Ağrı’da Büyük Buluşma: “Şehirlerimizi Medeniyetimizle inşa etmeliyiz”

Ağrı’da, Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden Prof. Dr. Sadettin Ökten adına düzenlenen “Modern İnsanın Çıkmazı Bağlamında Prof. Dr. Sadettin Ökten Bilgi Şöleni” yoğun katılımla gerçekleştirildi. Ağrı Valiliği himayelerinde, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ile Türkiye Yazarlar Birliği Ağrı Temsilciliği iş birliğinde düzenlenen etkinlik, Recep Tayyip Erdoğan Kültür ve Kongre Merkezi Osmanlı Salonu’nda akademisyenleri, yazarları ve düşünce dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi.

Ağrı'da Sadettin Ökten'in düşünce ve medeniyet eksenli fikir dünyası konuşuldu.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nde "Modern İnsanın Çıkmazı Bağlamında Prof. Dr. Sadettin Ökten Bilgi Şöleni" düzenlendi.

Programa İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir, Ağrı Valisi Önder Bozkurt, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala, D. Mehmet Doğan Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Orçan, TYB Mali Sekreteri Dr. Yunus Emre Aydınbaş, Genel Sekreter Mahmut Erdemir, akademisyenler, idari personel ve öğrenciler katıldı.

Türk kültür ve medeniyetinin kurucu ilkesi: Tevhit

Açılış konuşmasını yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir, Türk medeniyetinin temel taşlarını hatırlattı. Cangir şöyle konuştu: “Türk kültür ve medeniyetinin bin yılı aşan süredir en kurucu değeri ve ilkesi nedir diye düşündüğümüzde herhalde hepimiz kabul ederiz ki karşımıza tevhit kavramı çıkar. İşte bu inanç beraberinde bir ahlak nizamı da getiriyor. İnsanların bu anlayış, inanç, ilke ve değerlerle yapıp ettikleri de kültürü oluşturuyor. Yani yapay bir ayrım değil. Bizim bin yılı aşan bir süredir tevhit inancıyla bu ruhun taşa yansıması mimariyi oluşturuyor, sese yansıması musikiyi oluşturuyor, yazıya yansıması hat sanatına ruh ve biçim veriyor.”

İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir

Prof. Dr. Ökten’in kitaplarındaki medeniyet yaklaşımını da değerlendiren Cangir, “Hocamız, bizim medeniyet tasavvurumuzun şehir için kurucu ilkeler nedir dediğinde birincisine edep, ikincisine vicdan murakabesi, üçüncüsüne tevhit diyordu. Normalde çoğu insan günlük dilde bunu söylerken edep aklına gelmez ama Sadettin hocamız şehri düzenlerken kurucu ilkelerden edebi söylüyordu. Bizim geleneğimizde de bunun önemini hocamız üzerinden tekrar anlamış oldum.” diye konuştu.

Ağrı Valisi Dr. Önder Bozkurt da gençlere yönelik mesajlara dikkat çekerek şunları söyledi: “Her şeyi tekrar etmeyeceğiz, direkt kopyalamayacağız. Onu bir basamak olarak oluşturup yeni fikirler üreteceğiz. Yeniliklerle geçmiş arasında bir kompozisyon üreteceğiz.”

Ağrı Valisi Dr. Önder Bozkurt

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, Ökten’in şehir felsefesini dinleyicilerle paylaştı. Gülçin şunları söyledi: “Sayın Prof. Dr. Saadettin Ökten’in düşüncesinde şehir, taş ve beton yığınlarından ibaret değildir. Şehir; insanın varlıkla, zamanla ve birbirleriyle kurduğu ilişkinin görünür hâle gelmiş şeklidir. Bu bakımdan onun eserlerinde ve sohbetlerinde sıkça karşılaştığımız mesele, aslında bir medeniyet tasavvuru ve meselesidir. Çünkü medeniyet, yalnızca ürettiğimiz yapılarla değil, değerlerimizle, estetik anlayışımızla, dilimizle ve tasavvurumuzla hayat bulur. Sayın Ökten’in dikkat çektiği önemli hususlardan biri, geleneğin geçmişte kalmış bir hatıra değil, bugünü anlamlandıran ve geleceği inşa eden canlı bir tecrübe olduğudur. O, modernleşme ile gelenek arasında keskin bir karşıtlık kurmak yerine, her ikisini anlamlı bir terkip içerisinde değerlendirmeyi teklif eder.”

Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, konuşmasında Ağrı’nın tarihsel ve manevi derinliğini ön plana çıkardı. Arıcan, “Bugün serhat şehrimiz Ağrı’dayız. Anadolu’nun doğusunda, tarihin ve coğrafyanın birbirine temas ettiği, Nuh’un hatırasını taşıyan Ağrı Dağı’nın gölgesindeyiz. Ancak bugün burada sadece akademik bir bilgi şöleni için bulunmuyoruz; bir hafızanın, bir fikrin ve bir medeniyet meselesinin etrafında kenetlenmiş durumdayız.” dedi.

