İki yıllık bir emeğin ürünü olan "Filistin Sözlüğü", Filistin Akademik Düşünce Platformu’yla birlikte Prof. Dr. Hasan Yücel Başdemir ve Prof. Dr. Metin Uçar’ın editörlüğünde 273 akademisyen ve araştırmacı tarafından hazırlandı. AA Kitap’tan çıkan eser, Filistin meselesini doğru bir şekilde anlamak isteyen herkes için “vazgeçilmez” bir kaynak niteliği taşıyor. Hukuktan ekonomiye, kültürden sanata kadar uzanan 15 farklı uzmanlık alanında hazırlanan bu iddialı eser, her biri bağımsız makale halinde kaleme alınmış 630 maddeden oluşuyor. Ayrıca, Filistin Sözlüğü’nün web sayfası da hazırlanacak ve 3 aylık periyotlarla güncellenecek. Başdemir ve Uçar’la Filistin Sözlüğü’nü konuştuk.
Neden bir Filistin Sözlüğü hazırlama ihtiyacı duydunuz?
Metin Uçar: Uzun yıllardır medya, akademi ve diplomasi dilinde Filistin’de olup bitene dair kavramlar, yaşanan gerçekliği olduğu gibi yansıtmak yerine Siyonist hedefler doğrultusunda şekilleniyor. Siyonist anlatı, yaşananların doğru anlaşılmasını zorlaştırıp, Filistinlilerin ahlaki üstünlüğünü ve mağduriyetini görünmez kılıyor. Sözlük, Filistin’in varlığını fiili işgal yanında kavramlar üzerinden fikri işgalle de tasfiye etme girişimine karşı entelektüel bir sorumluluktan doğdu. Akademisyenler olarak işgalin dilsel araçlarını anlamak ve anlam dünyasını gerçeklikle yeniden kurmak için yapılması gerekenin bir sözlük tasarlamak olduğunu düşündük.
ELEŞTİRİLERİ ANTİSEMİTİZM KAVRAMIYLA ÖRTÜYOR
Sözlükte neler bulacağız, örnek verebilir misiniz? Hasan Yücel Başdemir: Filistin Sözlüğü, klasik sözlük formatlarından oldukça farklı bir yapıya sahip. Sadece kavramların anlamlarını vermiyor aynı zamanda Siyonist manipülasyona maruz kalmış kavramları yapı-bozuma uğratıyor. Örneğin İsrail, uyguladığı soykırım ve etnik temizliğe karşı eleştirileri “antisemitizm” kavramıyla örtmeye çalışıyor. Sözlükte antisemitizmle antisiyonizm arasında net bir ayrım yapılıyor ve Siyonizm'in esasında sadece Filistinliler için değil tüm insanlık için tehdit oluşturan, şiddet ve istikrarsızlıktan beslenen bir ideoloji olduğu gösteriliyor. Bunu ifade etmek için “Siyonist Gaspçı”, “Siyonazizm” ve Siyofazişm” gibi kavramlara yer veriliyor. Filistinlilerin direnişini anlatan terimlerin sözlükte özel bir yeri var. “Nekbe”, “Nekse”, “İntifada”, “Sumud”, “Hanzala”, “Karpuz”, “Mescid-i Aksa”, “Zeytin Ağacı”, “Anahtar”, “Kefiye” gibi maddeler, direnişin insani ve vicdani yönlerini açığa çıkarıyor. Sözlük, Filistin’in varlığının İsrail terörü ile gölgelenmemesi için onun tarihine, kültürüne, doğasına, edebiyatına, sanatına ve sembollerine özel önem verdi.
