
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşen OECD Beceriler Zirvesi'nde açıklamalarda bulundu. Teknolojik gelişimlerin iş dünyasındaki önemine dikkat çeken Erdoğan, "Dünya teknoloji ve yapay zeka öncülüğünde keskin bir dönüşüm yaşıyor. Bunun insanlığa neler kazandırıp neler kaybettirdiğinin hesabını akademisyenlerimiz yapmakta ama bu değişim dalgasını durdurmak mümkün değil. Değişimi sağlıklı şekilde yönetmek bizim elimizde. " dedi.

Sayın genel sekreter, bakanlar, uluslararası kuruluşların değerli temsilcileri sizleri hürmetle selamlıyorum. Zirve münasebeti ile sizleri kıtaların buluşma noktası olan İstanbul'da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Sizleri misafir etmek, böyle bir zirveye ev sahipliği yapmak gurur vesilesidir. Misafirlerimize şahsım milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
Yeni iş alanları ortaya çıkıyor
Sizlerin de takip ettiği üzere dünya teknoloji ve yapay zeka öncülüğünde keskin bir dönüşüm yaşıyor. Bunun insanlığa neler kazandırıp neler kaybettirdiğinin hesabını akademisyenlerimiz yapmakta ama bu değişim dalgasını durdurmak mümkün değil. Değişimi sağlıklı şekilde yönetmek bizim elimizde. Bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir. Bu zirvenin beceriler alanında küresel diyalog için güçlü zemin oluşturacaktır. İstihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojideki gelişime paralel olarak üretim içimleri değişiyor, yeni iş alanları ortaya çıkıyor. Ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun insani becerilerin olacağı anlaşılıyor.

"Robotik teknolojilerin yaygınlaşması çeşitli endişeleri de beraberinde getirdi"
Uluslararası araştırmalar OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma alanındaki nüfusun azaldığını gösteriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak iş gücü talebi azalırken personel bulmakta zorluk çekiliyor. Ülkemiz dahil tüm ekonomiler tecrübe etmekte. Robotik teknolojilerin yaygınlaşması çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolardan 2050'de 25 trilyon dolarlık pazara dönüşeceği öngörülüyor. Yapay zekanın talimat verdiği robotların uyguladığı, üretim süreçlerinde inşa unsurunun olmadığı durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor.

"İnsanlar iş hayatında daha uzun süre kalacak"
Beceriler zirvesinde ele alınacak üç konu başlığının başta iş çevreleri olmak üzere hepimize ufuklar kazandıracağına inanıyorum. Bilginin bir ülke, bir şirket veya bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun farkındayız. Güncelliğini kaybetmiş bilgi sahibi için yüktür. Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Uygulayıcısı, alıcısı ile eğitimin tüm paydaşlarının çağımıza ayak uydurması gerekiyor. OECD değerlendirmelerine göre birçok ülkede öğrenci temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, eğitimin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmakta. Günümüzde öğrenme, hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor. İnsanlar iş hayatında geçmişe kıyasla daha uzun süre kalacağı görülüyor.
Aile bağlarımızın hala diri olması yardımlaşma kültürünün güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamakta. Aile müessesinin güçlendirirken diğer taraftan da dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemi ile kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz.

"Kadınların iş gücüne katılım oranlarınını yüzde 34,7’ye çıkardık"
Ayrımcılık ve eşitsizlik başta olmak üzere farklı nedenlerle vatandaşlarına kendi potansiyellerini gerçekleştirme fırsatı sunamayan ülkelerde adil bir düzenin varlığından bahsedilemez. Türkiye olarak özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak bu alanda 20-25 sene önce hayal dahi edilemeyen başarılara imza attık. Göreve geldiğimizde yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7’ye çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye yükseldi. Kadınları sosyal hayattan, ekonomik hayattan, özellikle eğitimden yoksun bırakan her türlü bariyeri ortadan kaldırdık. Bunun neticesinde kadın kamu çalışanlarının oranı sadece son 12 yılda yüzde 34,2’den yüzde 43,38’e çıktı.
Geçen hafta meclisimizde kabul edilen bir kanunla çok önemli bir kolaylığı da kadınların istifadesine sunduk. Yeni düzenlemelerle birlikte çalışan tüm annelerimizin doğum izni süresini 24 haftaya yükselttik.
Aynı şekilde gençlerimizin eğitimi ve istihdamı için de tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Göreve geldiğimizden bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Demokrasinin askıya alındığı günlerde ikinci plana itilen mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi haline getirdik. Yine bu süreçte çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyor, eğitim kurumlarımızın iş dünyasıyla irtibatını artırıyoruz. 6 Ocak’ta kamuoyumuzla paylaştığımız 'Gençliğin Üretim Çağı Güç Programı' bunlardan biridir.
OECD zirvesinin ülkemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.









