçen sürecin dikkatle yönetilmesi, provokasyonlara ve süreci sekteye uğratabilecek girişimlere karşı tedbirli olunması çağrısı”nı buraya not alalım.

#Politika
#Siyaset
#Diplomasi
#İbrahim Karagül