Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Türkiye, istiklal ve istikbaline kastetme cüretini gösterecek her muhasım unsurun bileğini bükecek kudrete ve kuvvete ziyadesiyle sahip bir devlettir” ifadelerini kullandı.
İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’na katılan Erdoğan, dünya hızla değişirken, harp sanayiinin köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti.
GÜVENLİK TEK ALANA HAPSEDİLEMEZ
Bundan güvenlik kavramının da nasibini aldığını kaydeden Erdoğan, “Bugün geldiğimiz noktada güvenlik artık yalnızca tek bir alana, tek bir sahaya, tek bir sanayi koluna hapsedilemez. Fabrikadan test sürecine, veri merkezinden akademiye, tedarik zincirinden geri bildirime, güvenlik bütüncül bir konsepttir. Bugün bir ülkenin caydırıcılığı sahip olduğu platformların sayısıyla ölçülecek eşiği de çoktan aşmıştır” dedi.
HANGİ MÜHİMMATI ÜRETTİĞİNİZ ÖNEMLİ
“Envanterinizdeki platformları hangi yazılımla yönettiğiniz, bunlarda hangi sensörleri kullandığınız, bu ürünler için hangi motorları geliştirdiğiniz ve hangi mühimmatı ne kadar sürede üretebildiğiniz önemlidir” ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siber saldırılara, elektronik harp tehditlere, insansız sistemlere ve hibrit savaş yöntemlerine karşı ne denli hazırlıklı olduğunuz belirleyicidir. Bölgemizde ve dünyada son dönemde meydana gelen savaş ve çatışma ortamlarında bu gerçeklere bir kere daha şahitlik ettik.”
KURUCU AKTÖRÜZ
“Yapay zekadan insansız araçlara, otonom sistemlerden karar destek mekanizmalarına ulaşan geniş bir yelpazede muharebe sahasının nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olduk. Olmaya da devam ediyoruz. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye’dir.”
HER ALANDA İMZAMIZ VAR
“Bugün Türkiye yeni nesil milli muharip uçağını, insansız savaş uçağını, helikopterini, İHA’sını, SİHA’sını üreten, elektronik harp sistemlerini, uydu teknolojilerini, harp savunma sistemini, radarını geliştiren, tankını, roketini, füzesini, zırhlı araçlarını, savaş gemisini, insansız deniz araçlarını imal ve inşa eden, velhasıl denizin derinliklerinden uzayın boşluğuna kadar her kademede kendi imzasını taşıyan yazılım, platform ve sistemleri kendi yapabilen bir ülkedir. Türkiye, istiklal ve istikbaline kastetme cüretini gösterecek her muhasım unsurun bileğini bükecek kudrete ve kuvvete ziyadesiyle sahip bir devlettir.”
İNANÇ, İRADE, CESARET
“Gerek SAHA 2026’da sergilenen gurur verici ürünlerimiz gerekse geçen hafta açıklanan ihracat rakamlarımız ne demek istediğimizi çok net anlatırken aynı zamanda ülkemizin ulaştığı seviyeyi de ortaya koyuyor. Aynı iftihar tablosuyla ihracat tarafında da karşılaşıyoruz. Biz göreve geldiğimizde savunma ve havacılık ihracatımız yılda sadece 248 milyon dolardı.”
10 MİLYAR DOLARLIK SAVUNMA İHRACATI
“Türkiye savunma sanayiinde yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülkeydi. Dışa bağımlılığımızı yıllar içerisinde azaltarak tersine çevirdik. 2025 yılında savunma ve havacılık ihracatında tarihimizde ilk defa 10 milyar doların üzerine çıktık. Nisan ayı ihracat rakamları geçen yılki ivmenin devam ettiğini gösteriyor. Savunma ve havacılık ihracatımız nisanda 962 milyon dolara yükseldi.”