Prof. Dr. Ökten’in Türk düşünce hayatında bir rehber olduğunu kaydeden Arıcan, onun yalnızca bir akademisyen ya da mühendis değil, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köklü bir medeniyet mirasını bugüne taşıyan canlı bir köprü olduğunu söyledi. Teknik ilerlemeye rağmen modern insanın derin bir anlam arayışı ve huzursuzluk içinde olduğuna dikkat çeken Arıcan, Farabi’nin El-Medinetü’l-Fazıla eserine atıfla şehir-insan ilişkisini irdeledi ve çağımızın en büyük krizinin “bilgi eksikliği değil, bilgelik ve hikmet yoksulluğu” olduğunu ifade etti.

Arıcan, Türkiye’nin önündeki en önemli dönüm noktasının yalnızca ekonomik kalkınma değil, kültürel bir gelecek inşa etmek olduğunu belirtti. Yunus Emre, Akşemseddin, Yahya Kemal, Tanpınar ve Nurettin Topçu gibi medeniyet kandillerinin izini süren Prof. Dr. Ökten’in yaşayan en büyük değerlerden biri olduğunu hatırlattı.

TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala, birliğin edebiyat, kültür, fikir ve sanat dünyasında yarım asra yaklaşan en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu belirterek Ökten’in medeniyet mirasına katkılarını anlattı. Kala, “Kıymetli hocamız Prof. Dr. Sadettin Ökten, modernitenin nasıl eleştirilmesi gerektiği konusunda bize nitelikli bir usul dersi veriyor. O modernitenin sebep olduğu marazları ve sorunları tespit ve teşhis etmekle birlikte kadim medeniyetimizin zengin müktesebatını günümüze taşımanın imkanlarını da tartışarak tedavi teklifinde de bulunuyor. Hocamız, gelenek ile gelecek arasında sağlam köprüler kuran, bize ait olanı modern çağın diliyle yeniden tefekkür etmemize yardımcı olan çok müstesna bir şahsiyettir. Onun şehir, mimari, estetik ve medeniyet üzerine serdettiği görüşler, bugün yönünü arayanlar için birer deniz feneri mahiyetindedir. Türkiye Yazarlar Birliği olarak, yaşayan değerlerimize vefa ve onların fikrî mirasını geleceğe taşıma sorumluluğumuz gereği bu bilgi şölenine Ağrı temsilciliğimizin paydaş olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz.” şeklinde konuştu.

Türkiye Yazarlar Birliği Ağrı Temsilcisi ve Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mustafa Aydemir ise “Yahya Kemal’den Sadettin Ökten’e: Türk Düşüncesinde Şehir, Medeniyet ve Tarih Bilinci” başlıklı sunumunda şunları dile getirdi: “Yahya Kemal’den Ökten’e uzanan düşünsel hat, günümüz Türkiye’sinin kentsel dönüşüm, kültürel miras ve medeniyet kimliği tartışmaları için önemli bir referans çerçevesi sunar. Ökten’in 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödüllerine Kültür Tarihi alanında layık görülmesi ve adının Esenler Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi’ne verilmesi, bu düşünce hattının kurumsal düzeyde de tanındığını gösterir.

Günümüzün akıllı şehir söylemi, şehri yalnızca teknik bir optimizasyon problemi olarak ele alma eğilimindedir. Yahya Kemal ve Ökten’in düşünceleri ise bize şehrin teknik boyutunun ötesinde bir anlam ve değer evreni olduğunu hatırlatır. Ökten, şehirlerin medeniyet tasavvuruna göre inşa edildiğini ve her medeniyet tasavvurunun kendi değerler sistemine dayalı davranış biçimlerini kolaylaştıran bir biçimsel tasarım getirdiğini savunur.”

Kavramlar sizin düşünce ve duygu dünyanıza ait değilse...

Şölenin onur konuğu Prof. Dr. Sadettin Ökten, kürsüye geldiğinde Batı düşüncesiyle Osmanlı irfanını nasıl bir araya getirebileceğimizi anlattı. Ökten, Türk akademisine tarihi bir çağrı yaparak şunları söyledi: “Benim söylemeye çalıştığım sözlere modern Türk akademisi modernist ve pozitivist bir bilimsel aparatla bakarsa doğru bir sonuç çıkaramaz. Bu, beni bir başka medeniyetin ameliyat masasında ameliyat etmek anlamına gelir. Bizim, kendi açımızdan bize ait bir bilimsel paradigmayı mutlaka kurmamız gerekiyor. Bilgi, felsefi kavramlarla yapılır; eğer o kavramlar sizin düşünce ve duygu dünyanıza ait değilse, ulaştığınız sonuç da size ait olmaz.”

Aynı zamanda inşaat mühendisi olan Prof. Dr. Ökten, Türkiye’nin deprem ve kentsel dönüşüm meselesine de bu perspektiften yaklaştı. Depremi sadece bir mühendislik ve finans sorunu olarak değerlendirmenin eksik kalacağına işaret eden Ökten, kalıcı ve insani bir dönüşüm için medeniyetimizin özünü oluşturan ana değerlerin ve temel kültürel kavramların sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Akademisyenlerin, öğrencilerin ve Ağrılıların yoğun ilgi gösterdiği bilgi şöleninde açılış konuşmalarının ardından oturumlara geçildi.