MHP lideri Bahçeli'den Gazze çıkışı: Birleşmiş Milletler sorguya çekilmeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalarda İsrail'in katil Başbakanı Netanyahu'ya sert tepki gösterdi. Netanyahu'nun siyasi ömrünü kana bağladığını söyleyen Bahçeli, Birleşmiş Milletler'in bölgedeki gelişmeler karşısında etkisiz kaldığını belirterek "Birleşmiş Milletler sorguya çekilmelidir" dedi. Turan Koridoru'nun Türkiye Yüzyılı'nın stratejik anahtarı olacağını vurgulayan Bahçeli, "Ankara'dan Türkistan'a uzanacağız" ifadelerini kullandı. Bahçeli, Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarının tükenmişliğin göstergesi olduğunu belirtti.

MHP lideri Devlet Bahçeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkan satır başları şu şekilde;

Bugünkü grup toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza kalbi şükranlarımı iletiyorum.

Tarihi ve kültürel bağlarla kenetlendiğimiz gönül coğrafyalarımızda, küresel dayatmaların ve asimilasyon kuşatmasının altında, her türlü imkânsızlığa ve çileye rağmen şahsiyetini çiğnetmeyen tüm kardeşlerimize selamlarımı gönderiyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu kutlu çatısı altında sizlerle bir kez daha bir araya gelmekten kıvanç duyuyorum. Samimi gayretlerimizin ve niyetlerimizin, Türk Asrı'nın ufkunda parlayan lider ülke Türkiye mefkûresini adım adım inşa etmesini temenni ediyorum.

7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği politika sabır taşlarını çatlatmıştır. İsrail, ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür. Netanyahu yönetimi bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır.

Koltuğunu muhafaza etmek isteyen Netanyahu çeşitli yollara başvurmaktadır ve yolsuzluklarla adı geçmiştir.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı hedef alması tükendiğinin göstergesidir. Türkiye’ye ahlak dersi vermesi ve çeşitli söylemleri bizim için yok hükmündedir. Bu zavallı söylemlere aynı çukurdan cevap verecek değiliz.

"Birleşmiş Milletler üç maymunu oynuyor"

Dünyanın içinde bulunduğu bu hazin tablo karşısında sorguya çekilmesi gereken kurumlardan biri Birleşmiş Milletlerdir. Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler üç maymunu oynamaktadır.

Gazze’de acil ve koşulsuz ateşkes talebi ve sivillerin can emniyetini sağlama talebi yine ABD’ye toslamıştır. Bu mahviller zulme zaman kazandırmaktadır.

Lahey’de Netanyahu için yakalama kararı çıkarılmıştır. Bu kararın icrası devletlerin siyasi iradesine bırakılmaktardır. UCM’nin kendi kolluk kuvveti yoktur. Bu Netanyahu’yu koltuğa oturtacak olan devletlerdir.

İcraat vakti gelinde köşelerine çekilmektedir. İsrail hükümetinin hesap vermesi ufukta görülünce Netanyahu’ya koruma kalkanı çekilmeye çalışılmaktadır. Bu imtiyaz kimin hukukudur. Burada İsrail2ni açtığı bir kıyım düzeni var ve savaş hukuku ayaklar altına alınmıştır. Ve ahlaki iflas vardır.

2. Dünya Savaşı’nın yıkıntıları üzerinde barışı tesis etmek için kurulan BM vazifesini yerine getirememektedir. Gazze’de çocuklar ölürken yazılan raporların anlamı yoktur. Gazze ve Lübnan’da işlenen insanlık suçları raflara kaldıracak suçlar değildir.

ABD ve İran anlaşması

ABD ve İran arasında sağlanan mutabakatı sevinidiri bulmakla birlikte dikkatle takipr ediyoruz. Hürmüz’de yeniden seyrü sefer olmasını ve yeni bir barış adımı olmasını temenni ediyoruz. Memnuniyetimi bizi rehavete sürüklemesin imzaların atılacağı güne kadar olası sabotaj girişimlerinden kaçınılmalıdır.

Hürmüz enerji arzının ve deniz güvenliği ve gıda fiyatlarını etkileyen stratejik bir noktadır. Bugüne kadar siyasi türbülansa sürüklenilmiştir. Anlaşmanın kağıt üzerinde kalmaması ve geçişin teminat altına alınması ve nükleer programın uluslararası düzey denetlenmelidir. Pakistan’ın çabalarını ve diğerlerini takdir ediyoruz. İslam ülkeleri birlikte hareket ettiğin kan hevesleri boşa çıkmaktadır.Cumhurbaşanımız Erdoğan’a ve Dışişleri Bakanlığı’na hassas çalışmaları için teşekkür ediyorum.

"Netanyahu sükûneti tehdit olarak görmekte"

Netanyahu yönetimi, Orta Doğu'da sükûnet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan, barışın önünde aşılmaz duvarlar örmeye kalkan bu çıban başı, döktüğü her damla kanın, yıktığı her hanenin hesabını er ya da geç, ama mutlaka ve mutlaka tarihin ve milletlerin huzurunda teker teker verecektir. Tavrımız açık, mevkimiz ayan beyan ortadadır. Cümle âlem bilsin ve duysun ki, Türk milleti barış düşmanlarının karşısında, mazlumların, masumların ve mağdurların ise ebediyen yanındadır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz odur ki, kanla beslenen Siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde huzura, sükûnete ve adalete dayalı bir barış, Türk-İslam mührüyle ebediyen temin ve tesis edilecektir.

Turan koridoru

Güney Kafkasya’daki gelişmeleri tüm bunlardan bağımsız okuyamayız. Ermenistan’daki siyasi durumları ve Karabağ Savaşı sonrası olanları birlikte düşünmeliyiz. Azerbaycan toprakları uzun yıllar işgal altına kalmıştır.

Türk dünyasının kanayan yarası olan Karabağ ve Hocalı’nın dinmeyen yarası ve hepsi Türk milletinin derin yarası olmuştur. 2020’de Türk’ün çelik yumruğu adaleti sağlamıştır.

Turan koridoru Türkiye Yüzyılı’nın stratejik anahtarıdır. Koridor Anadolu ile Türkistan arasındaki engeli kaldıracak.

"Seçimin zamanında olması önemli"

Toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bahçeli, "Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Televizyonlarda takip ediyoruz. Yeni isimler Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkıyor ve onlar üzerinden tartışmalar yapılıyor. Cumhurbaşkanımız görevdedir ve biz de onun arkasındayız" dedi.