Solingen Katliamı davası yeniden yargı gündeminde

Solingen katliamı, üzerinden geçen yıllara rağmen hafızalardan silinmedi. Katliamdan 33 yıl sonra kendisinin suçsuz olduğunu ileri süren hükümlü Felix Köhnen yeniden yargılama talep etti.

Ahmet Özay
Solingen Katliamı.

1993 yılında Solingen’de Genç ailesinin beş ferdinin yaşamını yitirdiği ırkçı kundaklama saldırısı yeni bir hukuki süreç ile yeniden gündeme geldi. Hükümlülerden biri, masum olduğunu ileri sürerek davanın yeniden görülmesi için başvuruda bulundu. Düsseldorf Eyalet Yüksek Mahkemesi müraacatı doğrularken, dosyanın inceleme aşamasında olduğu bildirildi.

29 Mayıs 1993 gecesi Solingen’de Genç ailesinin yaşadığı evin kundaklanması sonucu Amasyalı Hatice Genç (18), Gürsün İnce (27), Hülya Genç (9), Saime Genç (4) ve Gülistan Öztürk (12) hayatını kaybetmişti. Saldırı, Almanya’nın savaş sonrası tarihinin en ağır ırkçı nefret suçlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Saldırı nedeniyle yargılanan dört sanıktan biri olan 7 yıl hapis yatmış olan hükümlü Felix Köhnen, avukatı aracılığıyla yeniden yargılama başvurusunda bulundu. Başvuruda, soruşturma ve yargılama sürecinde alınan bazı ifadelerin gerçeği yansıtmadığı ve yeni delillerin ortaya çıktığı ileri sürülüyor. Olay anında 14 yaşında bulunan ve kamuoyunda ‘Doktorun Oğlu’ olarak ünlenen Felix Köhnen’in Düsseldorf Eyalet Yüksek Mahkemesi’ne başvurunun kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin incelemenin sürdüğünü açıkladı.

ESKİ TARTIŞMALAR YENİDEN GÜNDEMDE

Dosyada, bazı eski ifadelerin geri çekildiği, yeni tanık beyanları ve uzman görüşlerinin mahkemeye sunulduğu ileri sürülüyor. Buna karşılık, Almanya’daki Türk kitle örgütleri, Genç ailesinin hayatta olan bireyleri ve Türk Dışişleri çevreleri yeniden yargılama girişiminin mağdurlar açısından, eski yaraları yeniden açmak anlamına geldiği görüşünü savunuyorlar. Düsseldorf Eyalet Yüksek Mahkemesi’nin başvurunun kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin kararının aylar sürebileceği ifade ediliyor.

29 Mayıs 1993 günü Solingen kundaklamasının sanıkları Felix Köhnen, Christian Bucholz, Markus Gartmann ve Christian Reher 1994 yılında yargılanmaya başlamıştı. Yaklaşık 14 ay ve 124 oturum süren dava sürecinin sonucunda sanıklar, 1995 yılında uzun hapis cezalarına çarptırılmış, karar daha sonra da kesinleşmişti.

AVUKAT ERDAL’DAN TEPKİ

Tarihi davanın avukatlarından Adnan Menderes Erdal yeniden yargılama sürecini başlamasını talep eden başvuruyu kötü niyetli bir girişim olarak nitelendirerek, şunları kaydetti: “Almanya’da birtakım çevreler bu kararı Almanya için bir leke olarak görerek rahatsızlık duyuyor. Geçmişte de sahte tanık ve dilekçelerle bu sanıklar aklanmaya çalışıldı. Bu girişimler Türk devletinin karalılığı ve Alman yargısının sağ duyusu ile geri çevrildi. Şimdi yıllar sonra geçmişte kullanılmış yöntemler yeniden deneniyor. Duruşma hakimleri ölmüş. Tanıkların önemli bir bölümü, avukatlar yaşamını yitirmiş. Bu konuyu gündeme yeniden getirmek toplumsal barış adına riskli. Benim Türk devletine ve aileye çağrım ara karar beklenmeden kararlılık gösterilerek hukuken Türkiye’nin ve ailelerin derhal itiraz etmesi.”

TÜRKİYE DEVREDE

Konu ile sorularımızı cevaplandıran AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya Solingen katliamının Almanya’da Türk-Alman birlikte yaşamında derin izler bıraktığını vurgulayarak, “Yaşanan acıları tazelemenin faydası olacağını düşünmüyorum. İlgili bakanlıklarımızla konuyu yakından takip ediyoruz” dedi.

‘Mevlude Ana’ olarak bilinen ailenin sembol ismi Mevlude Genç hayatta değil. Eşi Dursun Genç ise yaşamının büyük bölümünü Amasya’da geçiriyor. Kendisi ile görüştüğümüz dehşet gecesinin kurtulan mağdurlarından Kamil Genç ise, “Bu gibi haberlerle acımız sürekli tazeleniyor. Hükümlünün başvurusunu duyduğumuzda şok geçirdik. Bu şok hâlâ da sürüyor. Birtakım çevreler kurbanların acısını paylaşmak yerine sürekli katilleri aklamaya çalışıyor. Devletimiz ile birlikte en doğru tutumu sergileyeceğimizden kimsenin şüphesi olmamalı” sözleriyle duygularını ifade etti.

Başvurunun kabul edilmesi halinde dava yeniden görülebilecek; reddedilmesi halinde ise mevcut mahkûmiyet kararı geçerliliğini koruyacak.