Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülkemizi uzak tutmak için tüm önemleri aldık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde 'Ev Sahibi Türkiye-Ankara 31 bin 73 Konut Kura Çekim Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. 'Afganistan ile Pakistan arasındaki çatışmalara İran'a karşı düzenlenen hava harekatı eklendi" eklendi diyerek Orta Doğu'daki gerilime dikkat çeken Erdoğan, "Kardeş ülkelere yönelik drone ve kamikaze saldırıları da istikrarsızlığı derinleştirdi. Ülkemizi bu tehlikelerden uzak tutmak için tüm önlemleri alıyoruz. Sorunların masa başında adil ve hakkaniyetli bir çözümü için yoğun gayret sarf ediyoruz. Ateş daha fazla yayılmadan, kardeş ülkeler arasına daha fazla husumet girmeden tüm imkanlarımızı seferber ettik.' ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'Ev Sahibi Türkiye' Kura Çekim Töreni'ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde, Ev Sahibi Türkiye - Ankara 31 bin 73 Konut Kura Çekim Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu.

"Öğretmenlerimize yönelik şiddetin gerekçesi olamaz"

Çekmeköy'de menfur saldırıda vefat eden öğretmenimize rahmet diliyorum. Büyük bir fedakarlıkla ülkemize hizmet eden eğitim camiamıza baş sağlığı diliyorum. Öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi olamaz.

İnancımızda ve kültürümüzde kabul edilemez bir davranıştır. Bakanlığımız idari sözleşmeyi başlatmıştır. Aynı saldırıda yaralanan öğretmen ve öğrencimize de acil şifalar diliyoruz.

31 bin aileye yeni yuva

Bir araya gelmemize vesilen olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. 500 bin konut projesi kapsamında birazdan kurasını çekeceğimiz 31 konutun ülkemize ve Ankaramıza hayırlı olmasını diliyorum.

Bu anlamlı törenimizi aynı zamanda aynı zamanda 11 ayın sultanı Ramazan'ın manevi lezzetini milletçe tattığımız bir dönemde gerçekleştiriyoruz.

"Gerilim dalgası günden güne yayılıyor"

Gazze'de, Batı Şeria'da ve işgal altındaki diğer topraklarda yaşayan kardeşlerimiz Ramazan'ı yine mahzun karşılıyor. Somali'de Sudan'da Arakan'da ve daha pek çok yerde mazlumla Ramazan'ı buruk bir kalple geçiriyor. Bölgemizdeki gerilim dalgası günden güne yayılma eğilimi gösteriyor. Geçtiğimiz hafta Afganistan'la Pakistan arasında patlak veren çatışmalara Siyonist lobinin tahrikleriyle İran'a karşı düzenlenen hava harekatı eklendi.

Körfez'deki kardeş ülkelere yönelik füze ve kamikaze dron saldırıları ise istikrarsızlık ortamını daha da derinleştirdi. Maalesef bu mübarek günlerde bölgemizin farklı noktalarındaki topraklar kan ve gözyaşıyla ıslanmaya devam ediyor.

"Ülkemiz için tüm önlemleri aldık"

Coğrafyamızın dört bir ucunda bu hadiseler yaşanırken Türkiye olarak barış, huzur ve istikrar odaklı çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Ülkemizi ve milletimizi bu tehlikelerden uzak tutabilmek için gerekli tüm önlemleri aldık ve alıyoruz. Yürüttüğümüz barış odaklı diplomasiyle sorunların masa başında diyalog ve müzakere yoluyla adil ve hakkaniyetli bir biçimde çözümü için yoğun gayret sarf ediyoruz.

Daha fazla kan dökülmeden, ateş daha fazla yayılmadan, kardeş ülkeler arasına daha fazla husumet girmeden bölgemizin bu cendereden bir an önce kurtulması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız."

Sizlerden dayanışma mevsimi olan Ramazan-ı Şerif'te gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi unutmamanızı bilhassa istirham ediyorum. Hem edeceğiniz dualarla hem de yapacağınız yardımlarla mazlum ve mağdurların yanında olacağınıza yürekten inanıyorum.

"Ne yaptıysak Cenab-ı Allah'ın yardımı, aziz milletimizin desteğiyle yaptık"

Değerli kardeşlerim, biz millete hizmet yoluna erdemliler hareketi olarak çıkmış bir kadroyuz. Bu milletin hizmetkârı olmayı, milletin emanetine sahip çıkmayı kendimiz için şeref ve haysiyet meselesi olarak görüyoruz.

Bugüne kadar ne yaptıysak Cenab-ı Allah'ın yardımı, aziz milletimizin desteğiyle yaptık. Önümüze konulan tüm engelleri aziz milletimizin basiretiyle, ferasetiyle, dirayetiyle aştık.

Şeyh Edebali'nin o hikmet dolu öğüdünü, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' prensibini kendimize her alanda rehber edindik. Büyük millet olmanın ne demek olduğunu, aynı maziyi paylaşmanın, aynı vatanda yaşamanın, aynı ufka bakmanın ne manaya geldiğini kalplere ve zihinlere titizlikle nakşettik.

Merhum Nurettin Topçu'nun bin yıllık tarihi içerisinde üç kıtada yüzlerce şehir yapan, medeniyet merkezleri açan, Anadolu'nun benzi soluk çocukları olarak tarif ettiği bu milletin yüzünü güldürmek, geleceğini inşa etmek için geceyi gündüze kattık.

Bakın değerli kardeşlerim, özellikle altyapı ve şehircilik noktasında gerek bakanlıklarımız gerekse belediyelerimizle üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalıştık. Şehirleri yalnızca binalardan, meydanlardan, cadde ve sokaklardan ibaret görmedik.

Şehirleri yaşayan, nefes alan, hafızası olan, geçmişle gelecek arasında köprü kuran canlı birer varlık olarak gördük. Şehirleri insanıyla, kültürüyle, tarihiyle, tabiatıyla, binbir çeşit yapılarıyla birer sanat eseri olarak gördük. Şehirleri medeniyetimizin şiirleri olarak gördük. İşte bu anlayışla hamdolsun sayısız eseri, yatırımı, proje, hizmeti şehirlerimize ve milletimize kazandırmanın kıvancını yaşadık.

'Milyonlarca vatandaşımızın ev ve iş yerlerini dönüştürdük'

Vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde hayatını sürdürebilmesi, barınma ihtiyacını olabilecek en düşük maliyetlerle gidermesi noktasında farklı projeleri devreye alıyoruz.

Biliyorsunuz kentsel dönüşüm seferberliğimizi 2012'de İstanbul Başakşehir'de başlatmıştık. Aradan geçen 14 yılda milyonlarca vatandaşımızın ev ve iş yerlerini dönüştürdük.

Dar gelirli vatandaşlarımızı yeni yuvalarıyla buluşturduk. Şehirlerimizi parklarıyla, millet bahçeleriyle, yürüyüş ve bisiklet yollarıyla, gençlik merkezleri ve sosyal yaşam alanlarıyla donattık ve güzelleştirdik.

Altyapısı hazır olan arsaları vatandaşlarımızın kullanımına tahsis ettik. TOKİ'miz bu süreçte fevkalade bir performans ortaya koydu ve böylelikle 1 milyon 740 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk.

Alt gelir grubundaki 5 milyonu aşkın vatandaşımızın depreme dayanıklı ve emniyetli yaşam alanlarında ikamet etmesini sağladık.