HEDEFİMİZE VASIL OLACAĞIZ
“2026’nın ilk dört ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 artış oldu. İlk 4 ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bundan 23 yıl önce senede 248 milyon dolar ihracat yapan Türkiye, bugün bu rakamı aşağı yukarı bir haftada gerçekleştiriyor. Kısa vadede hedefimiz 11 milyar doları aşarak bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına adımızı yazdırmaktır. Genişleyen uluslararası iş birliklerimiz, derinleşen ekosistemimiz ve artan üretim kapasitemizle bu hedefimize de vasıl olacağız.”
Balıkların ürkmediğini gördüler!
Bir gerçeğin altını önemle çizmek istediğini ifade eden Erdoğan, füze testlerini “Balıklar ürküyor” diyerek eleştiren CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e tepki gösterdi. “Bu başarı hikayesini yazmamız elbette öyle kolay olmadı” diyen Erdoğan, şunları söyledi: “Görünür, görünmez nice engelle karşılaştık. Ambargolarla, kısıtlamalarla önümüz kesilmek istendi. Parasını ödediğimiz sistemlerin verilmediği günler oldu.”
SABOTAJLARLA MÜCADELE ETTİK
“Sadece dışarıdan, sadece dost bildiklerimizden değil, içeriden de ihanete, kumpasa, umutlarımızı kırmaya dönük operasyonlara maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş, kimi zaman da sureti haktan görünen truva atlarının sabotajlarıyla mücadele ettik. Kimi zaman ekonomik verileri eğip bükerek, kimi zaman milli şirketlerimizi hedef alarak, kimi zaman küçümseyerek, kimi zaman da ‘Balıklar ürküyor’ gibi komik argümanlarla savunma sanayii hamlelerimizi engellemeye çalıştılar. Biz bunların hiçbirine kulak asmadık. ‘Balıklar ürküyor’ diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler ama balıkların herhalde ürkmediğini gördüler. ‘Yapamazsınız’ diyenlere cevabımızı işte bugün SAHA 2026’da olduğu gibi yaptığımız, tamamladığımız, harp sahalarında başarıyla test edilmiş ürünlerle verdik.”
Daha büyük başarı hikayeleri yazacağız
Fuara 1500’ü yerli olmak üzere 1763 firmanın katıldığını belirten Erdoğan, “Fuarda sahip oldukları yeni özelliklerle göz dolduran 203 ürün ilk kez görücüye çıktı. İmzalanan 182 anlaşmayla toplam 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmını doğrudan ihracata dönük mutabakatlar oluşturdu. Türk savunma sanayii artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen ve tercih edilen bir ekosistem haline gelmiştir. Türkiye, savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırmıştır. İnşallah daha iyi yerlerde olacak, daha büyük başarı hikayelerini birlikte yazacak, savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız” değerlendirmesi yaptı.
Böyle bir millete diz çöktüremezsiniz
Savunma sanayii ve caydırıcılığın yanı sıra ulusal güvenliğin bir diğer kritik halkasının ‘iç cephe’ olarak tarif edilen milletin birlik ve beraberliği olduğuna vurgulan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şurası bir hakikat ki, milli bünye ne kadar sağlam olursa bir ülkenin güvenliği de o derece kavi ve kuvvetli olur. Kader ve istikbal birliği yapmış, ortak değerler etrafında kenetlenmiş, aynı ideallere gönül vermiş bir halkı dışarıdan müdahalelerle teslim almak, böyle bir millete diz çöktürmek kolay değildir. Fakat içeride sızıntı varsa, iç cephede gedik açılmışsa, içerisi fokur fokur kaynıyor ve kanıyorsa, böyle bir durumda millet ayakta kalamaz.”
KARARLIYIZ HEDEFE ULAŞACAĞIZ
“Bugün iç kalemizi tahkim etme yolunda attığımız en stratejik adım, Terörsüz Türkiye süreci ve Terörsüz Bölge hedefidir. Terörsüz Türkiye, bölgemizde yürütülen paylaşım kavgası karşısında milletimizin bilincinde ve kalbinde kurulan müstahkem bir mevzidir. İnanıyoruz, Allah’ın izniyle başaracağız. Kararlıyız, inşallah hedefimize ulaşacağız.”