Hafta sonu karşılıklı saldırılarla büyüyen Hürmüz Boğazı gerilimine çözüm aranıyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın bir görüşme talebinde bulunduğunu ve bugün Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleşeceğini duyurdu. Sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşım yapan Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "İran bir görüşme talebinde bulundu. Görüşme yarın Doha’da gerçekleşecek" dedi. Trump bir diğer paylaşımında ise ham petrolün 69 dolar olduğunu ve düşüşe devam ettiğini ifade ederek, "Bu, İran’ın nükleer silahsızlanmasının başlamasından önceki seviyeden bile düşük" ifadelerini kullandı. ABD merkezli Axios haber sitesi, üst düzey ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ve İran'ın birbirlerine yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaşarak Hürmüz Boğazı konusundaki anlaşmazlıkları çözmek için bugün Katar'da görüşme planladığını öne sürmüştü.
WItkoff ve Kushner katılacak
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de, "Doha’daki toplantıya ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner katılacak" bilgisini paylaştı. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı, öncebu hafta Katar'ın başkenti Doha'da ABD ile herhangi bir teknik görüşme planlanmadığını bildirdi. Daha sonra İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konusunu takip etmek üzere Katar'ın başkenti Doha'ya uzman bir ekibin gideceğini söyledi.
6 milyar dolar vurgusu
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin dondurulmuş varlıklarına ilişkin, "Oluşturulan programa göre, Katar'da bulunan 12 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın 6 milyar doları ülkeye dönecek" dedi. İran Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Pezeşkiyan, din adamı Ayetullah Şebiri Zencani ile Kum kentinde yaptığı görüşmede, ülkesinin dondurulmuş varlıklarına ilişkin açıklamalarda bulundu. "Oluşturulan programa göre, Katar'da bulunan 12 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın 6 milyar doları ülkeye dönecek" diyen Pezeşkiyan, kalan 6 milyar doların ülkeye dönmesi için de gerekli çalışmaların yapıldığını söyledi. Pezeşkiyan ayrıca, ABD ile imzalanan mutabakat zaptının İran halkı için bir kazanım olduğunu belirterek, söz konusu mutabakat ile birlikte İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırıldığını hatırlattı.
BEŞİNCİ MADDE FARKI
ABD ve İran arasında 18 Haziran tarihinde imzalanan 14 maddelik mutabakat metninde beşinci madde üzerinde farklı yorumların Hürmüz'de meydana gelen krizin sebebi olduğu değerlendiriliyor. Beşinci maddede İran'ın "ticari gemilerin İran Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde, yalnızca 60 gün süreyle, ücretsiz ve güvenli bir şekilde geçebilmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstererek gerekli düzenlemeler" yapacağı belirtilirken, ticari gemilerin trafiği derhal başlayacak ve İran İslam Cumhuriyeti tarafından teknik ve askeri engellerin kaldırılması ve mayın temizliği gerekliliği göz önünde bulundurularak, bu düzenlemeler 30 gün içinde yürürlüğe girecek" ifadelerini kullanılıyor. Tahran yönetiminin bu maddeyi geniş yorumlayarak, Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin kendi kontrolünde yapılmasını istediği değerlendiriliyor. İran İslam Cumhuriyeti, geçerli uluslararası hukuk ve Hürmüz Boğazı kıyı devletlerinin egemenlik hakları çerçevesinde, diğer Basra Körfezi kıyı devletleriyle görüşerek Hürmüz Boğazı'ndaki gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman Sultanlığı ile diyalog kuracak.
Trump'ın ikilemi
Amerikan Wall Street Journal gazetesi ise İran'ın Hürmüz Boğazı'nda stratejik üstünlüğe sahip olduğunu savunarak, ABD Başkanı'nın yaşadığı diplomatik sıkışmışlığı, "Ya İran'ın Hürmüz üzerindeki baskın rolünü kabul edecek ya da boğazda serbest seyrüseferi yeniden sağlamak için daha sert askeri adımlar atacak" yorumuyla değerlendirdi.
Üsler yer altına!
Öte yandan ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, İran'ın Hürmüz üzerindeki etkisinin her geçen gün azaldığını belirterek, Tahran yönetiminin bölgede "tamamen yalnız kaldığını" öne sürdü. ABD'nin Ortadoğu'daki askeri üs yapılanmasında değişikliğe gideceğini aktaran Waltz, bazı üslerin güçlendirileceğini ve bazılarının da yer altına taşınabileceğini söyledi.