İki aktivist serbest bırakılacak

Terör devleti İsrail’in Gazze'ye insani yardım götürmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'ndan alıkoyarak gözaltında tuttuğu Thiago Avila ve Seyf Ebu Kişk'in serbest bırakılacağı açıklandı. İsrail’in gerçekleştirdiği müdahalenin hukuki hiçbir dayanağı olmadığını vurgulayan Küresel Sumud Filosu Hukuk Danışmanı Hüseyin Dişli, “Bu bir gözaltı değil doğrudan insan kaçırmadır. Bu kişilere yöneltilen suçlamalar açık ve somut değildi” diye konuştu.

Rabia Şenol
Seyf Ebu Kişk, Thiago Avila.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne insani yardım götürmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'ndan alıkonularak gözaltında tuttuğu 2 aktivisti serbest bırakacağı açıklandı. İnsan hakları ve hukuk örgütü Adalah’tan yapılan açıklamaya göre, İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) yetkilileri Sumud Filosu aktivistleri Thiago Avila ve Seyf Ebu Kişk'in serbest bırakılmak üzere bugün İsrail göçmen bürosuna teslim edileceğini Adalah avukatlarına bildirdi. Gazze’ye yaklaşık 600 deniz mili uzaklıkta, uluslararası sularda İtalyan bayraklı gemiden zorla alıkonulan aktivistlerin, gözaltı sürecinde fiziksel işkence ve ölüm tehditlerine maruz kaldığı belirtilirken, önümüzdeki günlerde İsrail’den sınır dışı edilmeleri bekleniyor.

SUÇLAMALAR SOMUT DEĞİL

Küresel Sumud Filosu Hukuk Danışmanı Hüseyin Dişli, İsrail’in Girit açıklarında Sumud Filosuna ait 21 tekneye müdahalesinin ardından yaşanan süreci anlattı. Dişli, İsrail’in uluslararası sularda gerçekleştirdiği operasyon kapsamında yaklaşık 75 kişinin gözaltına alınarak savaş gemileri aracılığıyla hapishane gemisine götürüldüğünü belirtti. Özellikle İspanya ve İsviçre çifte vatandaşı olan Seyf Ebu Kişk ile Brezilyalı aktivist Thiago Avila’nın hedef alındığını söyleyen Dişli, “Bu kişilere yöneltilen suçlamalar açık ve somut değildi. Sorgularda yalnızca bazı sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkili oldukları yönünde muğlak iddialar öne sürüldü ancak herhangi bir üyelik ya da resmi bağ ortaya konulamadı ve biz de bu konuda gerekli delilleri yetkili mercilere sunduk” dedi.

GÖZALTI DEĞİL İNSAN KAÇIRMA

İsrail’in gerçekleştirdiği müdahalenin hukuki hiçbir dayanağı olmadığını vurgulayan Dişli, “Bu bir gözaltı değil doğrudan insan kaçırmadır. Ortada önceden başlatılmış bir soruşturma yoktu. İnsanlar kaçırıldıktan sonra dosya oluşturulmaya çalışıldı. Açık denizde başlayan suç, savaş gemilerinin Yunan karasularına girmesiyle devam etti. Bu nedenle Yunanistan’da hukuki süreç başlatıldı. Ayrıca İspanya ve İtalya’da da vatandaşlık ve bayrak ülkesi gerekçesiyle davalar açıldı. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de bu kaçırılmayla alakalı başvuru yapıldı” diye konuştu.

AİLELERİYLE TEHDİT ETTİLER

Tutukluluk sürecinde aktivistlerin kötü muamele gördüğünü anlatan Dişli, Tiago Avila’nın ailesine ait fotoğrafların tehdit unsuru olarak gösterildiğini söyledi. Dişli, “İş birliği yapması için ailesinin fotoğrafları önüne konuldu. Seyf üzerinde de ciddi baskılar vardı. İkisi de fiziksel şiddete maruz kaldı, yerde sürüklendiler. Daha sonra açlık grevine başladılar. Bir süre sonra su içmeyi de bırakarak tam açlık grevine girdiler” ifadelerini kullandı. İsrail’in operasyonla filoyu parçalamayı hedeflediğini belirten Dişli, saldırının ardından teknelerin farklı noktalara yönlendirildiğini anlattı.