6 Şubat 2023 depreminden sonra Hatay’a 3. kez geldim. İlk ikisi depremden bir ve iki ay sonraydı, yaralar henüz çok tazeydi ve Hatay’da insandan çok moloz yığını vardı. Yeniden yeşermesi için kim bilir kaç on yıla ihtiyaç var diye düşünmeden edemedim. Aradan geçen 3 buçuk yılda Hatay şimdi asli gündemi olan gastronomi, tarih ve sanata yeniden dönmenin mutluluğunu yaşıyor. Depremden sonra kurulan Kültür ve Sanat Çarşısı ise, Hataylılara nefes olmaya devam ediyor.
TARİHİN İÇİNDE KALDIK
İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” programı kapsamında yerli ve yabancı basın mensuplarıyla geçtiğimiz günlerde Hatay’daydık. Avrupa Birliği (AB) coğrafi işaret tescilli Antakya künefesinin yanı sıra Hatay’ın mutfağının da tanıtımı yapıldı. Programın ikinci gününde ise kültür ve sanat gezisi yaptık. İlk durağımız 1050 metrekarelik tek parça taban mozaiğinin de yer aldığı Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi’ydi. Müze, 2009 yılında, Antakya kent merkezinde yapılacak bir otel inşaatının kazıları sırasında ortaya çıkan arkeolojik kalıntıların yerinde korunarak sergilenmesi amacıyla, 2019 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilerek ziyarete açıldı. Şu anda hem müze hem otel olarak hizmet veriyor.
HATAYLILARA NEFES OLDU
Uğrak noktalarımızdan biri depremden çok kısa bir süre sonra hayata geçirilen ve Hataylılara nefes olan Kültür ve Sanat Çarşısı’ydı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı tarafından kurulan ve yaklaşık iki yıldır aktif olarak faaliyette olan çarşıda; mozaikten resim sanatına, heykelden enstrüman atölyelerine kadar aklınıza gelebilecek Hatay’ın kaybolmaya yüz tutmuş bütün sanatları yer alıyor. Çarşıda 80’e yakın sanatçının atölyesi olduğunu belirten Hatay Kültür ve Sanat Çarşısı’nın Başkanı Hakan Boyacı, “Şehrin kültürel ve sanatsal hafızası, gastronomi hafızası da çok önemli bir değer olarak kabul ediliyor. Binaları yaparken binlerce yıllık birikimin de korunması gerekiyordu. Bu mantıkla çarşıyı hayata geçirdik ve deprem dolayısıyla şehirden ayrılan sanatçılarımız tekrar Hatay’a geldi” dedi.
KALICI OLACAĞINI UMUT EDİYORUZ
Başlangıçta kültürel hafızayı korumak için yapılan çarşının süreç içerisinde kültür merkezi haline geldiğini vurgulayan Boyacı, “Çarşımızda tiyatro salonumuz, cep sinemamız, cep sahnemiz, çocuk oyun alanları ve etkinlik alanımız var. Burada şu ana kadar yaklaşık üç yüz elliye yakın kültürel ve sanatsal etkinlik yaptık. Ücretsiz film gösterimleri ve konserlerimiz oluyor. Hatay Kültür ve Sanat Çarşısı turizm dünyasının Türkiye’de hayal ettiği bir proje olduğu için, herkes evine döndüğünde ve normal hayata geçildiğinde de kalıcı olacağını umut ediyoruz” diyerek temennilerini dile getirdi.
CAMİ AYNI, CEMAAT DEĞİŞTİ
- Depremden sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Muhammet Arslan başkanlığındaki Hatay kazı ekibiyle Habibi Neccar Camii’nin molozlarının arasında röportaj yaptığımda, “Can kurtarır gibi eser kurtarıyoruz” demişlerdi. Şimdi o eserlerin hassasiyetle korunarak yerli yerine konduğunu gördük. Habibi Neccar Camii herhangi bir tarihi eser kaybı olmadan eski haline getirildi. Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına uygun olarak inşa edildi ve 27 Aralık 2025’te Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıldı. Caminin 28 yıllık imamı Fethullah Uğraş, tarihi eser niteliği taşıyan kitabelerden hiçbir kaybın olmadığını söyleyerek, “Sadece taşlardan artık kurtarılamayanların yerine yenisi koyuldu. Henüz burada yaşam başlamadı. Başka mahallelerden gelen cemaatimiz var. Vefat edenler de çok, yani cemaatimizin aynı olması mümkün değil” dedi.