Küresel Sumud Filosu'na katılan GZT Editörü Ümmü Gülsüm Durmuş, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Normal seyrimizde devam ediyorduk. Bazı gemilere el konulduğu bilgisi geldi. İlk başta çok şaşırdık. Çünkü Gazze’ye çok uzaktık. Girit açıklarına doğru gidiyorduk. Amiral gemimiz Safsaf’a el konulmuştu. Bu gemi filomuzun adeta beyniydi. Tüm telsiz bağlantılarımız, haritalarımız her şeyimiz kopmuştu. En başta çok zorlandık ama iş başa düşmüştü kendi gemimizi kontrol etmeyi öğrendik. Biz diğer gemilerin gerisindeydik öndeki gemiler ele geçiriliyordu. Hava karardıkça abluka daha da arttı. Bir yanımızda botlar diğer yanımızda dronlar vardı. İsrail bu müdahalede 7 savaş gemisi kullandı. Büyük tekneler bu gemilerde alınıyordu küçük teknelere ise botlar yanaşıyordu. Jammerlar vardı. Zaman zaman da internetimiz kesiliyordu. Kaptanımız yardımıyla bu tekneleri geçtik farklı manevralar yaptık. Çok hızlı gidemiyorduk çünkü hava şartları el vermiyordu. Gece karanlığında epeyce gittik daha sonrasında bir noktada sabaha bekledik. Deniz şartlarında olduğumuz için hava daha çabuk aydınlandı. Gün ışığıyla hemen yola koyulduk. Kendimize güvenli bir alan arıyoruz. Daha sonrasında Gazze’ye yine gideceğiz. Gece çok zordu ama asla motivasyonumuzu umudumuzu kaybetmedik. İsrail en başta telsizlerden geri dönün çağrısı yaptı ancak filodaki kimse bunu dikkate almadı. Güvenlik nedeniyle yerimizi paylaşamıyoruz. Artık filoyla beraber yol almıyoruz ama hep iletişim halindeyiz. İsrail’in en başta bu bölgede müdahale edince bunu sadece taciz sanmıştım ama durum gerçekten çok farklıydı. Arkadaşlarımızdan haber alamıyoruz nereye götürdüler ne yaptılar onlar için çok endişeleniyorum.”
Avrupa’nın göbeğinde beklemiyorduk
- Candabari teknesinin kaptanı Hakan Kaya, “Avrupa’nın göbeğinde bizzat İsraillilerin gelip, gemilere el koymasını, aktivistleri kaçırmasını beklemiyorduk. Bu İsrail’in ne kadar hukuksuz davrandığının bir göstergesi. Dün geceden sonra her an her dakika bir şey olabilir diye bekliyoruz. Bunların bu kadar ileri gitmesi, neler yapabileceklerini de gösteriyor. Bu soykırımı durdurmak için gidiyoruz, kamuoyunun bu olayı gündemde tutmasını, sesimiz olmasını istiyorum” diye konuştu.
Yunan sandık Siyonist çıktı
- Cactus isimli gemiyle yola devam eden HAK-İŞ Genel Sekreteri Fatma Zengin, “Birkaç gündür dronlarla takip ediliyorduk. Önce telsiz bağlantımız gitti. Sonra teknelerden birine müdahale edildiğine dair haber geldi. Can yeleklerimizi giyip pozisyon aldık. Karartma politikası uyguladık. Diğer teknelere ulaşmaya çalıştık. Birkaç saat sonra 3 İsrail donanma gemisi gördük, hızlı şekilde yelkenleri açıp uzaklaştık. İlk başta Yunanistan Deniz Kuvvetleri mi acaba diye ikileme düştük ama İsrail güçlerinin çıktı. Gazze’ye bu kadar uzak mesafede bu saldırıyı beklemiyorduk. İsrail gücümüzü kırmak istiyor" dedi.
Erken müdahale ettiler
- Diabol gemisiyle yolculuk eden Grafiker Ferzan Çiftçi, “Baskını Türkiye’den sonra bekliyorduk. Planlarımızı ve psikolojimizi de ona göre hazırlamıştık. İsrail ablukayı kırma ihtimalimizi göze alamadığı için erken müdahale etti. Bu sayede gemi sayısını azaltmayı hedefliyorlar” şeklinde konuştu.