Yaşanamamış hayallerin kurgusu: Bu gösteriye artık bir son verin

Sınav, mezuniyet, sünnet ve doğum gibi çocukların hayatındaki önemli eşikler, son dönemde sosyal medyada abartılı organizasyonlarla gündeme geliyor. Bu gösteri kültürü, çocukların özel günlerini yetişkinlerin görünürlük alanına dönüştürüyor. Aileler ya da yetişkinler yaşayamadıklarını çocukları malzeme ederek yaşamaya çalışıyor.

LGS anneleri, sünnet anneleri, baby showerlar, mezuniyet kınaları...

Sosyal medyada son günlerde sınava giren öğrenciler için yapılan abartılı kutlamalar, mezuniyet törenleri, sünnet organizasyonları ve cinsiyet partileri tartışma konusu oldu. Kimi görüntüler eğlenceli bulunurken, kimi kullanıcılar çocukların özel günlerinin giderek yetişkinlerin kendini gösterdiği pahalı ve yorucu organizasyonlara dönüştüğünü belirterek tepki gösterdi.

Özellikle sınava giren öğrenciler için hazırlanan konvoylar, pankartlar, kurdele kesme törenleri ve okul önlerinde yapılan gösterişli uğurlamalar sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Bazı videolarda öğretmenlerin ve velilerin törenin merkezine geçtiği, çocuğun ise bu organizasyonun bir parçası haline geldiği görüldü.

Herkes mezun oluyor seninkinin farkı ne?

Tartışmanın temelinde ise çocukların hayatındaki sade eşiklerin giderek birer sosyal medya vitrini haline gelmesi var. Sınav, mezuniyet, doğum ve sünnet gibi dönemler çocuklar için önemli ve hassas süreçler olmasına rağmen, bu anların çoğu zaman yetişkinlerin görünürlük ihtiyacına göre şekillenmesi eleştiriliyor.

Çocuğun duyguları gözardı ediliyor

Çocukların sınav kaygısı yaşadığı, mezuniyet heyecanı taşıdığı ya da sünnet gibi kişisel bir sürecin içinden geçtiği anlarda, ilginin çocuğun duygusundan çok organizasyonun büyüklüğüne kayması dikkat çekiyor. Bu durum, çocuğun kendi hikâyesindeki başrolünü zayıflatırken, aileler üzerinde de “daha fazlasını yapma” baskısı oluşturuyor.

Annelerin ve babaların çocuklarının başarısı için verdiği emek elbette tartışılmaz. Sınav sürecinde uykusuz kalmak, çocuğun kaygısını taşımak, yanında durmak ve destek olmak aileler için büyük bir sorumluluk. Ancak destek olmakla çocuğun özel gününü yetişkinlerin sahnesine çevirmek arasındaki çizgi giderek bulanıklaşıyor.

Aileler yaşanmamış hayallerini kurguluyor

Son dönemde yalnızca sınav törenleri değil, bebek daha doğmadan düzenlenen cinsiyet partileri, mezuniyetlerde yapılan abartılı kutlamalar ve sünnet organizasyonları da aynı gösteri kültürünün parçaları olarak değerlendiriliyor. Çocukların hayatındaki sade geçişler, sosyal medyada paylaşılacak görüntülere dönüştükçe bu organizasyonların maliyeti, ölçeği ve görünürlük baskısı da artıyor.

Eğitimin, çocuk büyütmenin ve hayat kurmanın zaten ağırlaştığı bir dönemde sevginin de paketlenmiş organizasyonlarla ispatlanması bekleniyor. Oysa bir çocuk için en büyük destek çoğu zaman gösterişli bir tören değil; görülmek, anlaşılmak ve kendi hikâyesinin merkezinde kalabilmek.

Çocuklar ailelerin başarı belgesi, eksik kalmış hayallerin telafisi ya da sosyal medyada sergilenecek bir proje değil. Bu yüzden tartışma, yalnızca birkaç abartılı görüntüden ibaret değil; çocukların özel anlarının kim için ve ne adına büyütüldüğüne dair daha geniş bir kültürel meseleye işaret ediyor.