ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik sert tehditleriyle kritik bir kararın eşiğinde bulunuyor. Trump’ın, İran’ın altyapısını yönelik verdiği süre bugünden itibaren hedef alarak yok etme tehdidini hayata geçirip geçirmeyeceği ya da müzakerelere fırsat tanımak için süreyi yeniden uzatıp uzatmayacağı belirsizliğini koruyor. Trump, gece yarısına kadar İran’daki tüm köprüleri ve enerji santrallerini yok etmekle tehdit etti. Bu tür bir saldırının, sıradan İran halkı için yıkıcı sonuçlar doğurabileceği ve bölgede tehlikeli misillemeleri tetikleyebileceği değerlendiriliyor.Trump'ın en üst perdeden yaptığı açıklama, "ABD Başkanı savaşta kontrolü kaybediyor" değerlendirmelerini güçlendirdi. Öte yandan Amerikan Axios haber sitesinde, Beyaz Saray'daki ruh halini ortaya koyan ilginç bir bilgiye de yer verildi. Pakistanlı üst düzey bir yetkili ise İran’ın “ön koşullarda ısrar etmesine” rağmen, Tahran’dan “olumlu” bir yanıt alınmasını umduklarını ifade etti.
Belki devrim olur
ABD Başkanı Trump da Truth Social sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ise dikkat çeken ifadeler kullandı: “Bu gece koca bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri getirilmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum ama muhtemelen olacak.” Trump, bu durumun “daha zeki ve daha az radikalleşmiş zihinlerin hakim olduğu bir ortamda belki de devrim niteliğinde harika bir gelişmeye yol açabileceğini” öne sürerek, “Bunu bu gece, dünyanın uzun ve karmaşık tarihinin en önemli anlarından birinde öğreneceğiz.
47 yıllık gasp, yolsuzluk ve ölüm nihayet sona erecek. Tanrı İran’ın yüce halkını korusun” ifadelerini kullandı.
Hegseth ve Rubio güvercin kalır
Perde arkasında Trump’ın yönetimi içindeki en şahin isimlerden biri olduğu belirtiliyor. Axios'un, son günlerde başkanla birkaç kez görüşen bir ABD’li kaynağa dayandırdığı haberine göre Trump, İran konusunda yönetimdeki en sert tutuma sahip isim olarak öne çıkıyor. Bir başka ABD’li yetkili ise, Savunma Bakanı Pete Hegseth ya da Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Trump’ı teşvik ettiği yönündeki iddiaları küçümseyerek, “Başkan en kana susamış olanı, adeta kuduz bir köpek gibi. Onlar başkana kıyasla güvercin gibi kalıyor” sözlerini sarf etti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de Macaristan'da yaptığı açıklamada, "ABD'nin İran'la ilgili askeri hedeflerini büyük ölçüde gerçekleştirdiğini belirterek, "Bu da şu anlama geliyor, Başkan Trump'ın söylediği gibi bu savaş çok yakında sona erecek" yorumunu paylaştı.
Etkileri İran'la sınırlı kalmaz
ABD'nin tehditlerine İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi'den cevap geldi. Garibabadi, ABD Başkanı Trump'ın İran'ın sivil altyapısına saldırı tehditlerini hayata geçirmesi halinde "süper savaş suçlusu" olacağını belirterek, Tahran'ın her türlü saldırıya veya tehdide "derhal ve pişman edici" karşılık vereceğini söyledi. Garibabadi, "ABD Başkanı'nın, etkileri İran'la sınırlı kalmayacak bu tehditleri gerçekleştirmekten vazgeçmesi tavsiye edilir aksi takdirde adı tarihe süper savaş suçlusu olarak geçecektir" diye konuştu. İran medyası Trump'ın tehditlerinin ardından müzakerelere ilişkin tüm dolaylı yolların ve mesaj alışverişinin dondurulduğunu açıkladı. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise bölge ülkelerine yönelik saldırılarda tüm sınırlamalara son verildiğini bildirdi. İran'dan gelen açıklamalar, savaşın tırmanacağı endişelerini artırdı.