YERLEŞİMCİ KAVRAMI İŞGALİ MASUM GÖSTERİYOR
Siyonist işgali meşrulaştırmak, soykırımı gizlemek için ne gibi kavramlar kullanılıyor? M.U: En tartışmalı kavramlardan biri “yerleşimci”. Bu terim, Siyonist işgali masum gösteriyor. İsrail’in “yerleşimci” diye tanımladığı insanlar, aslında Filistinlerden zorla alınan arazilere yerleştirilen insanlar. Yani yüzyıldır bölgeye getirilen yaklaşık sekiz milyon insan. Bunlar Filistinlilerden gasbedilen topraklarda yaşıyor. Bu nedenle sözlükte “Yerleşimci” yerine “Gaspçı” kullanıldı. İsrail, bu işgali ve gasbı Batı Şeria’ya doğru sürekli genişletiyor, aslında bir sömürgecilik faaliyeti yürütüyor. Bu durum, kaynak sömürüsünün ötesine geçen farklı bir sömürgecilik türü olduğundan “Gaspçı Sömürgecilik” kavramı ile ortaya konmaktadır. İsrail, işgal edilen yerlere sürekli duvarlar örüyor ve bunlara “Güvenlik Duvarı” diyor. Sözlük bunları “Utanç Duvarı” ve Apartheid Duvarı” biçiminde kavramsallaştırdı.
KAVRAMLAR ÜZERİNDEN ÖĞRENİYORUZ
Kavramlar neden bu kadar önemli? Kavramlar üzerinden yürütülen manipülasyon kimleri etkiler? H.Y.B: İnsanlar, gerçekliğe değil gerçekliğin kavramsallaşmış biçimine tepki verir. Olayları kavramlarla anlar. Bizler, Filistin’in dışında yaşayanlar, olayların birinci elden tanıkları değiliz. Bunları kavramlar üzerinden öğreniyoruz. Kavram manipülasyonları insanları yanıltıyor; suçluları masum gösterirken masumları suçlu gibi gösteriyor. Yüzyılı aşkın bir süredir devam eden Siyonist işgal, gasp, abluka ve cinayetlerin haberlerde “güvenlik operasyonu”, “terörle mücadele”, “iki taraflı çatışma”, “anlaşmazlık” gibi kavramlarla ifade edilmesi, bu suçları normalleştirip küresel kamuoyunu pasifleştiriyor. Bu yönüyle Sözlük, medyanın ve akademinin dilini belirleyecek gerçekliğe sadık bir anlatı oluşturmayı hedefliyor.
TEHDİDİN BOYUTUNU ANLAMAK İÇİN REHBER
Sözlük kimlere hitap ediyor ve sözlükten nasıl faydalanılacak?
M.U: Sözlük, Filistin’in tarihini, kültürünü, sanatını, gündelik yaşam pratiklerini anlatan maddeler yanında siyonist işgalin olumsuz etkilerine odaklanıyor. Bu nedenle Filistin’de olup bitenleri ve İsrail tehdidinin boyutlarını anlamak isteyenler için bir rehber. "Filistin Sözlüğü", bazı kavramlara bakmanın ötesinde baştan sona okunabilecek bir kaynak eserdir. Sözlükte bu amaçla hazırlanmış tematik okuma listeleri ve haftalık okuma programları bulunuyor. 55 soruluk yönlendirme kısmında maddelerin temel, orta ve ileri düzey okuma sınıflaması yer alır. Ayrıca sözlük, akademisyenler için önemli bir rehber.
Siyonistler için artık hiçbir şey kolay olmayacak
7 Ekim 2023’ten itibaren dünya İsrail’in kavramlarla yaptığı manipülasyonu fark etmedi mi?
HYB: Aksa Tufanı’ndan önce özellikle Batı dünyasında İsrail ile ilgili olumsuz yorum yapmak imkansızdı. Aksa Tufanı, İsrail’in önündeki koruma kalkanını düşürdü. Küresel Sumud Filosu, boykot çalışmaları, sosyal medya üzerinden yürütülen dijital dayanışma ağları, 255 gazetecinin İsrail tarafından katledilmesi gerçekleri görünür kıldı. İsrail’in Filistin’de uyguladığı işgalin esasında tüm dünya için bir tehdit olduğu fark edildi. Lobi faaliyetleri, şantaj-tehdit stratejileri ve sahip oldukları büyük sermayeye rağmen Siyonistler için artık hiçbir şey eskisi kadar kolay olmayacak.