Şüpheleri sahnede susturdu: Halit Ergenç’ten “Satıcının Ölümü”nde güçlü dönüş

Arthur Miller klasiği “Satıcının Ölümü” sahneye taşındı. Halit Ergenç’in performansı oyuna damga vuruşunu, sahne tasarımı ve oyunculuk dengesini sizler için yazdım.

Halime Kirazlı
Satıcının Ölümü sahne tasarımı ve oyunculuklarıyla göz dolduruyor.

Uzun süredir televizyon ve sinema projeleriyle izlediğimiz Halit Ergenç, yıllar sonra tiyatro sahnesine “Satıcının Ölümü” ile döndü. Açık söylemek gerekirse bu dönüş sadece bir rol değil; hakkında yapılan “dizi oyuncusu” eleştirilerine sahneden verilen net bir cevap gibi...

Sahne ve ışık tasarımı yerinde

Geçtiğimiz salı akşamı Rönesans Holding'in sponsorluğunda Zorlu PSM’de sahnelenen oyunu izledim. “Satıcının Ölümü” yalnızca Arthur Miller’ın klasik metniyle değil, sahnedeki oyunculuk tercihleriyle de izleyiciyi doğrudan karşı karşıya bırakıyor. Halit Ergenç özelinde söylemem gerekirse; sahnede bir karakter izlemiyor, bir insanın çözülüşüne tanıklık ediyorsunuz. Willy Loman’ı oynamıyor, yaşıyor.

Arthur Miller’ın kaleme aldığı oyunun yönetmenliğini Rufus Norris üstlenirken, Türkçe çeviri Hira Tekindor imzası taşıyor. Dekor tasarımı ise Es Devlin’e ait. Sahne tasarımını özellikle çok beğendim; kurulan dünya, görsel olarak güçlü ve derli toplu.

Amerikan rüyasının çöküşünün simgesi: Willy Loman

Metin tarafında da aynı netlik var. Amerikan rüyasının çöküşünü anlatan hikâye bugün hâlâ çok tanıdık geliyor. Ayrıca çeviri gerçekten akıyor; sahnede “çeviri izliyorum” hissi oluşmuyor, bu da oyunu ciddi anlamda rahatlatıyor. Sahnede en rahatsız olduğum ezberden hızlı hızlı söylenen replikleri görmemek hem oyunda tuttu hem de hazırlık süreci hakkında önemli bilgiler verdi bana.

Halit Ergenç’in bir röportajında söylediği “Kendi gücünden ve güçsüzlüklerinden beslenmek” meselesi sahnede birebir karşılığını buluyor bence. Performansı sadece dramatik değil, katmanlı. Aynı şekilde Fatih Artman da çok sahici. İkisi birlikte oyunun yükünü sırtlıyor diyebilirim.

İkinci perdenin aksiyonu çok

Zerrin Tekindor tarafında ise ben aynı etkiyi alamadım. Duygular bana çok geçmedi açıkçası. Yer yer karakterin derinliği kuruluyor ama tam taşınamıyor gibi hissettirdi. Ama hakkını teslim etmek lazım, final sahnesinde çok daha güçlüydü. Zaten Tekindor’un tekil ve yoğun sahnelerde daha parladığını düşünüyorum.

Oyunun beni en zorlayan kısmı ilk perde oldu. Açık konuşayım, yer yer dikkatim dağıldı. Daha toparlanmış bir ilk perde oyunu çok daha yukarı taşıyabilirdi diye düşünüyorum.

Ama tüm bunlara rağmen “Satıcının Ölümü” sahnede güçlü anlar yakalayan bir iş. Ve o anların büyük kısmı oyunculuktan geliyor. Özellikle Halit Ergenç… gerçekten sahnenin merkezinde ve orayı dolduruyor. Zorlu PSM Turkcell Sahnesi'ndeki oyunu, 24 Nisan, 2 ve 8 Mayıs, 20 ve 21 Mayıs, 6 ve 7 Haziran ile 15 ve 16 Haziran saat 20.30’da tiyatroseverlerle buluşacak.