Balkanlar’ın hikâyesinde Geçmişin Kokusu

Kuzey Makedonya’nın tarihi atmosferinde çekilen “Geçmişin Kokusu” filmi, imkânsız bir aşk hikâyesi üzerinden Balkanlar’da Türklerin yaşadığı zorluklara değiniyor. Yarın vizyona girecek filmle ilgili konuşan Yönetmen Serkan Özarslan, “Bildiğimiz hikâyelere geçmişten bir koku ekledik” dedi.

Sevda Dursun
TRT ortak yapımı “Geçmişin Kokusu”
TRT ortak yapımı “Geçmişin Kokusu” filminin galası, Kanyon AVM’de gerçekleştirildi.

Kuzey Makedonya’nın tarihi dokusu eşliğinde, Yugoslavya’nın dağılma sürecini imkânsız bir aşk hikâyesi üzerinden anlatan TRT ortak yapımı “Geçmişin Kokusu” filminin galası, Kanyon AVM’de gerçekleştirildi. Yarın vizyona girecek olan film, “Gelecek bazen geçmişte saklıdır” mottosunu içinde barındırıyor. Serkan Özarslan’ın senaryosunu yazıp yönettiği yapım, Üsküp’te 500 yıllık evinde yaşayan Salih’in mahallesindeki değişime karşı mücadelesini ve çocukluk aşkı Elena’nın şehre dönmesiyle gelişen olayları konu alıyor. Başrollerinde Gülsim Ali İlhan, Görkem Sevindik ve Emir Benderlioğlu’nu buluşturan film, Bosna Herse’teki Srebrenitsa Katliamı'na da değiniyor.

O TOPRAKLARDA ADALET 150 YIL ÖNCE VARDI

Yeni Şafak’a konuşan Yönetmen Serkan Özarslan, babaannesinin Balkan göçmeni olduğunu ve tarif edilen acıların çoğunu hissettiğini veya yaşadığını söyledi. Özarslan, “Zaten bildiğimiz hikâyelere geçmişten bir koku ekledik. Balkanlar’da adaletin en son 150 yıl önce olduğunu söyleyen bir sürü Hristiyan ve Müslüman halk var orada. Biz sadece bunu bir aşk hikâyesiyle beraber bir araya getirip anlatmak istedik” dedi.

SAVAŞLAR DA AŞKLAR DA ÇOK SERT

Filmin içinde Srebrenitsa Katliamı yaşanırken Üsküp’te olanlarla ilgili çok gerçek ve yaşanmış hikâyeler olduğunu belirten Özarslan, şunları aktardı: “Film tam da Srebrenitsa Katliamı'nın yapıldığı zamanda geçiyor. Üsküp’te hiç savaş olmadı, ama o baskı hep yaşandı. Üsküp’ün herkesi birleştiren, metanetli bir şehir havası var. Srebrenitsa sahnelerini çekerken çok etkilendim ama onun haricinde filmin ana karakteri Balkanlar’ın 500 yıllık hafızasına sahip. Aşkıyla vatanı arasında kalması da beni çok etkiliyor. Balkanların bir hikâyesi de yarım kalan aşklar. O kadar zor bir coğrafya ki, savaşlar da aşklar da çok sert. O ikilem ve çatışma filmin içinde çok hissediliyor.

ŞAHİT OLAN İNSANLARLA KONUŞTUM

Filmde Elena karakterini canlandıran Gülsim Ali İlhan ise şöyle konuştu: “Hayallerinin peşinden koşan bir karakter Elena. Mimar olmak için Almanya’ya gidiyor ama giderken bir parçasını, çocukluk aşkını Üsküp’te bırakıyor. Yıllar sonra o topraklara döndüğü zaman hiçbir şeyin değişmediğini, Salih’in onu beklediğini görüyor ve mutlu oluyor, ama diğer yandan da farklı olaylar gelişiyor. Elena, sonunda vicdanı seçiyor. Ben de Bulgaristan Türküyüm, benzer durumlara şahitlik etmedim ama daha önce büyüklerimizin yaşadığı ve Makedonya’da bunlara şahit olan insanlarla konuştum. Gerçekten inanılmaz acılar çekmişler. Hâlâ bu acıların orada veya farklı bir coğrafyada yaşanıyor olması çok üzücü.”

ÖZGÜR BAYRAĞIN ALTINDA YAŞAMANIN KIYMETİ

Gösterim öncesi basın mensuplarıyla bir araya gelen Yapımcı Ender Küçük, Balkan coğrafyasına dair kıymetli bir işe imza attıklarını belirterek, “İyi bir film çektiğimizi düşünüyoruz. İmkânsız bir aşk hikâyesinin altına mesajlar sakladık. Bu mesajın kıymetli olduğunu düşünüyoruz ve seyircinin sahip çıkacağına inanıyoruz” dedi. Oyuncu Görkem Sevindik ise, “Özgür bir bayrağın altında yaşamanın ne kadar kıymetli olduğunu da anlatıyoruz bu filmde. Umarım verdiğimiz mesaj seyirciye de geçer” ifadelerini kullandı.