Korkutan tahmin
Öte yandan İngiliz Guardian gazetesi ABD Başkanı'nın zirve yapan tehditleri sonrası ürküten bir tahminde bulundu. Gazete dün yayınladığı haberinde, "Donald Trump’ın tehditlerinin ulaştığı aşırılık ve çatışmadan çıkış yolu bulma konusundaki artan çaresizliği, öngörülemez bir başkanın nükleer silah kullanma ihtimaline dair endişeleri artırdı" ifadelerine yer verdi. Gazetenin haberinde "ABD sistemine göre, bir ABD başkanı nükleer saldırı emri verme konusunda tek yetkiye sahiptir" bilgisine vurgu yapıldı. Haberde nükleer silah prosedürünün nasıl işlediği anlatılarak. Trump'ın vereceği olası bir emri durdurmanın tek yolunun, komuta zincirindeki yetkililerin emri yasa dışı olarak değerlendirmesi olacağını vurguladı. Gazete, Ocak 2021’de, o dönem Genelkurmay Başkanı Mark Milley'in, Trump’ın öngörülemezliğinden duyduğu ciddi endişe nedeniyle üst düzey komutanlarına, herhangi bir nükleer karar sürecine mutlaka kendisinin de dahil edilmesini sağlamalarını söylediği iddialarını da hatırlattı. Beyaz Saray; ABD Başkanı Trump ve Başkan Yardımcısı Vance’in açıklamalarının ardından gündeme gelen “İran'da nükleer silah kullanılacağı" yönündeki iddiaları reddetti.
Hark'ı vurdu
Trump'ın tehditlerine paralel ABD ordusunun İran'ın petrol ihracının yüzde 90'ının yapıldığı Hark Adası'nı vurduğu açıklandı. İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, ABD-İsrail, Hark Adası'na birkaç saldırı düzenledi ve adadan birkaç patlama sesi duyuldu. Üst düzey ABD'li yetkili, Hark Adası'na saldırılarının petrol altyapısına yönelik olmadığını savundu. Yetkili, daha önce hasar görmüş hava savunma sistemleri, füze sahaları ve ilgili tesisleri zayıflatmayı amaçlayan "yeniden vurma" saldırıları düzenlendiğini iddia etti. Saldırının zamanlaması, "Trump, Harg'ı işgal etmeye mi hazırlanıyor?" sorusuna neden oldu. Trump,
30 Mart'ta İran'ın Hark Adası'nı hedef aldıklarını belirterek, buradaki "tüm askeri hedeflerin tamamen yok edildiğini" savunmuştu.
Pakistan’dan son çağrı
- Arabulucu Pakistan, Trump’ın verdiği sürenin dolmasına saatler kala hem ABD’ye hem de İran’a çağrı yaptı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, sosyal medya hesabından açıklama yaparak ABD Başkanı Donald Trump'a İran'a tanınan süreyi iki hafta uzatması, İran yönetimine ise Hürmüz Boğazı'nı iki hafta süreyle açması çağrısında bulundu. Adı açıklanmayan bir İranlı yetkili, İngiltere merkezli haber ajansı Reuters'a yaptığı açıklamada, Tahran yönetiminin Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in ABD saldırılarının iki hafta boyunca ertelenmesi ve Hürmüz Boğazı'nın da iki hafta boyunca geçişlere açılmasına yönelik çağrısına olumlu yaklaştığını söyledi. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelere ilişkin, "Şu anda hararetli müzakereler içindeyiz" dedi.
Dünyadan Trump’a: Dur
- ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran'da medeniyet yok olacak" dünyadan tepki geldi. Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, bunun "kabul edilemez" olduğunu belirtti ve diyaloğa geri dönülmesi çağrısı yaptı. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ise Trump'ın İran medeniyetinin yok olacağına yönelik tehdidini hayata geçirmeyeceğini umduğunu ifade ederek “Aşırı olan her şey değersizdir. Bir medeniyet silinemez" ifadelerini kullandı. İtalya hükümeti, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran medeniyetinin yok olacağına" yönelik tehdidi karşısında İran halkının, hükümetinin eylemlerinin bedelini ödememesi gerektiğini bildirdi.