|
Sayın Livaneli; o savaş 15 Temmuz’da oldu

31 Mart yerel seçimleri için geri sayım başladı. Seçim takvimi işliyor. Siyasi partiler bir yandan adaylarını açıklarken, diğer yandan ittifak görüşmelerini yürütüyor.

Bu seçimlerde her parti için farklı farklı zorluklar var. Ancak CHP için bu seçim çok çetin geçecek. 15 Temmuz’dan sonra oluşturulan Tayyip Erdoğan karşıtlığı rüzgârını arkasına alan CHP, 2018’den bu yana yapılan seçimlerde gerçek oy’unun çok üzerinde oy aldı.

Bu rüzgâr sayesinde 2019’da Ankara ve İstanbul başta olmak üzere 11 büyükşehirde belediye başkanlığı kazandı. CHP, 1989’da da Turgut Özal karşıtlığı sayesinde yerel seçimlerde bir başarı elde etmişti. Ancak beş yıllık beceriksiz belediyecilik anlayışı nedeniyle 1994’te büyük hezimet yaşamıştı.

2024’te de CHP’yi benzer bir korku sardı. Beş yıllık CHP belediyeciliği döneminde İstanbul ve Ankara başta olmak üzere şehirler yaşanmaz hale geldi. Her alanda kentler geri gitti. Ankara ve İstanbul belediyelerinin başındaki şahıslar, bulundukları makamları hizmet için değil, gelecek kariyerleri için kullandı.

CHP’nin ittifak konusunda da işi yaver gitmiyor. İYİ Parti, ‘müstakil’ olarak seçime girme kararı aldı. Genel Başkan Meral Akşener, “Biz CHP’nin adaylarına kazandırmak için kurulmadık” dedi. İYİ Parti’nin bu tutumu CHP açısından çok farklı anlamlar taşıyor.


CHP’NİN TEK ÇIKIŞ UMUDU BOL POLEMİK, AZ VAAT VE ESKİ TARZ SÖYLEM

Çünkü CHP, İYİ Parti sayesinde HDP ile ittifakını perdeliyordu. Artık CHP-DEM/HDP baş başa kaldı. İttifaksız siyaset döneminde CHP’nin işi kolaydı, Nutuk’tan üç satır okur, meydanlarda 10. Yıl Marşı’nı çalar keyfine bakardı. Zaten belli bir oy potansiyeli vardı, üç aşağı beş yukarı o potansiyeli yakalar gemisini yürütürdü.

O konforlu siyaset dönemi bitti CHP için. Bugünlerde yeniden Atatürkçülük edebiyatına sarılmaya çalışıyor, ancak o makyaj artık tutmuyor. Son sekiz yılda köprünün altından çok sular aktı. İYİ Parti ittifakta yok, DEM/HDP ile iş birliğini kamufle edemiyor.

CHP için tek çıkış umudu bol polemik, az vaat ve eski tarz söylem. Bunun emarelerini çoktandır görüyoruz. Uzun zamandır buzluğa kaldırdıkları laikliği çıkardılar. Tarikat, cemaat karşıtlığı altında İslâmî değerlere saldırmaya başladılar. Muhafazakârlara geçmişte söylediklerini yinelemeye başladılar.

Bütün tuşlara basıyorlar. Hilafetten Osmanlı düşmanlığına, Arap düşmanlığı altında Müslüman karşıtlığına, imam-hatip nefretinden Kur’ân kursu kinine... Kaşımadıkları alan kalmadı ve kalmayacak...

Bu konularda CHP’de uzman isimler çok. Ağzı laf yapan, polemik işini beceren, kalemi iyi olan... Bu isimlerin arasında Zülfü Livaneli bugünlerde öne çıkıyor. Livaneli’nin, 1994’ten, Erdoğan’a İstanbul’da mağlup olduğu günden beri bitmeyen bir hırsı var.


31 MART’TA FİŞİ ÇEKİLECEK, FETÖ GERÇEK ÖLÜMÜ TADACAK

Livaneli’nin son çıkışı malum. 31 Mart seçimlerini, 31 Mart ayaklanmasına benzetip, Sultan Abdulhamid’e karşı yapılan darbe girişimine atıfta bulunan Livaneli, “31 Mart yerel seçimlerinde ya gerici orduları, Avcı Taburları ya da Hareket Ordusu kazanacak” dedi.

Livaneli’nin bu bakış açısı, CHP’nin duruşu açısından çok kıymetli. Bu açıklamayla CHP’nin hâlâ darbelerden medet uman bir parti olduğunu ilan etti Livaneli. Ancak unuttuğu bir şey var. Bahsettiği o savaş 15 Temmuz’da gerçekleşti. Pensilvanya’dan yönetilen “Hareket Ordusu” Türk milleti tarafından yenilgiye uğratıldı. Sultan Abdulaziz’e karşı yapılan darbeyle başlayan darbeci gelenek, 15 Temmuz 2016’da milletin direnişiyle tarihe gömüldü.

Livaneli, buna inanmak istemiyorsa, elini kaldırıp Hareket Ordusu Komutanı olarak lanse ettiği Ekrem İmamoğlu’nun karısının 16 Temmuz sabahı attığı Twitter mesajına baksın.

Darbecilerin milletimiz tarafından püskürtüldüğünü gören Dilek Kaya İmamoğlu, “Ülkemin beyin ölümü gerçekleşmiştir. Başımız sağ olsun” diye paylaşımında bulunmuştu.

31 Mart’ta Hareket Ordusu galip gelemeyecek. 15 Temmuz’da beyin ölümü gerçekleşen FETÖ’nün fişi çekilecek. Gerçek ölümü tadacak.

#siyaset
#CHP
#İYİ Parti
#Politika
#Hüseyin Likoğlu
3 ay önce
Sayın Livaneli; o savaş 15 Temmuz’da oldu
İran’ın İntikam planına karşı İsrail ‘çok gizli’ bir silahla karşılık verecek, ‘İran taş devrine dönecek?’
Davranışlarımız kimin?
Denklemciler ve denklembozucular
Muhafazakârlık güçlenirken
İslâmcılara azıcık hikmet penceresinden baksak?